Sık geçen başlıklar

2022 hayat pahalılığı 4

ekşi'de gör
bir örnek de havaalanlarından.
cuma günü uçağa bindim. istanbul - dalaman arası. marmarise geliyordum. marmaris otobüs bilet fiyatı 420 tl. uçak 350. o nedenle uçak yani, paramız çok olduğundan değil. neyse konu o değil.

sabiha gökçen'de ne kadar yabancı varsa yiyorlar içiyorlar. sandviçler, kahveler, viski yudumlayanlar... lan midem kazındı, bir açma alayım dedim, 25 lira dediler, vazgeçtim. ülkemde bir kez daha nasıl fakirleştirildiğimi hissettim. biz ömrümüzü bu devlete vergi vererek geçirdik, devletin bize reva gördüğü bu oldu. zoruma gitti resmen. a101 basmaya giden zabıta müdürü gelsin buraya madem, bir su 15 lira olur mu lan desin? evet biliyorum, diyemez.
lan ben üniversite mezunuyum, iyi derece ingilizce biliyorum, 15 sene finans sektörü tecrübem var, tam 17 aydır işsizim. hasta oluyorum, hastane diyor ki para ödeyeceksin, sigortan yok çünkü. devlet hastanesinde bir muayeneye 90 lira ödüyorum, lan ben işsizim param yok benden niye para istiyorsun. suriyeliden istemediğin muayene parasını benden alıyorsun, düştün madem bir tekme de ben vurayım diyorsun. lan bu yaşta gittim yeşil kart başvurusu için kaymakamlığa, ama nasıl utanıyorum, kelimeler çıkmıyor, çıkamıyor ağzımdan. onu da vermediler zaten.

hobilerim elimden alındı, spora gidiyordum misal, artık gidemiyorum. sokaklarda yürüyorum sadece, spor olsun diye. bir kız arkadaşım olamıyor artık, zaten aramıyorum bile şu saatten sonra. bu zamanda işsiz parasız adamı kim ne yapsın?

ailemi görmeye gitmek istiyorum bazen, maliyetine bakıyorum, vazgeçiyorum. 6 aydır sarma tütün içmekten ciğerim söndü, bir paket sigara alamaz hale geldim yani. dışarda bir yemek yemeyeli, bir çay bile içmeyeli o kadar uzun zaman oldu ki. inanın en son ne zaman böyle bir şey yaptım hatırlamıyorum.

bu ülke evlatlarına bunu reva görüyor kısacası arkadaşlar. ben kendimi gücüm ve aklım yettiğince kalifiye ettim, ne hayallerim vardı eskiden, inanın hayata dair tüm inancım bitti benim, hasta kardeşim olmasa çoktan atlardım bir yerden. neyse, hayat pahalı ama bizim hayatımız ucuz arkadaşlar. bunu söylemek istedim, biraz da içimi döktüm, okuyanlara teşekkür ediyorum.
hadi diğer ürünleri geçtim de, orta enlemde dört mevsimi yaşayan, nispeten su sıkıntısı olmayan, evveliyatı şehirliden çok köylü-çiftçi bir toplumu olan, tarihte tarımın ilk yapıldığı topraklarda bu kadar pahalı ve ulaşılamaz bir gıda sıkıntısı olması ne krizle, ne savaşla ne de başka bir şey ile açıklanabilir. bu kadar mı kötü yönetilir bir ülke yav? türkiye'nin gıdada yaşadığı bu durum, arabistanda petrol kıtlığı yaşanması kadar absürt bir durumdur. bir ülke ancak bu kadar kötü yönetilir, rezalet kere rezalet.
yani ortalamanın oldukça üstünde bir geliri olan bir aile olarak bizi bile gelecekten korkutacak duruma getirmiş pahalılıktır.

çarşıda markette fiyat algımız tamamen kaybolmuştur. fiyatını sorduğumuz gördüğümüz ürünlerin ederi nedir, uygun mu kazık mı yiyoruz diye sorgulama yapma şansımız bile yok. esnaf direkt maliyetleri söyleyince tamam doğrudur diyor insan.

sonu nereye varacak hiç kestiremiyorum. korkutucu ama daha bu pahalılığın ilk safhalarını yaşıyoruz gibi hissediyorum.

allah tan başımızı sokacak ev ve ayağımızı ihtiyaç halinde yoldan kesecek araba var. bu saatten sonra onları almak da hayalden öteye gitmez çünkü.

yeni mezun olacak ve yıllardır iş bulmak için bekleyen gençlerin yerine kendimi koyamıyorum bile. geleceğe dair bir umudum olur muydu hiç bilemiyorum.

tanım:geleceğimizi elimizden alan pahalılıktır.
çıldırmamak elde değil sözlük. her gün yeni bir zam haberi. tüm gündemimizin bu olması gerektiğini düşünüyorum. bu su nasıl durulacak, buna kim dur diyecek. yakıt, market, eğitim... masraflarını karşılayamaz duruma geldik. maaşlarımız bir kaçtane 200 liracıktan oluşurken, giderler binlerce lirayı geçti.

iktidar yaptığının sorumluluğunu almaz, medya sessiz, muhalefet plansız ve yetersiz

bundan zarar gören halk

yeter artık yeter !!!