Sık geçen başlıklar

2002 öncesi isviçre gibiydik algısı 3

ekşi'de gör
fakirdik biz..(ironi yapmıyorum..ilkokul mezunu baba ve okuma yazması olmayan annesi olan bir kapıcı çocuğum)
et ve balık kurumundan et alır..
her pazar olmasa da ara sıra sucuklu yumurta ile kahvaltı yapar..
sümerbanktan giyinir.
ara sıra gençlik parkına gider.. her düğünde bi çeyrek takardık.
uzun samsun içer, tekel birası, ankara viskisi amele işiydi di ama vardı.
annem patates' soğanı çuvalla alır.. konserve kurar' biber' patlıcan kururdu.
çiğer, kelle, paça gibi artık etler sudan ucuzdu..
köye giderdik..
katık, çökelek, basma peynir..
kahvaltıda en az beş çeşit peynir olurdu.
rahmetli dedem bir köyde bir topal eşeği ile 5 adsn' 5 gelin ' 20 üzerinde toruna..etinin sütünü' tereyağını eksik etmeden baktı..
rahmetli babamın emekli ikramiyesi ile türközünde bir daire almıştık..
17 yaşımda son mohinkan, rombo, muhsin beyi falan sinemada izlemiştim.
muz pahalıydı ama hayal değildi.
uğur mumcu, mehmet ali brant, aziz nesin yardırıyordu.
onurlu gururlu ' karikatürist ' sanatcı' şaiir' ozan' gazeteci' televizyoncularımız vardı.
halkına sahip çıkan..
daha binlerce sayarım..
isviçre bok yesin..
ilk isveçe gitmiştim. adamlar yarım salatalık, tane ile elma, domates alırken şaşırmıştım..
ilk kız arkadaşım isveç li carina sundberg 17 yaşında ilk defa kavun yediğinde ki yüzünde ki mutluluk halen aklımda..
herşey doğru değildi elbet..
anneme sormuştum..
"biz neden fakiriz?
"yok evlat biz fakir değiliz sadece paramız yok..
demişti..
arsız, hırsız, dalkavuk, kansız her zaman bu ülke tarihinde vardı..
ama..
bu kadar arsız, yüzsüz, kancık ve en acısı bu kadar cüretli olmamıştı..
35-40 yaşında tek maaşlı aileler egeden, akdenizden müstakil yazlık alabiliyordu. şimdi bu yaşta "çift" maaşlı aileler,yazlığı geç evi geç araba alamıyor.
yanlış bir algı. 2002 öncesi türkiye gibiydik. şu anda ise neye benzediği belli olmayan, uçurumdan aşağı giden islamcı bir ülkeyiz.