dün bir takım sebeplerden 07:00 - 13:50 arası çay içemedim, ki bu benim için gerçek ohaldir. normalde o saate kadar 6-7 bardak çay içmiş olurum. çaysızlıktan kaşım gözüm seğirerek inner silence ve drew'la buluşmak için vapura yetişmek üzere gümüşsuyu'ndan beşiktaş'a depar attım, kanım çekiliyor başım ağrıyordu, ta ki 14:15 vapurunda o ulvi sesi duyana kadar:
"sıcak taze çay 1 lira, taze çay 1 lira, var mı çay içen?"
olmaz mı be, olmaz mı! 1 lirayı uzatıp çayı alırken abartmıyorum mutluluktan ağlayacaktım. bi de lezzetliydi ki, salata'ya 30 tl istenen mekanlarda bile kesin pistir diye tabak çanak inceleyen bir obsesif olduğum aklıma gelecek gibi olsa da bu düşünceye hemen "defol git tükürürüm sana" dedim. o çay bana dünyanın en lezzetli çayıydı dün, içtim de titremem geçti.
13.10.2016 · 44. sıra
isolde
16:51 ~ 17:09