babacan'ın ekonomiyle ilgili söylemleri üzerinde duracağım yayındır.
2002 sonrası kişi başına milli gelir, enflasyon ve faizdeki iyileşmelerle ilgili yorumu herkesin bildiği üzere doğru. peki aynı süre zarfında emsal ülkelerde durum nedir?
2002 senesinde dünya bankası verilerine göre kişi başına gelire baktığımızda;
türkiye'de 3687 dolar,
brezilya'da 2829 dolar,
rusya'da 2377 dolar,
arjantin'de 2593 dolar.
2000 öncesindeyse bu ülkelerin kişi başı gelirlerinde pek bir ilerleme görülmüyor.
örneğin 1980'de kişi başı gelir arjantin'de 2758 dolar, türkiye'de 1564 dolar. aradan geçen 20 seneye rağmen belirgin bir yükseliş yok.
2000-2013 yılları arasındaysa tüm bu ülkelerde kişi başına gelir yükseliş trendine giriyor.
2013 senesinde dünya bankası verilerine göre kişi başına gelire baktığımızda;
türkiye'de 12614 dolar,
brezilya'da 12300 dolar,
rusya'da 15974 dolar,
arjantin'de 13080 dolar.
2013 sonrasındaysa tüm bu ülkelerin kişi başına geliri dolar bazında düşüyor.
dolayısıyla babacan'ın bahsettiği bu başarı hikayesi türkiye'ye özgü faktörlerin de payı olsa da daha çok küresel finansal koşullarla ilgili. yani türkiye, emsal ülkelerdeki trendle uyumlu hareket etmiş, bu trendi yukarı yönde kıracak bir hamle gerçekleştirmemiş.
peki 2000'den sonra ne oluyor da bu ülkelerin milli gelirleri beşe, altıya katlıyor?
2000'de dot com balonu'nun patlaması sonrası 2001'de abd'nin resesyona girmesi ve 11 eylül 2001'den sonraki süreçle birlikte fed, 2000 yılında %6.5 olan hedef faizini(federal funds target rate) 2001'de kademeli olarak %1.75'e kadar düşürdü. 2004'ün ikinci yarısına kadar faiz indirimleriyle fed hedef faizini %1'e kadar düşürdü. abd'de enflasyonun ve konut başta olmak üzere varlık fiyatlarının yükselişe geçmesiyle 2007 sonuna kadarsa fed, hedef faizini %5.25'e kadar kademeli olarak yükseltti. parasal sıkılaşmayla birlikte konut balonunun patlamasıyla birlikte fed, 2008 finansal krizinin sebep olduğu resesyonu önlemek adına hedef faizini %0.25'e kadar düşürdü. bu oran 2015'in sonuna kadar %0.25'te sabit kaldı.
dolayısıyla 2000-2013 yılları arasında finansal koşullar bir hayli gevşekti.
aynı zaman zarfında abd 10 yıllık tahvil faizi de 2000 yılındaki %6.5'tan 2012 haziran ayındaki %1.5 seviyesine kadar geriledi.
2012 sonundan 2018 sonuna kadarsa 10 yıllık faiz inişli çıkışlı da olsa %1-3 bandında kaldı. %3'e gidişler emsal ülke para birimlerinin değer kaybına neden oldu. en şok etki ben bernanke'nin meşhur konuşması sonrası oldu.
burada 2008 sonrası dönemi öncesinden ayırmakta yarar var. 2008 sonrası enflasyona endeksli 10 yıllık tahvil getirisi çok keskin bir düşüş trendine giriyor ve 2011-2013 haziran arasında eksi reel faiz görülüyor. bernanke'nin konuşması sonrasıysa hemen hemen korona resesyonuna kadar pozitif reel faiz görülüyor.
bu sayede 2013'e kadar emsal ülke para birimleri dolar karşısında pek değer kaybetmediğinden ötürü bu ülkeler dolar bazında büyüyor. 2013 sonrası taper tantrum ile birlikte bu ülkelerin para birimleri dolara karşı değer kaybına uğruyor ve türkiye'nin de dahil olduğu gelişmekte olan ülkeler dolar bazında küçülüyor.
