işin içinde olmayanların göremeyeceği, anladığını düşünse de tam olarak durumun vehametini kavrayamayacağı içler acısı durumdur. gel sana birkaç yıl sonra seninle, ananla, babanla hangi doktorlar ilgilenecek biraz bahsedeyim.
tıp öğrencileri ile çok vakit geçiriyorum, sohbet ediyorum, yüzlerce ders anlattım, onlarca sınav yaptım. giderek onlar için daha çok üzülür hale geldim. şükrettim, ben neyse ki kaliteli eğitimi bir şekilde ucundan paçasından yakalamışım çok şükür dedim.
"derin ven trombozu ve pulmoner emboli" konusunu anlatırken kafamda plan yapıyorum; "koagulasyon kaskatını hızlıca geçerim, zaten biliyorlardır temel şeyleri, direkt konuya geçerim" vs. gibi. birinci ve ikinci sınıfta temel bilimler derslerinde, üçüncü sınıfta kliniğe giriş stajlarında anlatılan "wirchow triadı" nedir diye soruyorum, abi bir kişiden ses yok. dahası duymamışlar bile. aynı dersleri beşinci snıflara anlatırken de soruyorum, bilen bir kişi dahi yok.
kaldı ki dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun tıp okuyan herkesin mutlaka okuması gereken kitaplar vardır; "guyton fizyoloji", robbins patoloji", harrison iç hastalıkları" vs onlarca kitap. bunları da hiç kimse okumamış. çünkü herkes birbirlerinden çektirdikleri fotokopilere çalışıp sınava giriyor. içinde hiçbir şey yok, tonla safsata, resim vs. oysa elin amerikalısı herbir dersin kutsal kitabını okuyor, o ders denilince akla hangi kitap geliyorsa onu cüz sürer gibi çalışıyor. nitelikli hekim alacak yerlerin sınavları onlardan soruluyor çünkü. eğitim kurumları da bu kitapları öğrencilere sağlıyor, kütüphanelerin olanakları da epey cezbedici.
burada irdelenmesi gereken birçok sorun var ama bana kalırsa bunların en önemlisi "kalabalık". yaklaşık on yıl önce tıp fakültesine girdiğimde kontenjanımız 144kişi idi. şimdi baktım 300kişi olmuş. biz bile bir kadavra başında 10 kişi durmaktan rahatsızdık, şimdi 25 kişi üstüste çıkıp iki metrekarelik masayı görmeye çalışıyor zavallı öğrenciler.
10 yıl önce 4500olan tıp fakültesi kontenjanları geçen yıl 13000civarındaydı!
80 küsür tane tıp fakültesi var ülkemizde! ingiltere’deki tıp fakültesi sayısı 32, bizden daha çok nüfusu olan almanya’daki tıp fakültesi sayısı ise 36. a.b.d. gibi büyük bir güç tıp fakültesi sayısında %10’luk bir artışı 20 yıllık süreçte yapabilmeyi planlıyorken, biz 20 yılda tıp fakültesi sayısını %200 artırmışız.
geçen gün birinci sınıf öğrencilerine mevcut kaç kişi diye sordum, yeminle 500dediler. bakın sadece birinci sınıf. ingilizce ve türkçe çoğu dersi ortak yapmak zorunda oldukları için sınıfa sığmıyorlar. yoklama alıyor mu hocalarınız, ne yapalım yoklama alayım mı diye sordum; "abi almayın isterseniz sonra herkes geliyor sığamıyoruz" dediler. vay babanın kemüğüne ya! sınıfın yarısı derslere gelmiyormuş da öyle sığıyorlarmış sınıfa. tıp fakültesini derse gelmeden kör topal düşe kala geçip doktor olup benim anamı babamı mı tedavi edecek şimdi bu çocuklar?
kıraathanede taş döşeyen adamların eline sopa, bıçak tutuşturarak ağır silahlı bir terör örgütüyle mücadale için göndermek ne ise bu durum da aynen budur. niteliği bir kenara bırakıp sayıyla kafayı bozmuş devlet yöneticileri bu kafayla devam ettiği sürece ilaç yazıp yollayan, ameliyat yapmaktan kaçınan, günü kurtaran hekimlerle dolacak ortalık. olan hem hizmet bekleyen insanlara, hem de yıllarını dirsek çürüterek geçirmiş zehir gibi genç beyinlere olacak.
ileride hasta olacak herkese geçmiş olsun. şansınız da bol olsun. ihtiyacınız olacak..
edit: ilk eklemeyi daha 20 dk. geçmeden yapmak zorunda kaldım. öncelikle anafikiri önemi tartışılamayacak kadar büyük olan bir konu hakkında yazdığım yazıda iki tane latince kelime kullandığım için "doktorum demenin alternatif yolları blmemne" başlıklarını hortlamaya başlamış bazı kompleksli tipler. hiç umrumda değil. kendi kendilerine kumda oynasınlar.
edit 2: tıp fakültesine 10 yıl önce girdiğimi söylememe takılanlar olmuş. 10 rakamı uydurmadır. deşifre olmazsam güzel olur diye yanlış sayı verdim. kapiş??
