Sık geçen başlıklar

8 kasım 2023 mülkiyet hakkının askıya alınması 2

ekşi'de gör
benim fikrime göre de net bir şekilde mülkiyet hakkının ortadan kaldırılmasıdır. evrensel temel hak ve hürriyetler için, "ama şöyle, ama böyle" diye bir şey olamaz. bunun benzerlerinin nasıl sonuçlar doğurduğunu defalarca gördük. sadece biz görmedik, bütün dünya yüz yıllar boyunca gördü ve zaten bunlar o yüzden "evrensel" temel haklar.

nasıl, "ama yalan haberler oluyor halkımız etkileniyor, onlar ne olacak" diyerek basın özgürlüğü ve haber alma hakkı kısıtlanmaz ise bu da öyle. aynı gerekçeler ile savunulan dezenformasyon yasasını ne işe yaradı daha yeni gördük. 25 yıl oldu, bu kadar da saf olmayın artık!

hukukçu bir yazar sayfa sayfa sorun/çözüm yaklaşımı ile yasanın neyi çözdüğünü yazmış. çok güzel evet ama küçük bir detay var burası norveç değil. zaten norveç olsa böyle bir yasaya da ihtiyaç olmaz. yazarın atladığı bir şey var; mesela bu yapıların tehlike arz ettiğine kanaat getirecek adamlar hatay' da binlerce eve "aaa mütahit kardeş süper yapmışsın, eline sağlık" diyip ruhsat/onay vermiş adamlarla aynı adamlar olacak. süper di mi?!

bu ülkede daha bu yasa yokken bile türlü türlü işlerle etiler' de polis okulu arazisine "bir şekilde" sahip olanlar, bunla yetinmeyip tutup bütün etiler' deki binalara depreme dayanıksız diye yıkıp çökmeye kalktı. evet, şehrin en sağlam yerinde olan, kat sayısı en fazla 3-4 olan yerde evler depreme dayanıksızmış...millet malını mülkünü zor kurtardı.

siz neden bahsediyorsunu kardeşim? bu yasanın nasıl kulllanılacağını anlamayanlar net bir şekilde durgun zekalıdır benim görüşüme göre. bu konunun yargıtay'ın anayasa mahkemesine dava açması gibi tarihi absürtlükte bir olay ile aynı döneme denk gelmesi bile bu yasaya karşı çıkmak için yeteli bir sebeptir.

ülkenin hukuksal sistemi inanılmaz bir erezyona uğramış durumda ve açıkçası bu noktadan sonra bunu düzletmek mümkün mü emin değilim. yargıtay, aym gibi kurumların üye belirleme şekillerini düzenleyen yasalarına bakıyorum da bunların değişmesi öyle pat diye olacak bir şey de değil. ülkede iktidar değişirse yeni gelenlerin yönetebileceği bir ortam olmayacak bence. durum bana çok vahim görünmeye başladı. yüksek yargıdaki kişilerin özgeçmişlerini incelemeniz yeterli bazı şeyleri anlamak için.
"yeni kentsel dönüşüm yasası tbmm'den geçti:

-şehircilik bakanlığı, artık mevcutta bina bulunan alanları da rezerv alan ilan edebilecek. önceden yalnızca boş alanlar rezerv alan ilan edilebiliyordu. yeni düzenlemede artık mevcut binalar maliklere sorulmadan rezerv alan kapsamına alınabilecek. bakanlık istediği her yeri rezerv alan ilan edebilecek.

-rezerv alan ilan edilen yerdeki konutlar mahkeme süreci dahil 90 gün içinde boşaltılacak.

-rezerv alana alınan yerlerdeki konut sahiplerine bakanlık başka bir yerden konut verebilecek.

-örneğin kadıköy'de mevcut bir binanın olduğu alan rezerv alan ilan edilip bina 90 gün içinde yıkılabilecek. konut sahibine ise duruma göre ya aynı yerden ya da başka bir ilçeden, mesela sultanbeyli'den konut verilebilecek.

-rezerv alanlardaki imar planı, parselasyon, ruhsat ve iskan aşamalarında bakanlık yetkili olacak, belediyeler by-pass edilecek." link

eğer doğruysa körfez ülkelerine özellikle istanbul'un en güzel yerlerinin peşkeş çekileceğinin, istanbul'u türksüzleştirme politikasının son sürat devam ettiğinin göstergesidir.

edit: deprem için vs. diyenler bu yasanın ucunun açık olduğunun, suistimal edebileceğinin farkında değil mi? yetki neden belediyeden bakanlığa alınıyor düşündünüz mü? neden şimdi? nakit ihtiyacının olduğu dönemde bu yasanın çıkması tesadüf mü?