Sık geçen başlıklar

yalnız yaşayanların günlük yemek sorunu 2

ekşi'de gör
64 yaşımdayım, 3 yıldır yalnız yaşıyorum...

çalışma hayatında telefon rehberimde yüzlerce arkadaşın adın varken 64 yaşındaki yalnız adamın kadim dostlarından birkaç kişi hariç etrafı tamamen boşalır. bu hayatın gerçeğidir. evli evine köylü köyüne gitmiştir.
parkta güvercin beslerken çevrede oturan emekli insanlarla, anılarımızı birbirimize anlatır dururuz. çenemiz kolay kolay yorulmaz. çünkü yalnızız, insana ihtiyacımız var sonuçta...

ben yaştaki yalnız insanın oturup evinde bir tencere kuru fasulye pişirecek hali yok. fast food alışkanlığım yok. kırk yılın başı bir hamburger yerim. zaten bu sefil emekli maaşı ile dışarıda yemek yiyebilme lüksümüz kalmadı.

kolay ve çabuk hazırlanan gıdaları tercih ederim. böylesi enerjisi düşmüş benim gibi yalnız yaşayan insanlar için daha uygun olduğunu düşünüyorum.

alış veriş listem; içinde 6 tane küçük mangal sucuk, beyaz peynir, 200 g kadar eski kaşar, 15 tane large boy yumurta, zeytin, bal, süzme ağırlığı 50x4 olan ton balığı, 1 litre yarım yağlı süt, 1 litre meyve suyu, 1 litre kola (nadir içerim, bulusun), 1 paket spagetti makarna, hazır köfte ve bunların eşdeğeri bazı yiyecek içecek...

tere eksik etmem. meyveyi tane olarak alırım. domatesi salatalığı da öyle... çünkü bunlar çabuk bozulabilen gıdalar.

akşamları 1 kadeh şarap içmeyi severim. 1 kadeh limitimdir. şarabı ton balığı ve spagetti yerken eksik etmem. menüde bunlar yoksa eski kaşarı küçük dilimlerim ve şarapla içerim.

kahvaltı: 1 yumurta, 1 salatalık, 1 domates, 1 salatalık, 4 zeytin, kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir, bal... yumurtayı bazen rafadan bazen de yağda pişiririm. bitti... sabah kahvaltım bu...

öğle yemeği: sabah kahvaltıyı 10.30 gibi yaptığımdan öğle yemeğini pas geçerim. bu arada simit ve çay ile midemin açlık şikayetini sustururum.

akşam yemeği: genellikle rutinim şunlarıdır. yarım ekmek arası 50 g ton balığı, içine tere... yanında 1 kadeh şarap...
ya da yarım ekmek arası birkaç köfte... içine kıl biber koyarım. biberi köfteyle pişiririm. güzel oluyor. yanında 1 kadeh şarap...
ya da üşenmeyip spagetti yaparım, 1 kadeh şarapla güzel olur.

kışın portakal, yazın karpuz, kavun mutlaka alırım. 1 bardak portakal suyu iyidir. c vitamini şart. hoşuma giden ucuza çeşitli meyvelerden tane hesabı alırım. meyve suyunu yazın balkonda serinlerken 1 bardak içerim.

sabah ve akşam mutlaka birer bardak poşet çay yaparım.

gece yatmadan önce 1 bardak süt iyi olur.

nerede ne ucuz bilirim. başka işim yok çünkü... fiyatları mutlaka takip ederim. son kullanma tarihlerine bakarım. ucuz gıda buldum mu hemen üzerine atlarım ama kaliteli olmak şartıyla... maalesef şarapta böyle bir seçim yapamam, en ucuzu...

sigara kullandığımdan yemek sonrası içmek keyiflidir. 46 senedir sigara içerim. eskimeyen kadim dostum benim... yalnız hayatımın yol arkadaşı benim için... birlikte mezara girip ayrılacağız. seni seviyorum dostum, hep sevdim... (böyle söylediğim için üzgünüm ama benim hayatım bu... gençlere tavsiyem asla sigara içmeyin, denemeyin, tadını bile bilmeyin. bi adama beddua edecekseniz sigara iç deyin, sürünür durur benim gibi...)

elbette ufak tefek lüksler oluyor arada bi, benim gibi yaşlı bir emekli için... ama sefil maaş ile gıda seçimi yapma lüksümüz de yok...

abur cuburdan pek haz etmem. kraker tercih ederim.

yaniii... düşünüyorum, aklıma gelenler bunlar... çabuk hazırlanan ve sofrası toparlanan işler bunlar. kitaplarla iyi arkadaşızdır, yalnızlığımı unuturum. araştırma yapmayı çok severim, çünkü işim buydu. kanıtların peşine mutlaka düşerim. hata yapabilirim ama yapmamaya da özen gösteririm. öne sürdüğüm savda cehaletim olmuşsa utanırım. gün boyu düşünür dururum bunu, bu sebeple dikkat ederim. yalan söylemem, çünkü doğruyu söyleyen daha önce ne söylediğini kolaylıkla ifade eder. yalancı "acaba bu adama hangi yalanı kıvırmıştım, neydi?", diye düşünür durur. yapmayın... insanları kandıran kendini de kandırmış olur, böyle biri olmayın... şu söyleyeceğimi asla unutmayın!.. dürüstlük pahalı bir mülktür, ucuz insanlarda bulunmaz...

hülasa; aklıma gelenler bunlar. herkesin seçimi ve yaşam tarzı, hayata bakışı, bilgi düzeyi farklıdır. önemli olan iyi insan olabilmek, faydalı işler yapmak, canlılara merhamet etmektir. gerisi çok da önemli değil.

yazım uzadıkça uzamış... okuma zahmetine girenlere teşekkür ederim, sıktıysam özür de dilerim. yaşlılık işte, bazen böyle çenem düşüyor yalnızlıktan...

edit: imla ve ufak tefek ilaveler...
aniden gelen bugün sağlıklı besleneyim hissi, malzemeleri toplama, yemeği yaparken doyma, yemeğin yarısının kalması, çokça bulaşık, bol yorgunluk ve bir daha evde yemek yapmayacağım hissi ile kapanış