netflix'te olsa farah'ın memelerini görebilecekken amazon'da boran kuzum'un götünü görmemizi sağlayan film.
Sık geçen başlıklar
bihter (film) 5
ekşi'de göryakın zamanda utanılacak bir şey yaptıysanız ve kendinizinkini unutmak için ötekinin daha büyük utancına ihtiyacınız varsa izleyin. iyi gelecektir. içip içip ex manite mesaj atmak gibi küçük utançlardan bahsetmiyorum yalnız, sokaklarda çıplak koşma utancının filan ikamesi bu film asdfasd, ulan bu nedir?
--- spoiler ---
özet geçiyorum: bizim köşk rutubetli diye dedesi yaşında iktidarsız kocaya varan genç bir kadının, pms döneminde libidosunun aşırı yükselmesi sonucu bir akşam aniden "yaşıycamm bu hayatı" diyerek kocasının yeğeniyle tokuşmaya karar vermesiyle başlayıp, başka bir akşam elinde silahla sıka sıka "feministim bennn çekilin önümden be sekssizler :d" diyerek ortamı terk etmesiyle biten bir freak show. bence yeterli, gerisini okumasanız da olur.
- bihter, 1920'ler modasına göre giyinen bir 2023 onlyfans kızı. müşteri kitlesi halide edip adıvar fantezisine sahip sanırım, ondan böyle giyiniyor ama replikler, hal ve hareketler twitterda "beni gören erkegler size su bile vermez" diye cıblak foto paylaşan 3. sınıf eskort. batmış bir eski zenginin torunu değil de adnan tarafından kurtarılan kuştepe batakhane gülü gibi. hareketlerde en ufak zarafet, hanımefendilik emaresi yok. şımarık, sakil, kibirli, cahil. farah'ın lakayıt oyunculuğu da bu avamlığı perçinlemiş.
- behlül, filmin en büyük faili. çamlıhemşinli peyker'e alenen kerkindikten 3 saat sonra bihter'in üzerine çıkmaya, takriben 22 saat sonra da nihal'le evlenmeye karar veren beyaz donlu 1 zibidi. filmin sonu bu açıdan çok mantıklı aslında, böyle bi loser için değil kendini vurmak, saç ucundaki kırıklar bile aldırılmaz. hayır bir iş yapıyorsun düzgün yap boran kuzum. rol sana geldiği gün g*tünün kabak gibi ortada olacağı sevişme sahnesi belli, 2 ay squat yap ve o sete fırıncıların ramazan haricinde çıkardığı susamsız düz pide götünle gelme. çok moral bozan bir görüntüydü, açıp jon snow götü izledik modumuzu yakalamak için. püüüh.
- dönem atmosferi yaratacağız derken sıçıp batırmışlar. aynı evde yaşayan kadınların en genci belle epoque, en yaşlısı flapper tarzında. firdevs hanım, gündüzün körü etrafta revü kızı gibi dolanıyor. bihter ağzı cikletli bir z kuşağıyken, nihal osmanlı kadın aydınlanmasına ucundan dokunan tek karakter. zaten filmdeki tek osmanlı figür de bu kız. yalnız firdevs'e "bekarlık sorun değil cicim, istesem ayrı eve çıkarım" diye caka satarken, birden pek de göz süzmediği behlül'le evlenmeye karar verip herif kevaşe çıkınca bayılıvermesine anlam veremedim.
- beşir'i bir insan değil at canlandırıyor. milleti oraya buraya getirip götürmekten kalan zamanlarda köşedeki ağaca bağlanıp geviş getiren bir at. fakat çok kıymetli bir at çünkü behlül bey'in odasının alt katında, adnan beylerle aynı hizada bir odası var. bi akşam çişe kalkınca hooop, behlül'e tırmanmak için merdiven tırmanan bihter'i görüyor. filmde 3 sahnesi filan olan bu at nihal'e aşıkmış, bunu da atlarla konuşan kadın bihter'den öğreniyoruz.
- diyalogların avamlığını atlatamıyorum. "keşke yumuşayan sadece kalbi olsaydı", hmmm yani adnan 4 saniyede boşalmasa bunların hiçbiri yaşanmayacaktı öyle mi? şu muhteşem sığlaştırmaya bakar mısınız? "anılar biriktirmek istiyorum" ve "masaya kusucamm" diyen bihter'i bir an doğu ekspresinde kompartımanı süsleyip ispirtolu ocakta sıcak şarap yaparak anı biriktirirken hayal ettim. adnan dik tutabilse, vosvosla ege koyları gezmeli anılar birikecekti demek ki wauuv.
