Sık geçen başlıklar

21 ağustos 2020 karadeniz'de doğalgaz bulunması 2

ekşi'de gör
hemen ışığı gören gelmiş, muhalif olmaya gerek yok diye döktürmeye koyulmuş. en çok da bu tiplere ayar oluyorum. akp 18 yıldır ülkenin başında, daha koşulsuz şartsız, altından bir çapanoğlu çıkmayan, sadece ve sadece halkın yararına tek bir akp icraati yok. haliyle insanlar güvenmiyor. güven kayboldu mu, kolay kolay geri gelmez. sadece bu olay özelinde bile manzaraya bakalım, görelim.

bir cumhurbaşkanı, ülkeyi derinden etkileyecek büyük bir olay var ama söylemem, iki gün sonra cuma namazından sonra söylerim diyemez. devlet ciddiyetini, üslubu falan geçtim. alenen ben bu konuyu siyasi propaganda malzemesi yapacağım demiş oluyor. ya açıklama yaparsın ya da yapacağın zamana kadar beklersin.

ülkenin ekonomi bakanı çıkıp "türkiye için bir eksen değişikliği olacak, cumayı bekleyelim, biraz meraklanalım" dememeli, diyememeli. üstüne enerji bakanı yerine söz alıp ağzından allah kitap düşürmeden miting yapar gibi konuşmamalı. bu kadar doğalgazla nereye eksen değişikliği oluyor acaba? bari bunu açıkla. açıklayamadı.

"türkiye neden rus ve azeri gazına avrupa'nın iki katı para ödüyor?" sorusuna devlet sırrı diyenlerin olduğu yerde, ekonomi bakanı çıkıp şöyle cari açık kapanacak böyle uçacağız diyemez. iki katı diyorum. insanlar kışın fahiş fiyatlı faturalar yüzünden çoluğunu çocuğunu ısıtamadı da bir bakan dalga geçer gibi kalın giyinin dedi. avrupa'nın iki katı ücret ödemesek de malın ederini ödesek, herkesin faturası yarıya inse bize yeter zaten.

bu gaz eğer gerçekten bahsedildiği hacimdeyse, bunun tespit edilebilmesi için aylar süren çalışmaların yapılmış olması lazım. birileri kafadan miktar uydurup yazmadıysa, raporun da haftalar önce gelmiş olması lazım. demek ki bu haber ihtiyaç duyulan bir anda açıklanmak için özellikle saklanıyormuş. türkiye'nin geleceğini kurtaracak bir miktar falan ortada yokken, haber bülteninde sıradan bir haber olacakken, tüm kanalların ortak canlı yayınında tüm ülkeye duyurulması sadece siyasi propaganda kokuyor.

tekirdağ'da halihazırda 286 milyar metreküp rezerv bulunduğu daha geçen yıl haber oldu. bütün tantana 40 milyar metreküp için mi? 40 milyar eksik olsa, bu gürültü kopmayacak mıydı? kopacaktı. bir önceki maddeye bakınız.

iki gün önce müjde var dendi. sonra önce petrol, sonra gaz haberleri yayılmaya başladı. en son reuters'e açıklama yapan bir yetkilinin ağzından 800 milyar doğalgaz dendi. o arada açıklama yalanlandı mı bilmiyorum ama herkesin gözü önünde borsada bir haltlar oldu. dövizde bir haltlar oldu. normal bir ülkede bu süreç bayağı kelle götürecek bir soruşturmanın açılmasıyla devam ederdi. bizde konuşulmuyor bile. bu haberi önden almış olanların sermaye piyasalarındaki, banka hesaplarındaki hareketlilik inceleniyor mu? hiç sanmıyorum. binlerce insanı ordan oraya savurdular, sonra miktarın basına sızdırlanın yarısından bile az olduğu anlaşılınca düşen fiyatlarla bu insanların paraları iç edilmiş oldu.

