avrupa'daki çakal türk organizatörler de beyaz yakalı türkleri keşfetti. olay bu. maalesef son dönemde avrupa'ya gelen beyaz yakalı türkler bazı alışkanlıklarını da beraberinde getirdi.
ben de bunlardan biri olduğum için ve sürekli iletişim halinde olduğum için biliyorum. bizim beyaz yakalı türkler için böyle bir şeyde almama gibi bir seçenek yok. almazsa kendini eksik hisseder. cem yılmaz gösterisine de gidemeyeceksem, sevgilimi/eşimi götüremeyeceksem niye yaşıyorum diye kendini sorgular. istediği bir şeyi pahalı olduğu için almamak onun için fakir olma belirtisidir ve fakirlerle aynı ortak özelliklere sahip olmak istemez. bunun açıkça farkında değildir ama bilinçaltı böyle işliyor.
ben de şimdi düsseldorf için için baktım. sahneyi karşıdan gören en ucuz koltuk 118 euro. tribün vs. üst katlarda en ucuz bilet de 69 euro. karşılaştırma olsun diye söyleyeyim, seneler önce öğrenci olarak yine almanya'daydım. 2006 olması lazım. ata demirer stand up'ının zirve yıllarıydı. 25 euro vermiştim bugün 118 euro istenilen yere. hadi enflasyon falan de, bugünkü 50-60 euro olsun. ama baktığımda biletlerin yarısı bitmiş.
tamam, normalde 2 dakikada biterdi biletler. ama şimdi 2 günde bitsin. böyle bir kitle varken adamlar sağmasın da ne yapsın? türkiye'de de bu arkadaşlar böyleydi. bir kebapçı var, ortalama. ama beyaz yakalı arasında tuttu mu iş değişir. bir bakmışsınız o kebapçı 6 ayda fiyatını 5 katına çıkarmış, ürün kalitesi düşmüş, müşteriye köpek gibi davranmaya başlamış. böyle ondan fazla mekanın dönüşümüne canlı şahit oldum. ne bekliyorsunuz? o mekan bozduktan sonra batmasını mı? yok canım, daha da büyüdüler. mazoşist beyaz yaka kitle daha da bir övdü o mekanları. artık vale hizmeti falan veren yerler.
o yüzden ricky gervais'in cem yılmazdan ucuz olması normal. her şeye daha fazlasını ödemeye razı bir kitle var. ederi değil, alıp alamayacağına göre karar verip, bununla tatmin olan bir kitle. dolayısıyla bu kitle 500 euro'ya da o biletleri alabilir. çünkü normalde beyaz yaka geliri geçinmeye göre değil, para biriktirmeye göre ayarlanmıştır.
son olarak şu alım gücünü öğrenirken birim fiyatı zorla öğrenen, artık öğrendikten sonra da ısrarla öğrendiği haliyle bırakan kitleye lafım. o 1 euro = 1 tl birim fiyat hesaplaması düşük zekalı insanlara birim fiyatı anlatırken daha kolay anlatmak için kullanıldı. asgari ücretin 800-2000 tl civarlarında olduğu dönemlerde görece de mantıklıydı. ulan asgari ücret olmuş 17 bin lira, euro olmuş 33 lira. hala 125 euro veren 125 lira vermiş gibi olacak diyor. o zaman japonya gösterisini de 125 yen yapsın. hayır kardeşim, 1800 lira vermiş gibi olacak. ha şimdi bunu deyince bir çok kişi "o zaman yine normal" diyecek, çünkü türkiye'de silkelenmek normali olmuş hayatın. döner 600 lira muhabbetinde "300 gram istemiş, 50 gramı 100 lira" diye savunanlar var mesela. 50 gram döneri 125 gram ekmek içinde yemeyi normal kabullenmiş bir kitle var ortada.
04.02.2024 · 47. sıra
avusturya macaristan krali
03.02.2024 01:41 ~ 01:54