babacan'ın diğer bir argümanı küresel likiditenin eskisine göre daha fazla olması, bu elbette doğru. ancak aynı süreçte ülkeler büyüyor, borsa endeksleri şişiyor, seneler içinde her şeyin hacmi artar. dolayısıyla resesyonlara karşı fed'in yapacağı parasal genişleme her geçen yıl daha da agresif büyüklükte olacaktır. varlık fiyatlarını korumak için bundan 10 yıl sonra fed'in bilanço büyüklüğü belki 20 trilyon dolar olacak. mesele, fed'in bastığı parayı çekip 2008-2013 dönemini yaşatmak mı yoksa sermaye hareketlerine bağımlılığı azaltıp cari fazla veren bir ekonomi yaratmak mı? yoksa her parasal sıkılaştırmada şamar oğlanına döneriz...
edit: imla
Sık geçen başlıklar
ekşi itiraf
1352
ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı
822
beşiktaş
389
masterchef türkiye
285
erkek yazarlardan kadın yazarlara sorular
277
öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler
258
kemal kılıçdaroğlu
232
bitcoin
231
galatasaray
231
fatih terim
193
ali koç
173
fenerbahçe
168
anın fotoğrafı
166
şenol güneş
163
muharrem ince
161
bedelli askerlik
149
ekrem imamoğlu
148
game of thrones
146
ikinci el otomobil piyasası
144
pazar sabahı erken kalkmak için bir neden
143
survivor 2022 all-star
142
survivor 2017
130
survivor 2016
118
arda turan
110
arda güler
106
bu saatte hala uyumama sebebi
105
borsa istanbul
102
mauro icardi
99
survivor 2020 ünlüler-gönüllüler
99
gibi (dizi)
98
masterchef türkiye 2023 all-star
98
mario gomez
97
meral akşener
92
aykut kocaman
88
fernando muslera
82
cristiano ronaldo
77
survivor 2024 all-star
77
2016 turizm krizi
74
lionel messi
74
cumartesi sabahı erken kalkmak için bir neden
72
devlet bahçeli
72
fikret orman
72
mustafa kemal atatürk
71
robin van persie
71
vodafone arena
71
yaran inci sözlük entry'leri
70
radamel falcao garcia
69
şu anda çalan şarkı
68
burak yılmaz
66
rusya ukrayna savaşı
66
çaylak onay listesi
65
selahattin demirtaş
63
okan buruk
62
emlak balonu
60
kızılcık şerbeti (dizi)
58
sergen yalçın
58
survivor 2021 ünlüler-gönüllüler
58
ufak tefek cinayetler
58
erkeklerden kadınlara sorular
57
müge anlı ile tatlı sert
57
2016 ekonomik krizi
56
ersun yanal
56
şu an okunan kitap
56
masumlar apartmanı
55
ricardo quaresma
54
muhammed kerem aktürkoğlu
53
sinan oğan
53
vitor pereira
53
survivor 2018 all-star
51
vatanım sensin
50
oğuzhan özyakup
49
ozan tufan
49
ümit özdağ
49
üstteki yazarın nickinin düşündürdüğü
49
aziz yıldırım
48
cenk tosun
48
yaran facebook durum güncellemeleri
48
2018 ekonomik krizi
47
ismail kartal
47
neden sevgilin yok
47
altay bayındır
46
çağla tuğaltay cinayeti
44
donald trump
43
sabire meltem banko
43
suriyeli sığınmacılar
43
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı
42
kim milyoner olmak ister
42
vincent aboubakar
42
igor tudor
41
jorge jesus
41
mesut özil
41
behzat ç.
40
pfizer biontech covid-19 aşısı
40
yüzüklerin efendisi (dizi)
40
jan olde riekerink
39
#pınarürünleriboykot
38
beyaz futbol
38
cüneyt özdemir
38
nevşin mengü
38