- hey ölmeyen bihter, 30 metre kuşaklı kırmızı elbisenle arap hüsnü gibi havaya sıka sıka "heyy cesurum ben, şimdi tüm istanbul'a feminizm dersi vermeye gidiyorum çekilsenize ayol" diyip uzaklaştıktan sonra ne yaptın, mesela 2 hafta sonra nerede barınıp ne yiyip içiyordun? kampüs cadılarına filan mı katıldın bilseydik keşke, ahahaha.
--- spoiler ---
--- spoiler ---
özet geçiyorum: bizim köşk rutubetli diye dedesi yaşında iktidarsız kocaya varan genç bir kadının, pms döneminde libidosunun aşırı yükselmesi sonucu bir akşam aniden "yaşıycamm bu hayatı" diyerek kocasının yeğeniyle tokuşmaya karar vermesiyle başlayıp, başka bir akşam elinde silahla sıka sıka "feministim bennn çekilin önümden be sekssizler :d" diyerek ortamı terk etmesiyle biten bir freak show. bence yeterli, gerisini okumasanız da olur.
- bihter, 1920'ler modasına göre giyinen bir 2023 onlyfans kızı. müşteri kitlesi halide edip adıvar fantezisine sahip sanırım, ondan böyle giyiniyor ama replikler, hal ve hareketler twitterda "beni gören erkegler size su bile vermez" diye cıblak foto paylaşan 3. sınıf eskort. batmış bir eski zenginin torunu değil de adnan tarafından kurtarılan kuştepe batakhane gülü gibi. hareketlerde en ufak zarafet, hanımefendilik emaresi yok. şımarık, sakil, kibirli, cahil. farah'ın lakayıt oyunculuğu da bu avamlığı perçinlemiş.
- behlül, filmin en büyük faili. çamlıhemşinli peyker'e alenen kerkindikten 3 saat sonra bihter'in üzerine çıkmaya, takriben 22 saat sonra da nihal'le evlenmeye karar veren beyaz donlu 1 zibidi. filmin sonu bu açıdan çok mantıklı aslında, böyle bi loser için değil kendini vurmak, saç ucundaki kırıklar bile aldırılmaz. hayır bir iş yapıyorsun düzgün yap boran kuzum. rol sana geldiği gün g*tünün kabak gibi ortada olacağı sevişme sahnesi belli, 2 ay squat yap ve o sete fırıncıların ramazan haricinde çıkardığı susamsız düz pide götünle gelme. çok moral bozan bir görüntüydü, açıp jon snow götü izledik modumuzu yakalamak için. püüüh.
- dönem atmosferi yaratacağız derken sıçıp batırmışlar. aynı evde yaşayan kadınların en genci belle epoque, en yaşlısı flapper tarzında. firdevs hanım, gündüzün körü etrafta revü kızı gibi dolanıyor. bihter ağzı cikletli bir z kuşağıyken, nihal osmanlı kadın aydınlanmasına ucundan dokunan tek karakter. zaten filmdeki tek osmanlı figür de bu kız. yalnız firdevs'e "bekarlık sorun değil cicim, istesem ayrı eve çıkarım" diye caka satarken, birden pek de göz süzmediği behlül'le evlenmeye karar verip herif kevaşe çıkınca bayılıvermesine anlam veremedim.
- beşir'i bir insan değil at canlandırıyor. milleti oraya buraya getirip götürmekten kalan zamanlarda köşedeki ağaca bağlanıp geviş getiren bir at. fakat çok kıymetli bir at çünkü behlül bey'in odasının alt katında, adnan beylerle aynı hizada bir odası var. bi akşam çişe kalkınca hooop, behlül'e tırmanmak için merdiven tırmanan bihter'i görüyor. filmde 3 sahnesi filan olan bu at nihal'e aşıkmış, bunu da atlarla konuşan kadın bihter'den öğreniyoruz.
