irak el-kaidesi'nin
suriye'ye de sicrayarak
levant bolgesinde olusturmak istedigi
islam devletinin populer adi.
ayni zamanda hakkinda
gercek islami temsil eder mi etmez mi tartismasinin en cok yapildigi devlettir. kimilerince devletten ziyade yurtdisi baglantilari da olan
taseron bir
teror orgutu olarak gorulur ve yaptiklarinin dogrudan islam ile bagdastirilmamasi gerektigi savunulur. bu gorustekiler isid'in surekli muslamanlara saldirmalarini, ote yandan
israil'e saldirmamalarini bir arguman olarak kullanirlar.
sonucu bastan soyleyeyim; isid yurtdisi baglantilari olan taseron bir orguttur ama gucunu tumuyle
sunni selefi akimdan alir. islami
literaturu duz mantikla yorumladiginizda islamiyeti gercege yakin uygularlar. siradan orgutler yerine yer altinda degildir ve etkisi altina aldigi bolgeyi bir
devlet gibi yonetir. tartismayi yaparken
sapla samani birbirine karistirmamak icin isid'in islam yorumunu onun yurtdisi baglantilari ya da terorist yani ile ortmeye calismamak gerekiyor.
siz bir bolgeyi yeniden tasarlamak istiyorsaniz o bolgede isinize yarayacak dinamikleri kullanirsiniz. hicbir gucun bir bolgede
sifirdan
ideolojik bir
hareket olusturmasi mumkun degildir. ajanlarin gorevi sadece
katalizor gorevi gormektir. sureci hizlandirir, lojistik destek verebilir ve surece kendi lehine olabilecek ufak dokunuslar yaparlar. yani orada
zaten uyuyan bir hareketi uyandirirlar. ilerde bu olusum kendilerine de
zarar verebilir ama ajanlar icin onemli olan
fayda zarar oranidir. eger fayda kismi agir basiyorsa zarar kismi mumkun mertebe onemsenmez ve
minimumda tutulmaya calisilir.
burada sunu anlamalisiniz ki yillar once henuz ajanlar bolgede
cirit atmiyorken orada oyle fikirde insanlar vardi ki islamiyeti yorumlama sekilleri,
hayalleri isid gibi bir olusum ile susluydu. bu
hayalleri onlara veren
kurandi,
sunnetti,
sunni selefi din yorumuydu. ajanlarin tek yaptigi bu hayali gercege cevirmelerine yardimci olup, bu insanlarin pozisyonlarini bolgede kendi lehlerine kullanmaktir.
isid
muslumanlara saldiriyor,
israil'e saldirmiyor argumanina gelelim. tarihin hangi vaktinde muslumanlar
yahudilere karsi buyuk bir savasa giristi cok merak ediyorum.
muhammed doneminde bile yapilan savaslarin cogu
mekkeliler'e karsidir. sadece mekke'ye karsi yapilan ittifaki bozduklari icin bazi yahudi kabilelere saldirilar duzenlenmistir. yahudiler muhammed'in hicbir zaman
odak noktasi olmadi. yahudiler tarihin farkli donemlerinde avrupa'dan kovulduklarinda dahi onlara kucak acan her zaman
musluman osmanli imparatorlugu ve
ortadogu olmustur. bugun anladigimiz bicimde yahudi musluman dusmanligi 20 yy.'da icat oldu.
milliyetcilik akimiyla beraber mesele ortadogudaki toprak ve kaynak paylasimidir. dogrudan dinsel
degildir. turkiye'deki
abarti ve
absurt yahudi dusmanligini
akit gazetesi gibi fantastik medyadan ogrendiyseniz bunu tekrar gozden gecirin derim. hiristiyanligin gobeginde dogan
masonluk bile turkiye'de yillarca gizli ve kotu bir yahudi yapilanma olarak tanitildi. oysa alakasi yoktur. o yuzden isid'in su an
israil'e saldirmasi icin dogrudan tarihsel bir sebebi yoktur. gunluk siyasete gore saldirabilir de saldirmayabilir de...
isid muslumanlara saldiriyor argumani ise sanirim cahillikten ileri geliyor.
