bu kepazeliği teknik olarak tartışmaya çalışmanın lüzumu yok, kendisine hukukçu diyen hiç kimse de tartışmamalı. anayasanın 153. maddesi açıktır, yoruma müsait bir durumu da yoktur: "anayasa mahkemesi kararları resmî gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." yargıtay da bunlardan biridir, bu açıdan diğer mahkemelerden veya idari makamlardan hiçbir farkı yoktur.
yani bir başka deyişle, aym'nin kararını veya statüsünü sorgulamak, yargıtay'ın haddine değildir. ve bu hadsizlik, bütün topluma karşı yapılmış bir hakarettir.
aihm kararlarının tanınmamasıyla başlayan bütün bu sürecin arkasındaki ilk isimlerden biri olan cumhurbaşkanı hukuk başdanışmanı mehmet uçum'un "milli yargı-gayrimilli yargı" şeklindeki ayrımı da, ileride bir gün mevcut rejimin karakterini analiz ederken alman nazizmi ve italyan faşizmi ile mukayeseli çalışma yapmak isteyenlere ışık tutacak nitelikte.
hitler de halk mahkemesi kurmuştu. mahkeme başyargıcı roland freisler göreve geldiği zaman hitler’e mektup yazmış: "führer’im; halk mahkemeleri bir karar verirken, siz olsaydınız nasıl karar vereceğinize inanıyorsa, o yönde bir karar verecektir."
hukukun yerlisi millisi olmaz. başına "milli" getirilen bir hukuk, olsa olsa bütün bir toplumu insan aklının evrensel ilkeler oluşturabilme kapasitesinden mahrum bırakmaya, mantık ve muhakeme ilkelerinden koparmaya hizmet eder. bu kopuşun sonu da hiçbir zaman hayırlı bir yere varmaz.
kısacası hepimizin, bütün bir toplumun aklına, mantığına, muhakeme yetisine küfretmeye devam ediyorlar. ve bu hakaretleri sineye çeken bir toplum zillet içinde yaşamaya mahkumdur.
10.11.2023 · 2. sıra
maarri
09.11.2023 00:45