Sık geçen başlıklar

58 tl'lik tektaş yüzükle evlenme teklif eden erkek 2

ekşi'de gör
kimse de dememiş ki niye tek taş alıyorsun. bence sorun fiyatında değil, “ben de herkesin yaptığını yapıp sana gerçek tek taş almak isterdim ama param az olduğu için herkesin aldığının imitasyonunu” aldım demekte. alma!
bir şeyin, hem de böyle yüzeysel, sektörü itibariyle binlerce insanın ölmesine sebep olan, kömürden farkı parlaması olan bir şeyi “orjinalini alamasam da” alt metniyle alma. zaten hiç alma. bu saçma aynılığı besleme. orjinallik her zaman paradan değerlidir. kişiye özel olan her şey zamanla o kişinin mirası olacak kadar özelleşir, değerlenir. diğeri her yerde satılıyor, parası olan alıyor. üstelik iyi bir yatırım aracı da değil, satsan para etmiyor.

zamanında türkiye’nin en önemli takı tasarımcılarından birinin koleksiyonunu inceleyip, onunla sohbet etme fırsatım oldu. evet çok değerli madenler kullanıyordu ama hiçbir takı diğerinin aynı değildi. hepsi unique. çünkü sevdiğin kişi de öyle ve sana özel.
hediye almayı da vermeyi de seven biri olarak, eğer benim için önemli birine bir hediye alacaksam önce o kişinin neyi sevdiğini bilirim ve ona göre, ona özel bir şey yapar, yaptırır veya alırım. hatta hediyeyi verme şeklini bile bir senaryoya oturtur, yıllar sonra hatırlayacağı bir anıya çeviririm. bazen bu hediyeden de akılda kalıcı olur hatta. inanın bunların parayla ilgisi yok, sadece değer vermek ve düşünmekle ilgili.

acının da sevginin de sağlığın da maddi olarak karşılığını veremezsiniz. örneğin şu soruyu yanıtlayabilir misiniz? diyelim ki sağlıklı bir bireysiniz, gözlerinize bir değer biçip onları bana satar mısınız, görme duyunuzun maddi bir karşılığı var mı?
komiklisi başıma gelmişti.

gebe kaldım ben. ilk gebeliğim. adam da fuck buddy gibi bisey. hani duygular da var ama, öyle asssla evlenilecek bi profil değil o anki vizyonumla.

nasi sebepsiz, ziril ziril ağlıyorum kürtaj gününü beklerken... hormonlar tavanlarda.

tuttu bu 2 gün sonra bi anda bi yüzük çıkarıp diz çöktü. "ikinizi de cok istiyorum, evlen benle"

bana bi gülme geldi. yüzük de boyle kararik mararik gumus gorunumlu, taşlı masli eski bi yüzük. herhalde eski bi manitadan kaldı diye düşündüm. disardan alinmadigi belli. ne kabi var ne biseyi...
ama zerrrrrece onemsemedim. hayatımın en ciddi kararını vermek uzereyim zira o anda. yüzük muzuk umrum degildir zaten. o an extradan umrum değil..

sonra düşündüm düşündüm. çocuğa kiyamayacagima kani oldum. kabul ettim, doguracam. (doğdu. kız. 5 yasında su an)

motor kullanıyorum ben. bigun motor eldivenini çıkardım, gözüm yüzüğe takıldı.
"aa bi tasi düşmüş galiba" dedim.

baktı bu "aaa tuh" dedi. normalde hiiiic umrunda olmaz meta. bi tomar parasını kaybetsem "aşkım tasaklarin sağolsun" der. öyle de kalender adamdır.

bunun uzulmesine şaşırdım. dedim "niye ki? altı ustu gümüş değil mi?"

suratinda direkt sok. "yoo? platin ve elmaslar. 100 yıllık aile yadigarı. babannem anneme takmıştı, ben sana taktim"

allam ben ayri şok. ben dumur. o kadar aklıma gelmiycek biseydi ki, o kadar olur..
ikimiz de yüzüne far vurmuş tavsan gibi bakakaldik birbirimize şaşkınlıkla...

58 liralık sanılan yüzüğün, maddi ve manevi olarak ölçülemeyecek kadar kıymetli çıkması da var yani. bunlar hep kismet filan.