muhammed oldukten sonra muslumanlar birbirine girmis neredeyse
ecelinden olen
halife kalmamistir.
ayse yani peygamberin karisi
cemel savasinda
cariye pozisyonuna dusmus, sonrasinda serbest birakilmis, kuran sayfalari
mizraklara asilmis, peygamberin
torunlari katledilmis, millet birbirinin karisini
savas esiri olarak almistir. muslumanin muslumana yaptigini baskasi yapmadi desek yeridir. bugun de aynisi devam ediyor. bunu anlamakta zorlanan ise musluman olsa da islami literaturu iyi bilmeyen turkiye muslumanlaridir.
islami literaturu
kuran,
hadis ve peygamber donemi de dahil yasanan
tarihi olaylarin toplami olarak ele alirsak bugunku isid aslinda 1400 yil once ortadoguda yasananlarin
birebir kopyasidir. samimi olarak soyluyorum
inanmayan acsin literaturu okusun. isid'in gercek islama benzetilmesinin sebebi de budur. islamiyeti
turk-
islam sentezi perspektifiyle yorumlarsaniz ya da sadece kuran
merkezli bir yorum getirirseniz evet yasanan olaylari biraz garipseyebilirsiniz. ancak burada bile problem tam olarak ortadan kalkmaz cunku kuran'in kendisi
yapisal sorunlar icerir. bu yapisal problemler de zaten isid gibi olusumlarin dogmasina sebep veriyor. kuran 1400 yil once de bu problemlere sebep oldu simdi de ayni problemlere sebep oluyor. bu bin yillardir
test edilip sinanmis birsey. gercegi goremeyen namazinda niyazinda
nur yuzlu babaannesi tarafindan buyutulen, ilkokulda diyanetin peygamberin
guzel ahlaki basliginda secme hadisleri okuyan
turkiye muslumanidir.
kuran'in kendisi yoruma acik bir sekilde
siddeti,
savasi,
koleleligi,
cariyeligi, kadin erkek esitsizligini
* icerir. bunu nasil yaparsaniz yapin ortemezsiniz cunku
ayetler ile sabittir. konuyu
rasyonel degerlendirmek icin kuran'i
matematiksel bir
sistem gibi ele alirsak 99 dogru tarafi olsa bile 1 tane hatali tarafi olmasi bu sistemi curutur. sistemsel ele alinca o 99 dogrunun bir anlami kalmaz. anlatmaya calistigim
yapisal problem de budur. bu oyle bir yapisal problemdir ki her zaman icin bir
isid dogurma potansiyeli vardir. yoksa elbette kuran icinde
duzgun ifadeler var ancak bunun rasyonel degerlendirme icinde
anlami kalmiyor. hadisleri, yasanan tarihi olaylari bir kenara atmistik ama elimizdeki kuran'da bile hatalari gorunce bu sefer
edip yuksel gibi
19 mucizesiyle bazi ayetleri de atmaya baslarsiniz. kuran da degistirilmis ben aslinda icindeki 99 iyi yana inaniyorum geri kalan hatali 1 sonradan eklenmistir demeye baslarsiniz. inanmak istedikten sonra boyle de inanabilirsiniz, ben
bile inanabilirim ama bu sefer de ortaya baska bir yapisal problem ortaya cikar. icerigindeki
kusursuz tanrinin
kusurlu bir iletisim sistemiyle insanlarla haberlesmesi tanrinin kusursuzlugu ile celisir
*. bu durumda
ya tanrinin kusurlu olabilecegini kabul etmek gerekir
ya da kuran'in kulliyen bir tanri sozu olamayacagini kabullenmek gerekir. kuran ve aslinda din oyle bir sistemki
rasyonel bir zemine oturtmak istediginizde illa bir yani havada kaliyor. neyse bu bahis dogrudan isid ile alakali degil o yuzden bitiriyorum.
artik
sorgulamak, isid'in gercek islami temsil edip etmedigini ogrenmek size kalmis diyorum. biliyorum
saf bir
inanc ile islamiyeti kabullenmisken onu sorgulamak, gerceklerle yuzlesmek cidden
cok zor.
kolay gelsin.