açıklanan miktarın, o da nüfus artışı ve mevsimsel şartlar hesaba katılmazken, türkiye'nin aşağı yukarı 6 yıllık ihtiyacına denk olduğu anlaşıldı. türkiye'nin elinde bu gazı çıkaracak teknoloji var mı? yok. ne yapacağız? birileri işi alacak, sonra diğer tüm ihalelerdeki gibi ortaklık kurulan uluslararası şirket işi yapacak. bize vergisi kalırsa iyidir. hadi, biz açalım, biz işletelim, biz boruyu çekip getirelim. kârın hepsi bize kalsın. satın alma taahhüdüyle, yani gazı kullanmasak bile parasını ödeyeceğimiz bir sistemde, üstelik normal fiyatının iki katı para ödeyip aldığımız gazdan ettiğimiz zararı bile kapatmaz ordan gelecek para. anca fazla ödediğimiz paranın 2-3 yılını çıkarır. cari açığı kapatıp artıya falan geçirmez.

kış günü kombiyi açamadığı için millet soğuktan zayıf düşmüş, solgun suratlarla gezerken, hükümet gazı ucuzlatmamış, kullanmadığımız gaz için rusya'ya milyar dolarları ödemişiz. tekrar edeyim mi? insanlar faturalar çeyrek asgari ücret seviyesine geliyor diye kombiyi yakamamış. halkı çok düşünen hükümet de artık "soğuk iyidir dinç tutar" mı diyor ne diyorsa artık, kullanma hakkımız olmasına rağmen gazı halkına ucuza vermiyor. onun yerine kullanılmayan gazın parasını rusya'ya ödemeyi tercih ediyor. biz ısınamayıp zayıf düşüyoruz, hasta oluyoruz, ilaç peşine düşüyoruz falan. o zayıflıkla kimimiz grip olup ölüyor, kimimiz zatürre. ama gazı ucuzlatmaktansa buna göz yumuyorlar.

hükümetçe açıklanan enflasyon verilerine dünyada inanan bir kişi yok. hükümetçe açıklanan salgın hastalık istatistiklerine inanan yok, şehirler kıpkırmızı olmuş haritalarda, insanlar yatak yok diye servislerde ölmeye başlamış ama her gün dünyanın en muntazam istatistiki veri çizgisini biz çekiyoruz, sıfır dalgalanma. sen de bizi aynı hükümetin açıklamalarına inanmıyoruz diye kınıyor, hain ilan ediyor, gelmişimizi geçmişimizi anıyorsun.

sen şimdi anlat güzel kardeşim, güzel bir şey olsa bile ondan biz mi faydalanırız gerçekten? cevabı ararken, dolar bazında müşteri garantili projeler var, onları düşün. hasta garantili şehir hastaneleri, geçiş garantili otoyol, alt geçit, köprüler, çalışır vaziyettekini kapatıp yüz milyonlara doları tazminat olarak ödememize neden olan yolcu garantili havaalanı. sözleşmelerde yetkili mahkeme ingiliz mahkemeleri, garantiler abd doları ve her yıl abd'deki enflasyon oranında da artış var. bu arada bu geçiş garantili projeler kamu borcu olarak görünmüyor. kamu borçluluğumuz çok düşük yav derken bunlar dahil değil yani. üç köprü parasına bir köprü yapıp 10-25 yıl ülkeyi borçlandıranlar o gazı sana bana yâr ederler sanıyorsan, ya çok safsın, ya süzme salaksın ya da bir çıkarın var.
karadeniz’deki tuna-1 bölgesindeki enerji kaynağını keşfeden fatih sondaj gemisi, hyundai tarafından yaklaşık 860 milyon dolar maliyetle inşa edilip deepsea metro ıı adıyla 2011 yılında güney kore’de denize indirilen bir gemi.

gemi 2012 yılında brezilya’nın petrol şirketi petrobras tarafından üç yıllığına 531 milyon dolara kiralanıyor.

2016 yılında chalpong shipping adındaki norveçli bir şirket bu gemiyi 210 milyon dolara satın alıyor. türkiye ise ertesi yıl bu gemiyi türkiye petrolleri anonim ortaklığı (tpao) aracılığıyla bu şirketten satın alarak 2018 yılında fatih adıyla akdeniz’de görevlendiriyor.

bu gemi, alanında en ileri teknolojiye sahip kabiliyetli bir gemi. sismik araştırma ve sondaj gemilerimizin hepsi öyle. hepsi gayet donanımlı ve yüz milyonlarca dolar değerinde. dünyada bu tip gemilerden yüzlerce yok.

