dürülü bükülü halı. genelde yıkatılıp öyle bekletilir ki misafir geleceği zaman hemen tertemiz serilsin günlük halının üzerine. ve bir aydır, bu yaşlı evlerinin demirbaşı aklıma geldikçe gözlerim sulanıyor.
bir ay kadar önce sevgilimin babaannesinin kız kardeşi vefat etti, neredeyse 90 yaşındaydı. taziyeye gittik. evini ilk kez görüyorum. oturacak yer var diye bir odaya girdik. odada tam böyle dürülü bükülü halılar. yanında da bir dikiş makinesi. anneanneminkinden. bütün yaşlı kadın evleri mi birbirine benzer? anneannemi hâlâ boğazıma yumru oturmadan düşünemiyorum ben, bir de böyle cenaze evi olunca, haydi ben bir kötü olayım, gözlerim bir dolsun… hıçkıra hıçkıra ağlayacağım, hayır ağlayamıyorum da, “yahu sen ne alaka?” derler, kadını ömrümde beş kere görmemişim, nezaketen oradayım. sevgilim “hay allah, hiç düşünemedim kötü olacağını, getirmemeliydim seni” derken, bir vesile kenara kaçtık, azıcık ağladım, kendime geldim.
ama bir aydır o dikiş makinesinin yanındaki dürülü bükülü halıların görüntüsü gözümün önünden gitmiyor. bir halıya bakıp ağlayacağımı hiç düşünmezdim…
16.07.2022 · 41. sıra
polly jean
15.07.2022 00:05