(bkz:
mango'da indirim varmış) ya da (bkz:
sen kilo mu verdin?) tarzı maddesel şeyler değildir. güzel şeyler hakeden hiç bir kadın, böylesine sözlere ihtiyaç duymaz.
aksini düşünenler; ilk yıldönümlerinde güzel bir demet papatya yerine, bir adet form bisküvü ve diyet kolayla gidebilirler kadınlarının yanına.
çok güzel bir kız gelip giderdi geçen sene çalıştığım ofise.
yöneticilerden birinin kardeşiydi yanlış hatırlamıyorsam.
ama farkında değildi güzelliğinin. sigara odasında kulak misafiri olduğum kadarıyla burnunu beğenmiyordu mesela. bu yüzden kendini çok çirkin sanardı. yaptığı göz makyajıyla,
kendince!! bu açığı kapatmaya çalışıyor, her ay başka renk uzun saçlarıyla,
sözde!! çirkinliğini örtmeye çabalıyordu.
bir sabah kırmızının en güzel tonuna bürünmüş saçlarıyla girdi kapıdan ve tek tek herkese nasıl olduğunu sormaya başladı.
güzel olduğunu, yakıştığını her duyduğunda yüzünde güller açıyordu.
benim fikrimi sorduğunda dikkatlice baktım gözlerinin içine.
" ne güzel bir burnun var senin öyle. " duymak istediği meğerse buymuş.. bir kadının gülüşünde cenneti görmek, böyle olmalı.
bir daha ne burnundan şikayet ettiğini duydum, ne de kendini çirkin bulduğunu.
sakladıkları yerleri sevin ve gizledikleri yerlerden öpün kadınları..
siktir edin mango'yu, de facto'yu.
mutluluğun alışverişle hiç bir ilgisi yok.
gerçekten!!