öncelikle bilmemiz gereken şey sondaj çalışmalarının balık tutmak gibi bir şey olmadığı. belli bir yerde demir atan ve sondaja başlayan bir gemi, bir iki hafta çalışıp hiçbir şey bulamayıp başka bir yere gidip yeniden rastgele ağ atar gibi sondaja başlamıyor. sözlükte inanılmaz bir bilgi kirliliği var ve entry girenlerin çoğu en çok fav’ı alacak ve debe’ye girecek o komik entry’yi girme derdinde. o yüzden bu bariz noktayı bile açıklama gereği duydum.

bir sondaj gemisinin yıllık çalışma kapasitesi dört ya da beş kuyu. bunun maliyeti ise derinliğe göre değişiyor. örneğin meksika körfezi’ndeki sondaj faaliyetlerinin maliyeti kuyu başına günlük 600-800 bin doları buluyor. dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu, önceki yıllarda karadeniz’deki sondaj çalışmalarının maliyetinin 200 milyon doları geçtiğini, ama bir bulguya rastlanmadığını söylemişti. bunların hepsi teknik konular. inanıyorum ki teknik detaylara hakim arkadaşlar vardır sözlükte. yani neredeyse 1 milyar dolar maliyetle inşa edilmiş, 230 metre uzunluğunda, üç yıldır hem akdeniz hem de karadeniz’de çalışan, yıllık işletim maliyeti 200 milyon doları bulan, ancak yılda en fazla dört beş farklı yerde arama yapabilen bir gemi klasik “erken seçim is loading” yorumlarından daha derinlemesine bir açıklamayı hak ediyor. kaldı ki bu ülkede beş yılda bir seçim yapılıyor. doğası gereği belli bir sürece yayılmak zorunda kalan her çalışmayı bir şekilde seçimlere bağlamak mümkün.

bir diğer konu ise enerji tüketimi. türkiye’nin 2019’daki doğal gaz tüketimi 45 milyar metreküp düzeyinde. son altı yılın ortalaması ise 49 milyar metreküp. yani rezervin tahmini büyüklüğü 7-8 yıllık doğal gaz ihtiyacımızı tek başına karşılamaya yetiyor. buradan doğal gazı birden bire ucuza tüketeceğimiz düşünülmemeli. makro ekonomi, arz ve talep dengesinde istikrara önem verir. bunun için keskin oynayışların, yani şokların olmaması gerekir.

bu rezervin ülkemiz için olumlu etkilerini bu erken aşamada şöyle sıralayabiliriz:

- öncelikle doğal gazın akdeniz değil karadeniz’de bulunmuş olması bir şans. akdeniz’in derinliği yer yer beş kilometreyi bulabiliyor. ayrıca bölgede levha kırıkları olduğu için sondaj tesislerinin karadan hissedilmeyen küçük boyuttaki depremlerden bile zarar görme tehlikesi var. en derin noktası 2,2 kilometre olan karadeniz hem akdeniz’deki o derinlikte sondaj hem de deprem sonrasında ilgili tesislerde tamirat yapmanın maliyetinden kurtardığı için akdeniz’e göre daha olumlu şartlar sunuyor. bu yönden eldeki şu anki kısıtlı bilgiyle bile karadeniz’deki projenin fizibilitesinin, bir diğer deyişle ekonomik getirisinin akdeniz’de yunanistan, güney kıbrıs rum yönetimi, mısır ve israil’in 5 kilometre derinlikte sondaj yapıp çıkan doğal gazı 3000 kilometrelik boru hattıyla avrupa’ya taşımaya uğraşacakları eastmed projesine göre daha yüksek olduğunu düşünüyorum.

