düşünebilse akp oy verir miydi? sorulan soruya bak.
Sık geçen başlıklar
akp'ye oy verenler şimdi neler düşünüyorlar 7
ekşi'de görakp'ye oy vermiş bir vatandaş düşünemediği için bir şey düşünmüyorlar. onların lügatında öyle bir kelime yok. “düşünmek”
bir paket makarna için vatanını satanların pişmanlık duyduğunu sanmıyorum.
düşünebilen bir varlığın akp'ye oy vereceğini sanmıyorum .
akp'ye oy vermiş biri olarak, tüm milletimizden özür diliyorum. zararın neresinden dönsek kar.
vermeyin, verdirtmeyin.
vermeyin, verdirtmeyin.
psikolojide cognitive dissonance/bilişsel çelişki diye bir kavram var. kişinin önceki bilgileri, inançları, duyguları, hayata bakışı bir çerçeve oluşturuyor ve bu çerçeveye uymayan her türlü bilgi bilişsel çelişki yaratıyor.
peki insanlar çerçevelerine uymayan bilgilerle karşılaşınca ve bilişsel çelişki yaşayınca ne yapıyor?
beklediğiniz şey şu, bilgiyi çerçeveyi dönüştürmek için kullanmak. gerçekte olan şey ise şu, bilgiyi çerçeveye uyması için çarpıtmak ya da bilgiyi reddetmek. şu da sık görülen bir durum, çerçevenize uyan bir bilginin yanlışlığı kanıtlandı diyelim. bu bilginin yanlış olduğunu kabul etmemeye meylediyorsunuz.
buna motivated reasoning yani güdülenmiş muhakeme deniliyor. bilişsel çelişkiyi azaltmak için kullanılıyor.
güdülenmiş muhakeme her insanın yaptığı bir şey ama her insan aynı düzeyde yapmıyor bunu. yapılan çalışmalarda en önemli üç faktör şunlar olarak bulunmuş:
* o konuda geniş bilgi sahibi olmak. mesela yıllardır doktorsunuz ve bir hastanız klinik pratiğinizde hiç denk gelmediğiniz bir yan etki tarifliyor. ona inanmayıp bu belirtiyi kapris, psikolojik etki, mızmızlık gibi yorumlama ihtimaliniz yüksek.
özellikle profesyonel alanlarda bu faktör sık karşımıza çıkıyor.
toplumsal konularda ise şu iki faktör önemli:
* o konuya dair güçlü inançlara, duygulara sahip olmak. örneğin çok sevdiğiniz, desteklediğiniz, gönül verdiğiniz bir politikacı/liderin yolsuzluk yaptığı, yalan söylediği, gücünü kötüye kullandığı bilgisiyle karşılaşınca, kanıtlara rağmen bu bilgiyi reddetmek, iftira, komplo demek.
* sağcı(muhafazakar) olmak. evet, sağcılar solculara göre güdülenmiş muhakemeyi daha çok kullanıyor. iki grupta da güdülenmiş muhakeme görülse de sağ seçmenin bu konudaki skorları daha yüksek.
bahsetmeden geçmek istemediğim bir kavram daha var. backfire effect/geri tepme etkisi. bir kişiye inancına, bilgisine ters gelen bir bilgiyi sunduğunuzda, bunu kanıtıyla bile yapsanız karşıdaki kişi bu bilgiyi kabul etmiyor demiştim. hatta tam tersi yanlış inancına daha sıkı sarılabiliyor, buna geri tepme etkisi deniliyor. aşı ile ilgili yapılan bir çalışmada aileler bilgilendirme öncesi ve sonrası skorlanıyor. ailelerden aşı karşıtı olanların bilgilendirme sonrası skorları daha kötü, yani kesin bilgiye rağmen aşı karşıtlıkları artmış.
sağ seçmende bu faktörün skorları da daha yüksek cıkmış.
need for cognitive closure diye bir başka kavram daha var. (bizde closure kelimesinin türkçe karşılığı yok maalesef (ya da ben bilmiyorum), işleri sallantıda bırakmayı sevdiğimiz içindir belki.)
bilişsel closure ihtiyacı yani kişinin gerçekler ve inançları arasındaki çelişkiyi ortadan kaldırma ihtiyacı sağcılarda daha fazla. solcular ise çelişkiyi daha iyi tolere ediyor. çelişkiyi tolere edemeyen fikrini değil gerçekleri değiştirmeye daha meyilli olduğu için sağcılarda geri tepme etkisinin daha yüksek olması beklenir bir durum.
sadede geleyim, sadece para, pul, makarna yüzünden değil, psikolojik dinamikler yüzünden çoğu akp seçmeni reza zarrab davasını komplo, zarrab'ı amerikan ajanı olarak görüyor.