- diyalogların avamlığını atlatamıyorum. "keşke yumuşayan sadece kalbi olsaydı", hmmm yani adnan 4 saniyede boşalmasa bunların hiçbiri yaşanmayacaktı öyle mi? şu muhteşem sığlaştırmaya bakar mısınız? "anılar biriktirmek istiyorum" ve "masaya kusucamm" diyen bihter'i bir an doğu ekspresinde kompartımanı süsleyip ispirtolu ocakta sıcak şarap yaparak anı biriktirirken hayal ettim. adnan dik tutabilse, vosvosla ege koyları gezmeli anılar birikecekti demek ki wauuv.
- hey ölmeyen bihter, 30 metre kuşaklı kırmızı elbisenle arap hüsnü gibi havaya sıka sıka "heyy cesurum ben, şimdi tüm istanbul'a feminizm dersi vermeye gidiyorum çekilsenize ayol" diyip uzaklaştıktan sonra ne yaptın, mesela 2 hafta sonra nerede barınıp ne yiyip içiyordun? kampüs cadılarına filan mı katıldın bilseydik keşke, ahahaha.
--- spoiler ---
filmi izledim beybiler.
yani şimdi spoiler koyayım mı herkesin bildiği konuya? neyse koyalım…
--- spoiler ---
filmimizin başında bihterimiz çıkıyor, şımarık bir kız, bir de onun iç sesi konuşuyor devamlı. olayları bize açıklıyor. (ulan bu insanlar 2008'den beri o diziyi her sene 2 kez baştan sona seyredip ezberledi. açıklama yapmaya ne gerek vardı ki?) neyse işte sonra peyker doğuruyor, sünepe kocası nihat içgüveyi falan derken küt diye ednan bey bihter'i istemeye geliyor. lan durun bi noluyo derken, bihter'i beyaz jartiyerle yalı'nın eşyalarını değiştirirken buluyoruz.
çocuklar nihal ve bülent evde yok. sonra bu iki bedbaht kardeş sanırım bangladeş'ten dönüyorlar. tahminimce bunların babaları bangladeşli. neyse bülentimiz bihter'in boynuna anne anne diye atılırken nihalimsi çemkirmeye başlıyor. dakka bir gol bir amk. ardından behlül eve intikal ediyor. geldi gene tipini s... denilebilecek bir behlül bu, normal behlül değil. bu sırada bihter "istanbul ne tarafta ağalar beyler" diye soran müjde ar misali "bu evde sevmek ve sevilmek istiyorum" diyerek kadehini kaldırır. gösterelim anam diye iç geçiren behlülümsü ile bakışırlar.
ardından bihter, nihal'in kocakarı gibi giyinip kuşanmasından duyduğu rahatsızlığı fransızca söyler. "kızım çıkart üstünden şu döpiyesleri, ne öyle bu lale devrinden kalma kıyafetler gel senle istinye park'a gidip ortamlara akalım, baban olacak kart pezevengin parasını ezelim" der. nihal kabul eder. dizartrik matmazel de korton itiraz edecek gibi olsa da bihter tarafından savuşturulur. sonrasında ednan'la fışrak bihter'in yanaktan öpüp okşamalı bir yatak sahnesi var ahahahha lan ednan'ın kuşu ötmüyor resmen. allah düşmanımın başına vermesin.
ay bir piknik sahnesi var öffffff ayrıntı yazıp da sinirlerimi zıplatmak istemiyorum ama kısaca behlülümsünün firdevs'in laz sevgilisinden peydahladığı ilk kızı olan peyker'e yavşamasını içermekte ve ziyadesiyle sinir bozmakta olduğunu söyleyebilirim. ardından ednan'ın azıp kudurduğu bihterimize zorla tecavüz ettiği bir sahne görüyoruz...ay öf işte kırk yılın başı ötmüş kuşu naapsaydı adam. sonraki sahnelerde ednan, sanki dünyanın yükünü sırtında taşımıyormuş, hiçbir derdi yokmuş gibi bir de bihter'in cadaloz anası firdevs karısını eve davet eder. güya kendi yalısı romatizmalarına iyi gelmiyormuş da bunların evinde dinlenecekmiş. biz de yedik. yalnız bu firdevs bizim firdevs'in tırnağı olamaz. firdevs dediğim de gülriz sururi'nin kaşektik olanı. (lan bu kadına ne olmuş bu kadar kadidi çıkmak normal değil amk)
ardından ednan'ın yatağında canı çok ama çok sıkılan bihter "lan yukarda yılan gibi behlül besliyoruz, bari bi işe yarasın, bi derde derman olsun yanıyoruz burda." diyerek en üst kattaki postmodern döşenmiş odaya çıkar. (o odayı gaspar noe bi filminde kullanmıştı, ordan biliyorum) valla hamster, pornhub falan işine baksın kardeşim, akide şekerini ağızdan ağıza akıtmalı gibi daha önce denenmemiş bir teknikte çekilmiş sevişme sahnesi başlar. sikişli sokuşlu demişlerdi bana da ama bu kadarını ben bile beklemiyordum(vay amk). ama şunu da belirteyim sırf şu misyoner siksok sahnesi ya da behlül'ün götü görünüyor diye bu kadar kötü oyunculuk ve dandik diyalogları izleyecekseniz yapmayın. yazık.