- ikincisi ise karadeniz’de akdeniz’deki gibi deniz yetki alanları konusunda bizi ilgilendiren bir sorun olmaması. şöyle ki türkiye deniz yetki alanlarını belirleyen ilgili anlaşmaları zamanında sscb, romanya ve bulgaristan’la yaptı. sscb’nin dağılmasından sonra ise bu anlaşmaları sscb’nin ardılı kıyıdaş devletlerle yeniledi. türkiye, karadeniz’deki deniz yetki alanlarını komşularıyla diyalogla zamanında belirlemiş ve sondaj çalışmalarını bu yönde uluslararası hukuka uygun olarak yapan bir ülke olarak aynı şeyi akdeniz’de de yapmamak için hiçbir nedeninin olmadığını, bunun önündeki en büyük engelin tüm doğu akdeniz’i sahiplenmek isteyen yunanistan, güney kıbrıs rum yönetimi ve bunların arkasındaki fransa olduğunu gösteriyor. kısaca, türkiye’nin karadeniz’deki münhasır ekonomik bölge sınırlarını hakkaniyet ilkesine göre 1978 yılında sscb’yle, bu devlet yıkıldıktan sonra rusya, ukrayna ve gürcistan’la ve 1997 yılında ise bulgaristan’la çoktan belirlemiş olması, doğu akdeniz’de de bu ilke çerçevesinde kimsenin haklarının gasp edilmediği bir anlaşma yapmaya eskiden beri hazır olduğunu gösteriyor. batı medyasında iddia edildiğinin aksine deniz yetki alanlarında diyaloğa yanaşmayan, komşularının egemenliğine göz diken türkiye aynı ihlalleri niye karadeniz’de yapmamıştır? bu türkiye’nin doğu akdeniz üzerine argümanlarından biri olacaktır.

- işin doğrudan ekonomik boyutuna gelirsek ise şunu söyleyebiliriz. ekonomik kalkınma ve işbirliği örgütü’nün (organization of cooperation and developmentoecd) verilerine göre çin’den sonra enerji ihtiyacı en hızlı artan ikinci ülkeyiz. kömür dışında düşük miktarlarda petrol ve doğal gaz üretimi yapan ve enerjide dışa bağımlı olan bir ülke olarak şüphesiz ki ülkemizdeki döviz eksikliğinin ve cari açığın en önemli nedenlerinden birisi enerji ithalatımız. yılda 40 milyar dolardan fazla maliyetle enerji ithalatı yapıyoruz. petrolde %93, doğal gazda %99 oranında dışa bağımlıyız. bu iki ürün de esnekliği (elasticity) ekmek gibi sıfıra yakın olan, yani maliyeti ne olursa olsun tüketmek zorunda olduğumuz, vazgeçemeyeceğimiz ürünler. bu keşif, enerjide bağımsızlığımızı kazanmamıza katkıda bulunacak ve dolayısıyla ülkemize dış politikada daha geniş bir manevra alanı sağlayacak, cari açığımızı bir nebze olsun azaltacak olan bir keşiftir.

- bu keşfin türk sanayisine olumlu etkilerinin ise şöyle olmasını bekliyorum:

* enerji sektöründeki artan üretimi karşılamak için yeni istihdam alanları oluşacak,
* düşen enerji maliyetleri nedeniyle enerji sektörü dışındaki sektörlerde de yeni istihdam alanları oluşacak,
* ihracata dayalı üretim yapan üreticilerin düşen enerji maliyetleri sayesinde uluslararası ticaretteki rekabetçiliği artacaktır.

son olarak ise yazılanlarla binlerce insana ulaşılabilen, ancak çoğu insanın kesin kesin konuştuğu ve kaynak göstermekle derdinin olmadığı ekşisözlük’te adeti olmasa da kaynaklarımın kısa bir listesini bırakmak isterim. ilgilenen olursa asıl yararlandığım akademik kaynakları da atabilirim.

fatih gemisi hakkında

denizler ve okyanuslarda sondaj çalışmaları yapmanın maliyeti hakkında

türkiye’nin enerji stratejisi ve oecd verileri üzerine dışişleri bakanlığı’nın ilgili sayfası

türkiye’nin doğal gaz ithalatına yönelik enerji ve tabii kaynaklar bakanlığı’nın ilgili sayfası