Sık geçen başlıklar

yılbaşında 4 günlük sokağa çıkma yasağı iddiası 1

ekşi'de gör
başlıktaki entrylere bakınca diyorum ki bu ülkenin eğitimine anaokulundan itibaren sosyoloji dersi sokmak lazım.

şimdi sevgili suserlar, doğal ve haklı kaygılarınızla tepkiler veriyorsunuz, bu gayet anlaşılır ama biraz akplilik yapıp büyük resme bakmanız lazım böyle konularda.

devletin 'çalışın da öleceksiniz ölün, gezme tozma yok, sadece çalışacaksınız' tavrını takınarak uyduruk uyduruk tedbir kararları aldığı bir ülkede insanlara özel günleri kutlamayacaksınız derseniz birileri de çıkar size 'ya siktirtme virüsünü' der.

salgına dair gerçek rakamları bile istanbul belediye başkanının sıkıştırmasıyla yeni yeni öğrenir gibi olduk. toplum, toplumu ilgilendiren olayları devletin ciddiye aldığı seviyede ciddiye alır. bunu bi netleştirelim.

sen şimdi bana işe gitmek serbest ama sokakta yürümek yasak çünkü virüs diye saçma bir şey söylersen, ben o virüsü ciddiye almam. ne zamana kadar? kendi canım yanana kadar. bu çok normal.

şimdi bu konuda ne diyorsun? yılbaşı kutlamak yasak. ama ben şunu çok iyi biliyorum ki 10 ocak bir dini bayram olsa bayram namazı yasak olmayacak. çünkü sev devletlik yapmıyorsun, siyasi davranıyorsun. ben de diyorum ki devlet ciddi bir kurumdur, demek ki bu yasaklar esnetilebiliyor.

dolayısıyla, 30 aralık günü otobüse binip işe gidebiliyorsam, iş yerinde 6 7 8 artık neyse saat çalışıp yine otobüse minibüse binip eve dönebiliyorsam, camiye gidip namaz kılabiliyorsam ve bunların hepsini tanımadığım insanların arasında yapabiliyorsam, e tanıdığım, güvendiğim insanlarla bir araya gelip eğlenedebilirim.

yani sen devlet olarak kuralları işine geldiği gibi esnetilebiliyorsan ben de kendim işime geldiği gibi esnetilmesini isterim.

dediğim gibi akplilik yapın, resme daha büyük noktadan bakın.