Sık geçen başlıklar

yazılım sektöründe mühendislik mezuniyeti şartı 2

ekşi'de gör
"yazılımda çok para var" diye ezberden bilgisayar mühendisliği yazdırılan gencoların isyanı. bir işveren olarak izah edeyim.

yabancı üniversitelerin yapısına baksanız, türkiye'de bilgisayar mühendisliği denen garabet bölümün 2000'lerin işletme bölümü vizyonsuzluğunda olduğunu kavrarsınız.

abd'de lise mezunu ev hanımlarının yaptığı "wordpress developer" gibi işler için türkiye'de mühendisler birbirini eziyor. niye?
sorunun sebeplerini aşağıda yazdım.

araya şunu koyalım. konuyu hakkıyla incelemek isteyen şu yazıya da baksın:
https://www.wired.com/…-is-the-new-blue-collar-job/

bu iddianın ne kadar boş olduğunu amerika'dan bir örnekle anlatalım:
https://learntocodewith.me/

devam edelim biz. türkiye'nin bu kadar mühendis istihdam edebilecek büyüklükte bilgisayar ve yazılım sektörü yok.

o yüzden front-end developer için bile mühendis istihdam edelim istiyor mühendisler:d
verimlilik: 0.
bunu diyen bir de mühendis olacak.

1990 model fakültelerden çıka çıka bu kafa çıkıyor işte.
bunlara kalsa "yazılım mühendisliği" bölümü bile gereksizdi.
ben çok bilgisayar mühendisi duydum yazılım mühendisliği ilk açıldığında
"ya donanım bilmeyen adam yazılımcı mı olacak" diyen.

çalıştığı sektörün geçmişinden, şu anki durumundan, geleceğinden o kadar habersiz mühendisimiz varmış ki. aşağıda madde madde anlatalım.

-yazılımda mühendislik gerektiren işler var. gerek olmayan işler var.

-bir yazılım projesinin her aşamasında "mühendis" çalışsın diyen mühendisliği anlamamıştır. verimlilik bir mühendisin en büyük sınavıdır oysa.

-örnek: bir inşaatta 2-3 mühendis çalışır, 20 tane usta çalışır. bir fabrikanın 20 tane mühedisi 200 tane teknik elemanı olur. her vidayı mühendise sıktırırsan ya batarsın,
ya bir çamaşır makinesini 100bin tl'ye satmak zorunda kalırsın.

-sorun şurada başlıyor. abd ve avrupa ciddi bir yazılım ve bilgisayar endüstrisine sahip. o yüzden 90'ların sonunda her genci yazılıma yönlendirdi sektör açığı olmasın diye.

-türkiye de gaza geldi. ama sorun şu. türkiye'nin o kadar büyük bir bilgisayar ve yazılım sektörü yok. bilgisayar ve büyük yazılımları ithal ediyoruz. üreten çok az.

-bak bilişim derneği türkiye'nin en iyi teknoloji firmalarını seçmiş. firma bulamadıkları için teknosa'ya falan ödül veriyorlar. listedeki firmaların yarısı yabancı, yarısı ithalatçı. yazılım ya da teknoloji geliştiren 3-5 şirket var.
https://www.bilisimdergisi.org.tr/…i-aciklandi.html

-düşün ülkenin en büyük yazılım firmaları diye geçen 3-5 firma var. onlar da muhasebe erp programları ya da e-ticaret modülleri yapıyor sadece.

-birkaç tane de aselsan, netaş, togg gibi donanım da üreten firman var. buraya kadar olan kısımları bir kenara at şimdi bekle. başka bir konuya geçiyoruz.

-"yazılımcı" ihtiyacı 1960'larda belirmeye başladı. bu dönemde direkt donanım programlıyordun. bilgisayar programcılığı oldukça "low-level" düzeydeydi. bu da ciddi manada mühendislik altyapısı istiyordu.

-teknoloji ilerledikçe yazılım teknolojileri de ilerledi. mühendisler her seferinde amerika'yı baştan keşfetmemek için birçok konuyu otomasyonlarla, derleyicilerle, kütüphanelerle çözmeye başladı. bugün birçok işlemi donanıma dokunmadan yapabiliyorsun bilgisayarda.

