bundan kırk elli yıl sonra bu ülkenin vicdani tarihi yazılırsa en önemli sayfalarında 7 haziran seçimleri olacak. seçimin öncesinden sonrasından, alınan oy oranlarından, barajdan, 400'den falan bahsetmiyorum. aslında seçimin kendisi bile değil benim derdim, umurumda da değil artık zaten. iktidar değişse bile bu ülkenin bir gerekli normalleşmeyi geçirebileceğini düşünmüyorum. ama derdim şu;
7 haziran seçimleri; yetmez ama evet'ten sonra, gezi'den sonra, 17 aralık'tan sonra, soma'dan, hızlı trenden, başka birçok felaketten ve çevre katliamından sonra
bile, akp bünyesinde yer alan ya da onu destekleyen herkese
her şeye rağmen bir "
son pişmanlık" şansı tanıdı. herkesin hala elini
vicdanına koyup kendine "biz yanlış yapmışız, demokrasi yok oluyor, huzur bitiyor, ekonomi eriyor, toprak ölüyor" itirafını yapma imkanı, iyi ile kötü arasında son kez seçim hakkı vardı.
ne yazık ki, artık onlar için bir geri dönüş noktası yok.
ve açıkçası, haziran seçimi sonrasındaki süreçte ülkenin kana bulanmasına rağmen akp içinde olan ya da destekleyen herkesin, mesela dün yan basan boynukalın'ın ve ışılak'ın, seçmeninden "ermeni döllerini birlikte temizleyeceğiz" tweeti alan esayan'ın, hedefçi cem küçük'ün, damat irade'nin, nagehan'ın ve kocası sakallı nagehan'ın, stat açılışında fotoğrafa girmek için kırk takla atanların, bir anda türbana giren şarkıcının, babasından kalan soyadını satan ülkücünün, milletin amına koyan inşaatçının ve ismini şu an hatırlayamadığım için bana gönül koymaması gereken bilcümle döneğin, taptıkları "iktidar" tükenince ne yapacağını, hayatına utanmadan nasıl devam edebileceğini çok merak ediyorum.
hepimiz biliyoruz, kaypaklığı ile meşhur bu insanlar kapana kısılmış halde çaresizce aynı kötülüğü beslemeye devam edecek.
evet siz, iktidar hırsına memleketini satanlar; satılıksınız.
siz son pişmanlığı bile geçtiniz. şu dünyada iki gram adalet varsa 1 kasım'dan sonra insan içine çıkamayacaksınız.
tarih sizden bahsetmeye utanacak.