Sık geçen başlıklar
kendisini en az 20 maç canlı seyretmiş bir gençlerbirliği taraftarı olarak, “açılın develer” diyerek eğrisiyle doğrusuyla yazalım. öhömm;

olumlu yönlerini sayarsak; tanışıp, sohbet etme imkanı bulmuş biri olarak söyleyeyim...karakter olarak son derece mütevazı bir insandır. sahada canını dişine takarak oynar. hava topu alır, servis yapmaya çalışır, pres yapar, ekmeğini taştan çıkarır. ayaklarını hızlandırdı ve dolasıyla skoru arttı.

ancak; teknik kapasitesi ve hızı sınırlıdır. her ne kadar kendini geliştirirse geliştirsin, ulaşabileceği max düzey, geçen sezon gösterdiği performanstır. yoğun markaj yiyeceği maçlarda, hava topları dışında gol atması zor. ayrıca çok duygusal biridir ki, kaçıracağı goller sonrası ”ayağının ayarını zigeyim” demeye başladığınızda(ki başlayacaksınız), daha da düşük performans göstermeye başlatacaktır. misal gençlerbirliği zamanında gerek maçlarda gerekse antremanlarda ümit özattan sürekli ana avrat küfür yemesi nedeniyle çöküş yaşayıp, “alt lige gideyim de kurtulayım” demiştir. bu açıdan tam olarak güiza vol ıı diyebiliriz. kaleye 1.5 metrede top ayağına geldiğinde ayaklanan arkadaşıma “kalkma boşuna” dediğimi hatırlıyorum. malumunuz, o gol de kaçmıştı. geçtiğimiz 2 aylık süreci bütün gençlerbirliği camiası olarak sessizce ve hayretle izledik diyebilirim(en nihayetinde adamın ekmeğiyle oynamaya gerek yok)*

özetle; en nihayetinde ters ayaklı bir forvet olarak, sezonu 10 gole yakın bitirir sanırım. ama transfer sezonunda 1 aydan fazla süre kafa zigilecek, 3.5 m artı 4 oyunculuk biri değildir(heleki taraftardan bu kadar fedakarlık istenen zamanlarda). öncelikle iyi insan olduğunu bildiğimden, inşallah bana bu entryi yedirir diyor ve kendisine başarılar diliyorum.