Sık geçen başlıklar

varoluş acısını dindirmenin yolları 3

ekşi'de gör
yaşamayı çok abartmayıp, ölmekten çok korkmamak.

neticede şunun şurasında şu dünyada birkaç zaman geçirip başka bi boyuta geçeceğiz. tıpkı bir süre önce başka, bilmediğimiz bir boyuttan geldiğimiz gibi. onun için çok da şaapmaya gerek yok. günlerini güzel, keyifle geçir yeter.

yaşamayı abartma, ölmekten korkma.
aşağıdakileri eksiksiz yaparsanız rahatlarsınız.

- doğa/yaban hayatı yaşamaya başlayın
- yemeklerinizi kendiniz yapın.
- tv, internet falan açmayın/kullanmayın. çok merak ederseniz radyo.
- müzik kutusu kullanabilirsiniz.
- tavuk, kedi köpek besleyin (illa evin içine almanıza gerek yok)
- kendinize yetecek kadarki basit şeyleri ekmeniz sizi çok rahatlatacak. (domates, biber, salatalık, marul, roka, maydanoz)

şimdi özetleyelim. bu tarz problemleri yalnız kalınca ve insanlardan uzaklaşınca çözeriz. aslında çok basit bir mantıkla çalıştığımızı, doğduktan sonra yaşam ile ölümümüz arasındaki
sürede misyonumuzu çok da büyütmememizi anlatır bize doğa. çoğu zaman da inandırır.
tüm varlığını alıp, kendini doğaya adamak. adeta bir tarzan gibi yaşamak.

bizden önceki tüm nesiller savaşlar verdi, öldüler, sakal kaldılar. yokluk çektiler, açlıktan, hastalıktan öldüler. dünya düzeni kapitalistleşince artık savaşacak sınır ve bayraklar kalmadı, herkesin savaşı bireysel zenginlik hırsı ve tüketim. bu da bizi en tehlikeli savaşın içine attı. insanın kendiyle verdiği savaş.

doğanın parçası olduğumuzu kabullenmeyip asfalt ve betondan şehirler yarattık. parçamız olan yeşili şehir süslemesine çevirdik. bu yüzden kendi kafeslerini üreten hayvanlarız ve bu kafes yıkılmadan özgür ve tamamlanmış hissetmek zor. kendi ellerimizle ürettiğimiz yok edici bir robotun, milyarlarca parçasından biriyiz, işlevselliğimiz sürene kadar kullanılıyoruz ve tamirci ölüm arızalı parçaları değiştiriyor.

her şeyi yıkmamız lazım ve insan olmanın değerini görmemiz lazım. öfke ve kinle birbirini katleden canlılarız, hangimiz kızdığımızda elimizdeki parayı, evimizi yada arabamızı yakıyoruz. kızdığımızda başkasına zarar veriyoruz demek ki insan bilinci egolarının kuklası. ben merkezli olmaktan kaçıp doğa ananın kollarında anadan üryan sevişmek lazım.