-şöyle düşün. 90'larda ve 2000'lerde bir e-ticaret sitesinin her şeyini sıfırdan yazman gerekiyordu ve aylar sürüyordu. basit bir butik için bile yaptığın sitede durum buydu. bunu da ciddi mühendislik gerektiren süreçlerle yapıyordun.

-bugün teknolojiye biraz meraklı temel düzeyde html, css ve javascript bilen birisi birkaç kütüphane, framework ya da shopify gibi bir altyapı üzerinden 10-15 gün içinde çalışır bir sistem kurabiliyor.

-eskiden basit bir ön muhasebe yazılımı için aylarca çalışman gerekiyordu. ciddi mühendislik isteyen bir süreçti bu.

-şimdi biraz kafası çalışan teknolojiye meraklı bir finansı 15 günde bubble.io gibi bir platform üzerinden küçük bir şirketin kullanabileceği düzeyde ön muhasebe programı yapabilir.

-teknoloji ilerledikçe birçok iş kolaylaşıyor. kolaylaşmak zorunda.

-çünkü sektör büyüyor. ihtiyaçlar artıyor. her küçük şeyi sıfırdan aylarca tasarlayamazsın.

-90'larda bir yazılım firmasına "haber sitesi yapacağız, içerik yönetimi panel kuracağız" desen ellerini ovuştururdu. büyük işti bu. kim bilir kaç "software engineer" çalıştıracak adam.

-şimdi dünyanın en büyük haber siteleri bile wordpress kullanıyor. birkaç "teknik eleman" ile koca siteyi döndürüyor.

-görüyorsun, eskiden mühendislik isteyen işler artık mühendislik eğitimi almamış insanların yapabileceği hale gelmiş. bunlar için mühendis istihdam etmen manasız. bunlar artık "maintenance" işler. teknik elemanlar yürütüyor.

-tersine mühendislik yapalım soruyu tersten soralım:) bir mühendis neden mühendislik altyapısı gerektirmeyen işler yapmak ister ki?

-şimdi türkiye gerçeği'ne geri dönelim. çünkü başka çaresi yoktur da ondan.

-bir bilgisayar mühendisi türkiye'de ne yapabilir? aselsan vb bir şirkete girebilmeyi başardı başardı. aksi durumda işi zor. seçenekleri yazalım.

-ya bankalarda maintenance işler yapacak. ya e-ticaret sitelerinde çalışacak. ya logo gibi firmalarda erp muhasebe programları yazacak. ya beyaz eşya firmalarında yurtdışından gelen donanımlara, yurtdışından gelen yazılımları entegre edecek. merakı varsa oyun sektörüne girecek. hyper casual oyun yapacak.

-bunları da yapamıyorsa piyasada zibil gibi kaynayan "web tasarım/app geliştirme" sektöründe kobilere web sitesi, b2b satış platformu, sipariş uygulaması vb geliştirecek. ne kadar mühendislik bir iş:) aynı scripti logoyu değiştire değiştire değiştire 100 farklı firmaya uyarlıyorsun.

-bak mühendisliğe ihtiyaç yok mu? var. boeing'in otomatik pilotunu tasarlarken var mesela. tesla'nın otonom sürüşünde var. shopify gibi bir platform geliştiriyorsan var.
ne bileyim nvidia'da yeni chip geliştiriyorsan bilgisayar mühendisliğine ihityacın var. tıbbi teşhis uygulamaları yapıyorsan var. ama bunlar türkiye'de yok işte:d

-o yüzden bu kadar mühendise ihtiyaç yok. mühendis mühendislik yapabileceği bir alan bulamadığı için, teknik elemanların işlerine yöneliyor. bu sefer de oradaki rekabet azalsın istiyor.

-teknoloji ilerledikçe birçok teknoloji işi daha da kolay hale gelecek. şöyle düşün 1960'larda asansörleri kullanmak için adam çalışıyordu. şimdi çalışmıyor.

-abd'de lise öğrencisi veletler bubble.io gibi platformlarda drag&drop yaparak erp ve crm sistemleri yapıp kobilere satıyorlar artık. türkiye'de tek işi crm yazılımı olan şirket borsa'da işlem görüyor. ülkenin vizyonsuzluğunu buradan görün.

-daha acısını söyleyeyim. türkiye'de bilgisayar tuşuna basılan her işe bilgisayar mühendisliği diploması istiyorlar. çünkü kimse teknolojiyi tanımıyor.

