Sık geçen başlıklar

barış manço'nun elle tutulur bir eserinin olmaması 2

ekşi'de gör
doğukan ve batıkan gayet elle tutulur kaliteli eserler. git tanış moda'da takılıyorlar çok da samimi insanlar onlar anlatır sana babalarının bu ülkeye neler kattığını.
ben hiçbir zaman barış manço dinleyicisi olmadım. ne çocukluğumda ne de sonrasında.
arkadaşlarımın duyduğu hayranlığı duymadım, özel bir merakım olmadı. sağda solda çaldığı için şarkılarının sözlerini biliyordum ama kendi başıma hiç dinlemedim.
her ne kadar hayatta olmadığı zamana denk gelse de bir gün aynı mahallenin insanı olduk ama yine bir şey hissetmedim.

geçen sene oğlumun kreşinde yıl sonu gösterisi yapılacaktı. kreşin harika bir yöneticisi vardı ve riskleri göze alıp benim bambamı da ucundan kıyısından sahneye çıkarmaya karar verdiler. çocuklar haftalar öncesinden çalışmaya başladı. oğlum ilk o zaman duydu barış manço'yu. hep birlikte ayı, arkadaşım eşek, müsaadenizle çocuklar gibi şarkılarda zıpladılar. ne hikmetse o minik canavarların gözündeki neşenin zirve noktası hep barış manço şarkılarına denk geliyordu.

baktım bizimki seviyor, onun için hazırladığım albümlerden birini de barış manço şarkılarına ayırdım. bir ara aynı şarkıları dinlemekten fenalık geçiriyordum ama oğlum seviyor diye dayandım. sonra da baktım ki alışmışım.
parka giderken barış manço'nun evinin önünden geçeriz bazen. her seferinde evi gösteririm ama bizimki dikkatini veremediği için anlamaz. genelde otoparkta duran bm 777 plakalı arabaya takılır kalır. son seferinde yine evi gösterdim bu sefer bana bakıp "domates" dedi. normal gelişimde çocukları olan ebeveynler neye sevindiğimi anlayamazlar. çünkü oğlum bir bağlantı kurdu o anda. söylediğim şeyi anlamakla kalmadı, aynı zamanda o şeye ait başka bir bilgiyi verdi.*

bu sabah da yatağıma zıplayıp elinde tuttuğu telefonumu açtırdı bana ve nane limon kabuğunu çalmaya başladı. "hapşuuu" kısmına çok güler, ben de genelde abartılı şekilde eşlik ederim şarkıya. bugün yalandan kendisi de hapşurdu. hem de ben istemeden. taklit de yapabiliyor kalbimin çiçeği.

bundan sonra barış manço benim kralım. kusura bakmayın laf edenin kalbini kırarım. eser görmek isteyen buyursun bize gelsin. vazgeçtim gelmesin, en yakınındaki çocuğa bir şarkısını dinletip izlesin. eser o çocukların neşesinde. hem de elle gayet güzel tutuluyor, şöyle karnından veya koltuk altından biraz gıdıklayınca anlarsınız.