bu arada filmin hangi dönemde geçtiğini pek anlayamadım beybiler. açıkçası hangi ülkede geçtiğini de anlayamadım. tahminimce 1940'ların kaliforniyası ya da monte carlo'su olabilir. arada bir türkiye abi burası dedirtmek için latife, bilhassa, bilakis gibi kelimeler sokuşturulmuş ama onu da bihter'in tmm, slm, grsrz, üff snn be slk tarzı yuta yuta konuşmalarından dolayı tam da emin olamıyoruz.
yav offff yoruldum amk yazmaktan ama yazıp bitirmek de istiyorum. neyse işte sonra evde devamlı kanto kıyafetleri giyip "yanlarım ağrıyeee" diye gezen kaşektik firdevs karısının; kızının meylettiğini anlayınca behlül'lü baş göz edip ednan'ın boynuzlanmasını önleme planlarını devreye sokmasını izliyoruz. nihal'e yamamaya çalışıyor yavşak behlül'ü. ama maalesef ednan her gece boynuzlanmakta ve prepabrrik köşkün kontraplak duvarlarına rağmen behlül'ün odasından gelen şaaakkkk şakkkkk şakkkk seslerini her ne hikmetse kimse duymamaktadır.(gerçi ednan naapsın tam 3 saniye süren bir cinsel hayatları vardı. hatta bihter'in iç sesi 1-2-3 diye saymış şimdi en sevdiğim an demiş ve 4. saniyede yanılmamıştır. dsjsjdjjsj lan rezillik amk.)
bu arada behlülümsünün gönlü ne hikmetse bihter'den geçmiştir gayrı. henüz maden suyu icat edilmediğinden yenilen kallavi yemeklerden sonra yanına nihal'i kaptığı gibi "geberrkkk est. göööerrrkk est." diye diye geh geh geğirerek doğa yürüyüşleri yapmaktadır. bihter de bir volkan gibi patlayan libidosunun neden olduğu nevrotik nöbetlerine artık engel olamamakta, doyurulmamış hiperseksüalitesi kendisini yerden yerde vurmakta ve işin kötüsü behlül artık kendisi ile ilgilenmemekte ve duvardan duvara vurmamaktadır. ednan'ı da çekecek takati kalmamıştır. öööeh ulan bi kere geldiğim şu hayatta bu güzellikle şu gördüğüm muameleye bak böyle işin amk diyerek artık gemileri yakar. aşkından ölmektedir. (offfffff nerde beren'in balatayı sıyırma sahneleri, nerde şımarık bihter'in "ölüyorum anlasana" hezeyanları)
filmin sonlarında 6 kişinin yan yana beyaz şezlonglarda yatıp güneşlenme sahnesi var. lan ben bu sahneyi nerde gördüm, hangi filmdi falan derken, berlin'de alexanderplatz meydanı'nda galleria'nın karşısındaki kafenin önüne böyle sıra sıra şezlong koymuşlardı. millet yatıp kış günü d vitamini aktivasyonu yapıyordu. aaaa! aynısı.
bu arada dizide ne ölüp ölüye karıştı ne kalktı diriye karıştı dediğimiz beşir, filmde iki köh köh yapmak dışında hiçbir fonksiyonu olmayan bir karakter.
neyse şöyle böyle derken tam düğünün olduğu gün bihterimiz kırmızı elbiseyi giyip "ne öldürecem kendimi siktirsinler" diyerek milletin ortasından geçip havalı havalı yürüyor ve film bitiyor.
