medeniyet belki en temelde, toplumdaki şiddetin kontrol altına alınma çabasıdır. o yüzden bu tip olaylar ve verilen tepkiler, toplumun medeniyet seviyesini ölçmek için ciddi bir veri ihtiva ediyor. sorsan herkesin devletçilikte, milliyetçilikte birbiriyle yarıştığı bir ülkede, devleti devlet yapan en temel niteliklerden biri olan şiddet kullanma tekelinin bu derece içselleştirilememiş olması garip duruyor bir yandan, ama o da garip değil aslında. devletçilik/milliyetçilik, aynı din gibi, yaşanmadığı/içselleştirilmediği ölçüde çeneye vuran bir şey. yani devlet bu ülkede sadece tapınılan, kutsallaştırılan, ama üzerine hiç düşünülmeyen, içselleştirilmeyen, ve aslında istenmeyen bir şey.
2 dakikalık bir video var ortada, arada kesilmiş, yani olayın daha uzun sürdüğü kesin. olduğu yerde öylece duran, karşı durma veya kaçma çabası içinde bile olmayan maktule karşı, dakikalar boyunca elinde bıçakla etrafında dolanıp, gidip gelip bıçaklayarak, arada çeşitli nesneler fırlatarak, sonra gidip arabanın diğer tarafından telefonunu alıp gelerek kameraya çekip, sonra yere düşmüş ve kendisine yalvararak imdat çığlıkları atan maktulü defalarca bıçaklamaya devam eden bir fail var, engel olmaya çalışan elini kolunu da kesiyor, onlarca bıçak darbesi vuruyor ve boğazını da kesmiş.
medeni bir toplumda ideal olarak beklenebilecek olan, ortalama bir vatandaşın bu videoyu izlemeye tahammül bile edememesidir. ama bilakis, toplumun görece okur yazar ve nispeten daha eğitimli olduğu varsayılabilecek kesiminden olduğu söylenebilecek sözlük kitlesi bile, çoğunlukla olaydan haz almış gibi, "işte adamı böyle sikerler, ayağınızı denk alın" demeye getiren pek çok entry mevcut. pek çoğunun entrylerini karıştırsan gayet devletçi, milliyetçi tipler olduğuna eminim. ellerinde olsa, dakikalar süren böyle bir cinayeti işleyebilen bir failin hiç ceza almayıp elini kolunu sallayarak toplum içine karışmasını destekliyorlar. tıpkı fail gibi, şiddetle kurdukları ilişki o kadar hastalıklı, o kadar patolojik ki, neresinden tutsan elinde kalıyor.
mevzuda hukuken tartışılabilecek çok şey var, ateşli silahla anlık gerçekleşen bir fiil değil, dakikalarca süren bir bıçaklama söz konusu, dolayısıyla "göz kararmış, soğukkanlılığını kaybetmiş" diye geçiştirilebilecek bir durum yok. kasten öldürmenin nitelikli hali olan "canavarca hisle veya eziyet çektirerek" kapsamına girip girmediği muhtemelen ağır ceza mahkemesinden yargıtay'a kadar epey tartışılacak, o durumda da haksız tahrik indiriminin uygulanıp uygulanmayacağı ayrı bir tartışma olarak gündeme gelecek, yargıtay'ın ağırlıklı içtihadı canavarca his veya eziyet çektirerek öldürme durumunda haksız tahrik indiriminin uygulanmaması yönünde. öldürme fiilinin amaca yönelik olmayan hareketlerle de desteklenen ve dakikalar süren bir eziyet çektirerek ve maktulün çaresizce yalvarmasını izleyerek gerçekleştirilmesi, failin olay sırasındaki psikolojisinin ve saikinin ayrıntılı değerlendirilmesini gerektiriyor.
bu olaya verilen tepkilerden yola çıkarak toplumun psikolojisinin değerlendirilmesi ise kolay kolay bitebilecek bir şey değil; hem kadın erkek ilişkilerine, hem evliliğe, hem kadınla erkeğin aldatması arasında gözetilen muazzam farka, hem ataerkil erkeklik kültürü ile şiddet arasında kurulan hastalıklı ilişkiye, hem de hala varlığını olanca ağırlığıyla sürdürebilen ilkel namus ve gurur anlayışına kadar bir yığın mevzu var ele alınması gereken. neticede aldatılan bir kadının böyle hunharca bir cinayet işlemesini tahayyül bile edemiyoruz kolay kolay, ve fakat fail erkek olunca anlaşılabilir oluyor niyeyse.
ama ben değerlendirmeyi kısa keseceğim. aldatma fiiliyle cinayeti, hele de böyle hunharca işlenen bir cinayeti birbiriyle orantılı fiiller olarak görebilen bir toplumdan bir bok olmaz. böyle bir toplumdan çıkabilecek olan devlet ve hukuk da anca şu yaşadığımız kadar olur, fazla bile.
21.10.2023 · 19. sıra
maarri
20.10.2023 12:49