çünkü sadece bilişsel çelişkiyi tolere edip, gerçeklerle yüzleşmeye cesareti olanlar kendi çerçevesini değiştirebilir.
peki insanlar çerçevelerine uymayan bilgilerle karşılaşınca ve bilişsel çelişki yaşayınca ne yapıyor?
beklediğiniz şey şu, bilgiyi çerçeveyi dönüştürmek için kullanmak. gerçekte olan şey ise şu, bilgiyi çerçeveye uyması için çarpıtmak ya da bilgiyi reddetmek. şu da sık görülen bir durum, çerçevenize uyan bir bilginin yanlışlığı kanıtlandı diyelim. bu bilginin yanlış olduğunu kabul etmemeye meylediyorsunuz.
buna motivated reasoning yani güdülenmiş muhakeme deniliyor. bilişsel çelişkiyi azaltmak için kullanılıyor.
güdülenmiş muhakeme her insanın yaptığı bir şey ama her insan aynı düzeyde yapmıyor bunu. yapılan çalışmalarda en önemli üç faktör şunlar olarak bulunmuş:
* o konuda geniş bilgi sahibi olmak. mesela yıllardır doktorsunuz ve bir hastanız klinik pratiğinizde hiç denk gelmediğiniz bir yan etki tarifliyor. ona inanmayıp bu belirtiyi kapris, psikolojik etki, mızmızlık gibi yorumlama ihtimaliniz yüksek.
özellikle profesyonel alanlarda bu faktör sık karşımıza çıkıyor.
toplumsal konularda ise şu iki faktör önemli:
* o konuya dair güçlü inançlara, duygulara sahip olmak. örneğin çok sevdiğiniz, desteklediğiniz, gönül verdiğiniz bir politikacı/liderin yolsuzluk yaptığı, yalan söylediği, gücünü kötüye kullandığı bilgisiyle karşılaşınca, kanıtlara rağmen bu bilgiyi reddetmek, iftira, komplo demek.
* sağcı(muhafazakar) olmak. evet, sağcılar solculara göre güdülenmiş muhakemeyi daha çok kullanıyor. iki grupta da güdülenmiş muhakeme görülse de sağ seçmenin bu konudaki skorları daha yüksek.
bahsetmeden geçmek istemediğim bir kavram daha var. backfire effect/geri tepme etkisi. bir kişiye inancına, bilgisine ters gelen bir bilgiyi sunduğunuzda, bunu kanıtıyla bile yapsanız karşıdaki kişi bu bilgiyi kabul etmiyor demiştim. hatta tam tersi yanlış inancına daha sıkı sarılabiliyor, buna geri tepme etkisi deniliyor. aşı ile ilgili yapılan bir çalışmada aileler bilgilendirme öncesi ve sonrası skorlanıyor. ailelerden aşı karşıtı olanların bilgilendirme sonrası skorları daha kötü, yani kesin bilgiye rağmen aşı karşıtlıkları artmış.
sağ seçmende bu faktörün skorları da daha yüksek cıkmış.
need for cognitive closure diye bir başka kavram daha var. (bizde closure kelimesinin türkçe karşılığı yok maalesef (ya da ben bilmiyorum), işleri sallantıda bırakmayı sevdiğimiz içindir belki.)
bilişsel closure ihtiyacı yani kişinin gerçekler ve inançları arasındaki çelişkiyi ortadan kaldırma ihtiyacı sağcılarda daha fazla. solcular ise çelişkiyi daha iyi tolere ediyor. çelişkiyi tolere edemeyen fikrini değil gerçekleri değiştirmeye daha meyilli olduğu için sağcılarda geri tepme etkisinin daha yüksek olması beklenir bir durum.
sadede geleyim, sadece para, pul, makarna yüzünden değil, psikolojik dinamikler yüzünden çoğu akp seçmeni reza zarrab davasını komplo, zarrab'ı amerikan ajanı olarak görüyor.
çünkü sadece bilişsel çelişkiyi tolere edip, gerçeklerle yüzleşmeye cesareti olanlar kendi çerçevesini değiştirebilir.
1. dereceden akrabam olan kişiye zafer çağlayan meselesini sorduğumda tabii ki haberinin olmadığını öğrendim.
televizyon kanallarının sus pus olduğunu biliyordum gerçi.
konuyu anlattığımda ise "herkes 4-4 lük değil çıkıyor böyleleri, ben tayyip'i seviyorum yine oy vereceğim" dediğini duyunca diyecek bir şeyim kalmadı yine.
anladım ki koyu akp'liler ne olursa olsun değişmeyecek. ülke değişmeyecek. 2.5 senelik işsiz, 2 hafta sonra askere gidecek olan benim geleceğim kara. umudum 0.
coğrafyanın kader olmasını kabullenemiyorum. ben bu hayatı hak etmedim.
televizyon kanallarının sus pus olduğunu biliyordum gerçi.
konuyu anlattığımda ise "herkes 4-4 lük değil çıkıyor böyleleri, ben tayyip'i seviyorum yine oy vereceğim" dediğini duyunca diyecek bir şeyim kalmadı yine.
anladım ki koyu akp'liler ne olursa olsun değişmeyecek. ülke değişmeyecek. 2.5 senelik işsiz, 2 hafta sonra askere gidecek olan benim geleceğim kara. umudum 0.
coğrafyanın kader olmasını kabullenemiyorum. ben bu hayatı hak etmedim.