-dünyada bilgisayar bilimleri artık tek başına bir fakülte. computer science altında yazılım mühendisliği var, yapay zeka var, siber güvenlik var. ağ teknolojileri bölümleri var. tasarım fakülteleriyle ortaklaşa hazırlanan "human-computer interactions" gibi ux temelli bölümler var. bunların yanında bu alanlarda çalışacak mühendis olmayan ama teknik işleri yürütecek insanları yetiştirecek teknik okullar var. programcılık, web geliştirme, internet yayıncılığı gibi. proje yöneticiliği vs. bunlar da bu sektörün önemli alanları.

-türkiye'de bunların hepsi "bilgisayar mühendisliği" altında. hatta ux falan gibi yeni yeni ortaya çıkan konulardan haberi bile yok çoğunun. olanlar da "önemsemiyor". adam ux'i bile bilgisayar mühendisi'ne yaptırtmaya çalışıyor. ondan sonra babaannem instagram'ı 2 dk içinde öğrenirken, yurdum mühendisinin şahane "ux tasarımıyla" hazırlanan banka uygulamasından para göndermeyi yıllardır öğrenemiyor.

-bu tipler o kadar ama o kadar bağnaz ki... c++ başlığına girip ne demek istediğimi anlayabilirsiniz. sonra bir de pyhton başlığına bakın neler yazılıyor. tam pekişsin arkadaşların bağnazlığı.

-türkiye'de yazılım konusunda eğilim hala "overengineering" üzerine. eğitiminde bile, en temelden, en komplike seviyelerden başlatmak üzerine.

-dünyada trend şu. bu iş çok komplike. o yüzden işine yarayacak olanı bil yeter. herkes bildiği kısmını yapınca zaten ortak bir proje çıkıyor.

-bak mesela https://coolors.co/ diye bir uygulama var. türkiye'deki çoğu yazılım firmasından daha çok kazanıyor olabilir:d bunu yapan adam dümdüz bir tasarımcı. sırf merak ettiği kadarını öğrenmiş ve tasarlamış. türkiye'deki vizyonla bunu yapamazsın. çünkü bu adamın yazılıma fortran ile başlaması gerekiyordu:d

-teknoloji geliştikçe ucuzluyor, kullanması kolaylaşıyor. çin'de lise öğrencileri yörüngeye uydu oturtuyor. siz neyi tartışıyorsunuz:)
https://www.youtube.com/watch?v=-vve_pklbv4
abd'de üniversite kulüpleri yörüngeye roket yolluyor. 60'larda nasa'nın 100'lerce mühendisle yapabildiği işi, bugün 3-5 tane öğrenci yapabiliyor.
(bkz: kümülatif bilgi)

-yazılım işleri de bu yüzden massleşiyor. daha da massleşecek. bugün mühendisin yaptığı işlerin bir bölümünü yarın mühendis olmayan insanlar yapacak. her sektörde bu böyledir. temel mühendislik işleri dışında kalan her şey massleşir.

-son olarak para kazanma becerisi ve eğitim bambaşka konular. oraya da sonra gireriz. ama fikir > diploma.

bu saçma iddiayı çürüten onlarca örnek için:
https://learntocodewith.me/
4 sene okulunu okuyup, akademik ortamda gelişip her türlü imkana sahip olup da evinde oturup video izleyenlere fark atamayanların ağlama duvarı.

gelsin gelmesin benlik problem yok da, bunun tartışılmaması gerekir.

ortopedi uzmanlarının kırıkçı çıkıkçı yasaklansın diye ağladıklarını duyuyor musunuz? ha bunu diyorlarsa da insanların sağlığı, iyiliği için söylüyorlar. (bir de bunların dağıttıklarını toparlamak için daha fazla uğraşılması gerektiğinden rahatsız olabilirler en fazla.)

ben öğrensem, evde kendime kadar kod yazsam polis kapıma mı dayansın "sen niye diplomalı birine para kazandırmadın" diye? özel sektör için yapılan işler de aynı sınıfta. patron da biliyor o adamın diploması olmadığını, işi görülüyorsa sıkıntı yok onun için. bu ikisi arasındaki sınırı nereye, nasıl ve neye dayanarak çizeceğiz?