hemen ışığı gören gelmiş, muhalif olmaya gerek yok diye döktürmeye koyulmuş. en çok da bu tiplere ayar oluyorum. akp 18 yıldır ülkenin başında, daha koşulsuz şartsız, altından bir çapanoğlu çıkmayan, sadece ve sadece halkın yararına tek bir akp icraati yok. haliyle insanlar güvenmiyor. güven kayboldu mu, kolay kolay geri gelmez. sadece bu olay özelinde bile manzaraya bakalım, görelim.
bir cumhurbaşkanı, ülkeyi derinden etkileyecek büyük bir olay var ama söylemem, iki gün sonra cuma namazından sonra söylerim diyemez. devlet ciddiyetini, üslubu falan geçtim. alenen ben bu konuyu siyasi propaganda malzemesi yapacağım demiş oluyor. ya açıklama yaparsın ya da yapacağın zamana kadar beklersin.
ülkenin ekonomi bakanı çıkıp "türkiye için bir eksen değişikliği olacak, cumayı bekleyelim, biraz meraklanalım" dememeli, diyememeli. üstüne enerji bakanı yerine söz alıp ağzından allah kitap düşürmeden miting yapar gibi konuşmamalı. bu kadar doğalgazla nereye eksen değişikliği oluyor acaba? bari bunu açıkla. açıklayamadı.
"türkiye neden rus ve azeri gazına avrupa'nın iki katı para ödüyor?" sorusuna devlet sırrı diyenlerin olduğu yerde, ekonomi bakanı çıkıp şöyle cari açık kapanacak böyle uçacağız diyemez. iki katı diyorum. insanlar kışın fahiş fiyatlı faturalar yüzünden çoluğunu çocuğunu ısıtamadı da bir bakan dalga geçer gibi kalın giyinin dedi. avrupa'nın iki katı ücret ödemesek de malın ederini ödesek, herkesin faturası yarıya inse bize yeter zaten.
bu gaz eğer gerçekten bahsedildiği hacimdeyse, bunun tespit edilebilmesi için aylar süren çalışmaların yapılmış olması lazım. birileri kafadan miktar uydurup yazmadıysa, raporun da haftalar önce gelmiş olması lazım. demek ki bu haber ihtiyaç duyulan bir anda açıklanmak için özellikle saklanıyormuş. türkiye'nin geleceğini kurtaracak bir miktar falan ortada yokken, haber bülteninde sıradan bir haber olacakken, tüm kanalların ortak canlı yayınında tüm ülkeye duyurulması sadece siyasi propaganda kokuyor.
tekirdağ'da halihazırda 286 milyar metreküp rezerv bulunduğu daha geçen yıl haber oldu. bütün tantana 40 milyar metreküp için mi? 40 milyar eksik olsa, bu gürültü kopmayacak mıydı? kopacaktı. bir önceki maddeye bakınız.
iki gün önce müjde var dendi. sonra önce petrol, sonra gaz haberleri yayılmaya başladı. en son reuters'e açıklama yapan bir yetkilinin ağzından 800 milyar doğalgaz dendi. o arada açıklama yalanlandı mı bilmiyorum ama herkesin gözü önünde borsada bir haltlar oldu. dövizde bir haltlar oldu. normal bir ülkede bu süreç bayağı kelle götürecek bir soruşturmanın açılmasıyla devam ederdi. bizde konuşulmuyor bile. bu haberi önden almış olanların sermaye piyasalarındaki, banka hesaplarındaki hareketlilik inceleniyor mu? hiç sanmıyorum. binlerce insanı ordan oraya savurdular, sonra miktarın basına sızdırlanın yarısından bile az olduğu anlaşılınca düşen fiyatlarla bu insanların paraları iç edilmiş oldu.
açıklanan miktarın, o da nüfus artışı ve mevsimsel şartlar hesaba katılmazken, türkiye'nin aşağı yukarı 6 yıllık ihtiyacına denk olduğu anlaşıldı. türkiye'nin elinde bu gazı çıkaracak teknoloji var mı? yok. ne yapacağız? birileri işi alacak, sonra diğer tüm ihalelerdeki gibi ortaklık kurulan uluslararası şirket işi yapacak. bize vergisi kalırsa iyidir. hadi, biz açalım, biz işletelim, biz boruyu çekip getirelim. kârın hepsi bize kalsın. satın alma taahhüdüyle, yani gazı kullanmasak bile parasını ödeyeceğimiz bir sistemde, üstelik normal fiyatının iki katı para ödeyip aldığımız gazdan ettiğimiz zararı bile kapatmaz ordan gelecek para. anca fazla ödediğimiz paranın 2-3 yılını çıkarır. cari açığı kapatıp artıya falan geçirmez.
kış günü kombiyi açamadığı için millet soğuktan zayıf düşmüş, solgun suratlarla gezerken, hükümet gazı ucuzlatmamış, kullanmadığımız gaz için rusya'ya milyar dolarları ödemişiz. tekrar edeyim mi? insanlar faturalar çeyrek asgari ücret seviyesine geliyor diye kombiyi yakamamış. halkı çok düşünen hükümet de artık "soğuk iyidir dinç tutar" mı diyor ne diyorsa artık, kullanma hakkımız olmasına rağmen gazı halkına ucuza vermiyor. onun yerine kullanılmayan gazın parasını rusya'ya ödemeyi tercih ediyor. biz ısınamayıp zayıf düşüyoruz, hasta oluyoruz, ilaç peşine düşüyoruz falan. o zayıflıkla kimimiz grip olup ölüyor, kimimiz zatürre. ama gazı ucuzlatmaktansa buna göz yumuyorlar.
hükümetçe açıklanan enflasyon verilerine dünyada inanan bir kişi yok. hükümetçe açıklanan salgın hastalık istatistiklerine inanan yok, şehirler kıpkırmızı olmuş haritalarda, insanlar yatak yok diye servislerde ölmeye başlamış ama her gün dünyanın en muntazam istatistiki veri çizgisini biz çekiyoruz, sıfır dalgalanma. sen de bizi aynı hükümetin açıklamalarına inanmıyoruz diye kınıyor, hain ilan ediyor, gelmişimizi geçmişimizi anıyorsun.
sen şimdi anlat güzel kardeşim, güzel bir şey olsa bile ondan biz mi faydalanırız gerçekten? cevabı ararken, dolar bazında müşteri garantili projeler var, onları düşün. hasta garantili şehir hastaneleri, geçiş garantili otoyol, alt geçit, köprüler, çalışır vaziyettekini kapatıp yüz milyonlara doları tazminat olarak ödememize neden olan yolcu garantili havaalanı. sözleşmelerde yetkili mahkeme ingiliz mahkemeleri, garantiler abd doları ve her yıl abd'deki enflasyon oranında da artış var. bu arada bu geçiş garantili projeler kamu borcu olarak görünmüyor. kamu borçluluğumuz çok düşük yav derken bunlar dahil değil yani. üç köprü parasına bir köprü yapıp 10-25 yıl ülkeyi borçlandıranlar o gazı sana bana yâr ederler sanıyorsan, ya çok safsın, ya süzme salaksın ya da bir çıkarın var.
23.08.2020 · 32. sıra
omniscient narrator
22.08.2020 02:59