asıl üzüldüğüm; meslektaşlarımdan mesajlar gelmeye başladı; "doktorları kötü gösteriyorsunuz", "bunların konuşulacağı yerler sözlük değil" falan gibi. nerede konuşalım kardeş? tıp öğrencileri textbook'ları okumuyor diyorum, yalan mı? sınıf, ortam, hastane, hasta pratikleri yetersiz ve önem verilmiyor diyorum, yalan mı? 100 kişilik sınıfa sıra aralarına sandalye çektirerek 250 kişi sığdırmaya çalışıyorum diyorum, ortada acil ve çok büyük bir halk sağlığı problemi var diyorum, adamlar hala boynunda fular, bir elinde pipo, öbür eliyle top sakalıyla oynayan cihangir entelleri gibi yazdıklarıma eleştiri kastırıyorlar. cidden bravo..
edit 3: öğrenci kardeşlerimden çokça mesaj geliyor. canlarım, şu an o kadar üzgünüm ki, yeminle sizin adınıza çok üzülüyorum. siz de tusu kazanıp benim gibi geriye dönüp manzaraya tepeden bakan bir uzman olduğunuzda anlayacaksınız olayın tus kazanmak olmadığını. yaşadığımız ülkede acil servislerde uzmanlık alanıyla uzaktan yakından ilgisi olmadığı halde acil hasta baktırılıyor. doktor eksikliği, hasta fazlalığı nedenleri gösterilerek bir fizik tedavi uzmanına kalp krizi baktırılıyor, inme, gis kanaması baktırılıyor. yasal olarak da sorumlu tutulacaksınız, ben bilmiyorum diye birşey yok, benim uzmanlık alanım değil açıklaması sizi kurtarmayacak. bu nedenle; genel tababet bilmeden uzman doktor olmuşsun neye yarar? "pardonu olmayan" ilaçları dozlarıyla birlikte (adrenalin, atropin, haloperidol vs..) bilmiyorsan istediğin kadar uzman ol, yakarlar seni. o yüzden lütfen alınmayın, okuyun, okuyun !!
edit 4: pekala. şanı, şöhreti, ünü, tanınmışlığı olmayan sıradan bir vatandaş olan ben, büyük denilebilecek bir şehirden, takma isim ile bir sorunu paylaşarak bu kadar tepki yiyebiliyorsam; büyük şehirlerde, istanbul'da, ankara'da izmir'de vs. yaşayan siyasiler, sanatçılar, devlet erkanı kim bilir bir cümle kurduklarında arkalarından neler deniyor, ne küfürler ediliyor, ne haksız eleştiriler alıyorlardır kim bilir? adamların ne zor ne stresli hayatları varmış meğer? gerçekten de bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan insanlarla dolu bir ülkeymişiz, dibine kadar anlamış bulunmaktayım. ok, beni ikna ettiniz. herşey çogzel, herşey mikemmel..
Sık geçen başlıklar
ekşi itiraf
1352
ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı
822
beşiktaş
389
masterchef türkiye
285
erkek yazarlardan kadın yazarlara sorular
277
öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler
258
kemal kılıçdaroğlu
232
bitcoin
231
galatasaray
231
fatih terim
193
ali koç
173
fenerbahçe
168
anın fotoğrafı
166
şenol güneş
163
muharrem ince
161
bedelli askerlik
149
ekrem imamoğlu
148
game of thrones
146
ikinci el otomobil piyasası
144
pazar sabahı erken kalkmak için bir neden
143
survivor 2022 all-star
142
survivor 2017
130
survivor 2016
118
arda turan
110
arda güler
106
bu saatte hala uyumama sebebi
105
borsa istanbul
102
mauro icardi
99
survivor 2020 ünlüler-gönüllüler
99
gibi (dizi)
98
masterchef türkiye 2023 all-star
98
mario gomez
97
meral akşener
92
aykut kocaman
88
fernando muslera
82
cristiano ronaldo
77
survivor 2024 all-star
77
2016 turizm krizi
74
lionel messi
74
cumartesi sabahı erken kalkmak için bir neden
72
devlet bahçeli
72
fikret orman
72
mustafa kemal atatürk
71
robin van persie
71
vodafone arena
71
yaran inci sözlük entry'leri
70
radamel falcao garcia
69
şu anda çalan şarkı
68
burak yılmaz
66
rusya ukrayna savaşı
66
çaylak onay listesi
65
selahattin demirtaş
63
okan buruk
62
emlak balonu
60
kızılcık şerbeti (dizi)
58
sergen yalçın
58
survivor 2021 ünlüler-gönüllüler
58
ufak tefek cinayetler
58
erkeklerden kadınlara sorular
57
müge anlı ile tatlı sert
57
2016 ekonomik krizi
56
ersun yanal
56
şu an okunan kitap
56
masumlar apartmanı
55
ricardo quaresma
54
muhammed kerem aktürkoğlu
53
sinan oğan
53
vitor pereira
53
survivor 2018 all-star
51
vatanım sensin
50
oğuzhan özyakup
49
ozan tufan
49
ümit özdağ
49
üstteki yazarın nickinin düşündürdüğü
49
aziz yıldırım
48
cenk tosun
48
yaran facebook durum güncellemeleri
48
2018 ekonomik krizi
47
ismail kartal
47
neden sevgilin yok
47
altay bayındır
46
çağla tuğaltay cinayeti
44
donald trump
43
sabire meltem banko
43
suriyeli sığınmacılar
43
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı
42
kim milyoner olmak ister
42
vincent aboubakar
42
igor tudor
41
jorge jesus
41
mesut özil
41
behzat ç.
40
pfizer biontech covid-19 aşısı
40
yüzüklerin efendisi (dizi)
40
jan olde riekerink
39
#pınarürünleriboykot
38
beyaz futbol
38
cüneyt özdemir
38
nevşin mengü
38