--- spoiler ---
abi türk sineması dibe vurmuş off yaa çok canım sıkıldı gerçekten. niye bunu yaptınız ki sanki? uşaklıgil'den utandım. gidip biraz tabutta rövaşata sahnesi izleyeyim de kendime geleyim.
yani şimdi spoiler koyayım mı herkesin bildiği konuya? neyse koyalım…
--- spoiler ---
filmimizin başında bihterimiz çıkıyor, şımarık bir kız, bir de onun iç sesi konuşuyor devamlı. olayları bize açıklıyor. (ulan bu insanlar 2008'den beri o diziyi her sene 2 kez baştan sona seyredip ezberledi. açıklama yapmaya ne gerek vardı ki?) neyse işte sonra peyker doğuruyor, sünepe kocası nihat içgüveyi falan derken küt diye ednan bey bihter'i istemeye geliyor. lan durun bi noluyo derken, bihter'i beyaz jartiyerle yalı'nın eşyalarını değiştirirken buluyoruz.
çocuklar nihal ve bülent evde yok. sonra bu iki bedbaht kardeş sanırım bangladeş'ten dönüyorlar. tahminimce bunların babaları bangladeşli. neyse bülentimiz bihter'in boynuna anne anne diye atılırken nihalimsi çemkirmeye başlıyor. dakka bir gol bir amk. ardından behlül eve intikal ediyor. geldi gene tipini s... denilebilecek bir behlül bu, normal behlül değil. bu sırada bihter "istanbul ne tarafta ağalar beyler" diye soran müjde ar misali "bu evde sevmek ve sevilmek istiyorum" diyerek kadehini kaldırır. gösterelim anam diye iç geçiren behlülümsü ile bakışırlar.
ardından bihter, nihal'in kocakarı gibi giyinip kuşanmasından duyduğu rahatsızlığı fransızca söyler. "kızım çıkart üstünden şu döpiyesleri, ne öyle bu lale devrinden kalma kıyafetler gel senle istinye park'a gidip ortamlara akalım, baban olacak kart pezevengin parasını ezelim" der. nihal kabul eder. dizartrik matmazel de korton itiraz edecek gibi olsa da bihter tarafından savuşturulur. sonrasında ednan'la fışrak bihter'in yanaktan öpüp okşamalı bir yatak sahnesi var ahahahha lan ednan'ın kuşu ötmüyor resmen. allah düşmanımın başına vermesin.
ay bir piknik sahnesi var öffffff ayrıntı yazıp da sinirlerimi zıplatmak istemiyorum ama kısaca behlülümsünün firdevs'in laz sevgilisinden peydahladığı ilk kızı olan peyker'e yavşamasını içermekte ve ziyadesiyle sinir bozmakta olduğunu söyleyebilirim. ardından ednan'ın azıp kudurduğu bihterimize zorla tecavüz ettiği bir sahne görüyoruz...ay öf işte kırk yılın başı ötmüş kuşu naapsaydı adam. sonraki sahnelerde ednan, sanki dünyanın yükünü sırtında taşımıyormuş, hiçbir derdi yokmuş gibi bir de bihter'in cadaloz anası firdevs karısını eve davet eder. güya kendi yalısı romatizmalarına iyi gelmiyormuş da bunların evinde dinlenecekmiş. biz de yedik. yalnız bu firdevs bizim firdevs'in tırnağı olamaz. firdevs dediğim de gülriz sururi'nin kaşektik olanı. (lan bu kadına ne olmuş bu kadar kadidi çıkmak normal değil amk)
ardından ednan'ın yatağında canı çok ama çok sıkılan bihter "lan yukarda yılan gibi behlül besliyoruz, bari bi işe yarasın, bi derde derman olsun yanıyoruz burda." diyerek en üst kattaki postmodern döşenmiş odaya çıkar. (o odayı gaspar noe bi filminde kullanmıştı, ordan biliyorum) valla hamster, pornhub falan işine baksın kardeşim, akide şekerini ağızdan ağıza akıtmalı gibi daha önce denenmemiş bir teknikte çekilmiş sevişme sahnesi başlar. sikişli sokuşlu demişlerdi bana da ama bu kadarını ben bile beklemiyordum(vay amk). ama şunu da belirteyim sırf şu misyoner siksok sahnesi ya da behlül'ün götü görünüyor diye bu kadar kötü oyunculuk ve dandik diyalogları izleyecekseniz yapmayın. yazık.
