Sık geçen başlıklar

yeşilçam'da çocukluk travması yapan sahneler 4

ekşi'de gör
erol taş’ın bi filminde sardıkları ip dolayısıyla bebeğin eli kangren oluyordu. korkmuştum.

ekleme: bide tarkan’ın filminde bi zindana kapatıldığı sırada gözleri pörtlek ve üstünde çıkıntılı şeylerin olduğu bir zırh giyen yaratığımsı şey de travma yaşatmıştı.
tam bir travma sayılmaz ama türkan şoray'ın küçük bir çocukla evlendirildiği film vardı. (bkz: sultan gelin) çocukluktan büyüklüğe geçişi şöyle bir sahneyle vermişlerdi: türkan şoray çocuğa sıcak bir çay içiriyor yatağa yatırıp üstünü örtüyordu. çocuk büyümüş olarak uyanıyordu.
beş altı yaşlarındayım bir akşam vakti bizimkilerle otururken sıcak çayı içip yatağa doğru koştum. sabah uyandığımda büyümüş olacağımı düşünüyordum. hatta bizimkiler beni görünce şaşıracaktı. heyecanlıydım. sabah olunca aynadan kontrol ettim gel gör ki aynıydım.
o gün bu gündür ekranda perdede gördüklerime pek inanmam.

edit: imla
süt kardeşler filminde gulyabani'nin salına salına geldiği an. ben başka hiç bir şeyden o kadar korkmadım amk.