Sık geçen başlıklar

beypazarı maden suyu 9

ekşi'de gör
türkiye'deki rezalet habercilik anlayışının kurbanı olan firma.

isviçre'deki olay tamamen mevzuat farklılıklarıyla alakalı. şöyle ki türkiye ab uyum yasaları çerçevesinde maden suları tebliğinde ab'yi takip ediyor.

avrupa birliği için bor'un maksimum değeri 5 mg/litre ancak isviçre ab üyesi olmadığı için kendince başka farklı bir mevzuatı var. maden suyunu da içme suyu olarak değerlendirip bu oranı 1 mg/litre olarak sınırlandırıyor.

sanıyorum beypazarının ürününde de bu oran 1 mg/litre sınırının üstünde çıkmış ancak avrupa birliği mevzuatının hala çok altında. yani bir ülke için yasal sınırın üstünde çıkan değer avrupanın neredeyse tamamı için yasal sınırlar içerisinde.

isviçre özelinde ürün toplatılır vs tamam ama ülkemizde basının bu durumu servis ediş şekli inanılmaz derecede etik dışı. zaten sınırlı sayıda yerli markamız dünyada adını duyurabiliyorken sırf iki tık fazla almak uğruna olayı iyice öğrenmeden sansasyonel olsun diye abartılı bir anlatım halkı yanlış bilgilendirdiği gibi çirkin bir karalamanın da yolunu açıyor.

gıda dedektifi gibi halkın hassasiyetlerini sömüren fırsatçılara da böyle konularla gün doğuyor
benim vücutta orta halli bir bor madeninde bulunabilecek kadar bor birikmiştir herhalde.

amerika izin verirse kendi borumu çıkarmaya başlayacağım.
sol frame de görünce öldü sandığım hede.
meğersem reklam almışlar.
geçenlerde san pellegrino, perrier, gerolsteiner ve beypazarı başkanları bir kafede oturmuş sipariş veriyorlarmış:

-ben bir san pellegrino
-ben bi perrier
-ben bi gerolsteiner

sıra beypazarı müdürüne gelmiş :

-bana da bi su

yanındakiler sormuş , neden sen kendi maden suyundan istemedin diye

-“kimse maden suyu içmiyordu , ben de size uyayım istedim” demiş.
san pellegrino, perrier ile neden karşılaştırılamayacağını anlayamadığım maden suyu. yok yani ikisi de topraktan çıkan mineralce zengin, şişelenmiş su değil mi bunların? yabancı malı olunca otomatikman daha kaliteli mi oluyor?
küçükken en çok imrendiğim şeylerden biri bu maden suyunun sadesini meyve suyu içer gibi mutlu mesut içen büyük insanlar gibi olmaktı o yüzden şişeyi lavoboya boşaltıp içine su doldurur lıkır lıkır içer tadını seviyor gibi görünürdüm.
sadece büyükler severek içer gibi düşünürdüm haklıymışım.
resmen bunu içebilmek için büyüdüm. kısmen.
kızılay maden suyu bunun yanında sidik gibi kalır. bok atanlar ağzının tadını pek bilmiyor zaar.