bu arada filmin hangi dönemde geçtiğini pek anlayamadım beybiler. açıkçası hangi ülkede geçtiğini de anlayamadım. tahminimce 1940'ların kaliforniyası ya da monte carlo'su olabilir. arada bir türkiye abi burası dedirtmek için latife, bilhassa, bilakis gibi kelimeler sokuşturulmuş ama onu da bihter'in tmm, slm, grsrz, üff snn be slk tarzı yuta yuta konuşmalarından dolayı tam da emin olamıyoruz.
yav offff yoruldum amk yazmaktan ama yazıp bitirmek de istiyorum. neyse işte sonra evde devamlı kanto kıyafetleri giyip "yanlarım ağrıyeee" diye gezen kaşektik firdevs karısının; kızının meylettiğini anlayınca behlül'lü baş göz edip ednan'ın boynuzlanmasını önleme planlarını devreye sokmasını izliyoruz. nihal'e yamamaya çalışıyor yavşak behlül'ü. ama maalesef ednan her gece boynuzlanmakta ve prepabrrik köşkün kontraplak duvarlarına rağmen behlül'ün odasından gelen şaaakkkk şakkkkk şakkkk seslerini her ne hikmetse kimse duymamaktadır.(gerçi ednan naapsın tam 3 saniye süren bir cinsel hayatları vardı. hatta bihter'in iç sesi 1-2-3 diye saymış şimdi en sevdiğim an demiş ve 4. saniyede yanılmamıştır. dsjsjdjjsj lan rezillik amk.)
bu arada behlülümsünün gönlü ne hikmetse bihter'den geçmiştir gayrı. henüz maden suyu icat edilmediğinden yenilen kallavi yemeklerden sonra yanına nihal'i kaptığı gibi "geberrkkk est. göööerrrkk est." diye diye geh geh geğirerek doğa yürüyüşleri yapmaktadır. bihter de bir volkan gibi patlayan libidosunun neden olduğu nevrotik nöbetlerine artık engel olamamakta, doyurulmamış hiperseksüalitesi kendisini yerden yerde vurmakta ve işin kötüsü behlül artık kendisi ile ilgilenmemekte ve duvardan duvara vurmamaktadır. ednan'ı da çekecek takati kalmamıştır. öööeh ulan bi kere geldiğim şu hayatta bu güzellikle şu gördüğüm muameleye bak böyle işin amk diyerek artık gemileri yakar. aşkından ölmektedir. (offfffff nerde beren'in balatayı sıyırma sahneleri, nerde şımarık bihter'in "ölüyorum anlasana" hezeyanları)
filmin sonlarında 6 kişinin yan yana beyaz şezlonglarda yatıp güneşlenme sahnesi var. lan ben bu sahneyi nerde gördüm, hangi filmdi falan derken, berlin'de alexanderplatz meydanı'nda galleria'nın karşısındaki kafenin önüne böyle sıra sıra şezlong koymuşlardı. millet yatıp kış günü d vitamini aktivasyonu yapıyordu. aaaa! aynısı.
bu arada dizide ne ölüp ölüye karıştı ne kalktı diriye karıştı dediğimiz beşir, filmde iki köh köh yapmak dışında hiçbir fonksiyonu olmayan bir karakter.
neyse şöyle böyle derken tam düğünün olduğu gün bihterimiz kırmızı elbiseyi giyip "ne öldürecem kendimi siktirsinler" diyerek milletin ortasından geçip havalı havalı yürüyor ve film bitiyor.
--- spoiler ---
abi türk sineması dibe vurmuş off yaa çok canım sıkıldı gerçekten. niye bunu yaptınız ki sanki? uşaklıgil'den utandım. gidip biraz tabutta rövaşata sahnesi izleyeyim de kendime geleyim.
beklediğimiz kadar kötü olmamış. çok daha kötü olmuş. bu kadarını tahmin edemezdik.*
scary movie tadında. ciddiyetsiz. basit. bağlamından kopuk. komik olma çabası da var utanmazca ama itici.
bir de sanırsınız hikaye türkiye'de değil de amerikan kırsalında geçiyor. bu ülkenin hangi döneminde bu tiyatro yaşanmış yahu, komedi.
scary movie tadında. ciddiyetsiz. basit. bağlamından kopuk. komik olma çabası da var utanmazca ama itici.
bir de sanırsınız hikaye türkiye'de değil de amerikan kırsalında geçiyor. bu ülkenin hangi döneminde bu tiyatro yaşanmış yahu, komedi.
olmayacağını onlar da bildiğinden galaya bile müptezel gibi giyinip gitmişler.