Sık geçen başlıklar

tff'nin playoff sistemine geçmek istemesi 2

ekşi'de gör
(bkz: 21 kasım 2016 tsl ve 1. lig yayın hakları ihalesi)
(bkz: 8 temmuz 2020 tff yabancı kuralı)
(bkz: 17 kasım 2020 tff ile beinsports'un anlaşması)
(bkz: 15 ağustos 2021 tff ile beinsports'un anlaşması)
(bkz: 2022 süper lig yayın ihalesi/@poti)

üstte konuyu takip etmiş ve sözlükle paylaşmış bir yazar olarak bugün tff başkanı mehmet büyükekşi’nin verdiği ''yayın geliri 120 milyon dolardan 90 milyona düştü. derdimiz marka değerini yükseltmek. bu, 'play-off'la mı olur başka şekilde mi olur bilmiyorum. kulüplerle birlikte karar vereceğiz” demecinin ne kadar haksız olduğunu vurgulamak isterim.

eğer problem sadece yayın hakları ücreti ise 2016’da itibaren tff kurumu, gençlik ve spor bakanlığı, süperlig kulüpler birliği hatalıdır.net.

“serdar ali çelikler‘in ilgili yazısından;
• 2016 yayın ihalesi "500 milyon dolar" bedelle yayıncı tarafından alındı..

• 2017 yılı 465 milyon dolara indirdi ücreti.

• 2019'da yine ağlayıp indirim istediler 388 milyon dolar oldu fiyat.

• geçen sene o da yetmiyor 337 milyon dolara indiriyorlar.

• toplamda 564 milyon dolar indirimin hepsinde tff, "emredersiniz" diye başını salladı. göksel gümüşdağ da kulüpleri idare etti.

• bu süreçte asıl felaket, teminat mektubunun geri iade edilmesiydi. yayıncı yan çizmesin diye alınan 150 milyon dolarlık teminat mektubu, beın'in tak diye emretmesi tff'nin şak diye uygulamasıyla iade edildi. normal şartlarda görevi kötüye kullanma olarak değerlendirilecek bu uygulama sonrası beın, iyice şımarıklaştı.”
kaynak

“"2017'de dolar kurunu da 3.26-3.36 arasında sabitlemişti. geçen yılın ağustos başındaysa yayın ihalesi bedelinde 90 milyon dolarlık bir indirim yapılırken, dolar kuru da bu kez 5.80'e sabitlendi.

halihazırda 410 milyon dolar olan yıllık yayın gelirinde yüzde 30'luk bir indirim daha olursa kulüpler 123 milyon dolar daha kaybedecek. bu da yıllık yayın ihalesi tutarının 287 milyon dolara gerilemesi demek."

tüm bunlara kim evet dedi?
a) taraftar
b) spor yazarları
c) aziz yıldırım
d) tff, süper lig, akp

seçim sizin, yalnız şunu unutmayın rıdvan dilmen konuşuyorsa bilin ki akp onay vermiş!
ankete bakarsanız tamamen manpüle edilmiş sorulardan oluştuğunu göreceksiniz. play-off gibi ucube ve saçma bir sistemi getirmek için burada bulunan sorulara verilen yanıtlar sizi mecburen bu sistemi istemişsiniz gibi göstermeyi hedefliyor.

örnek 1:

+ ligin zirvesi için rekabetin son ana kadar gitmesi senin için ne kadar önemli?
- yani olsa güzel olur tabii, neden olmasın.
+ o zaman play-off sistemi istiyorsun sen :)

örnek 2:

+ ligin kalitesinin artması sizin için ne kadar önemli?
- tabii ki çok önemli sayın dallama.
+ hmmmm o zaman sen play-off sistemi istiyorsun.

örnek 3:

+ en iyi takımlar birbirine karşı daha fazla maç yapsın ister misin?
- olabilir aslında ama ne alaka şimdi
+ o zaman sen play-off istiyorsun :)

örnek 4:

+ izlediğin maçın sonunda bir takımın kupa kazanması ihtimali ne kadar iyi olur sence? 1 çok iyi 5 çok kötü
- yani olabilir tabii ama işte türkiye kupası falan var onun için.
+ yok yok, ligi play-offa çevirelim biz daha iyi olur.

ayrıca bu soru oksimoron bir sorudur. lig usulünde de oynansa kupa usulü de oynansa kazanan takımın kupa aldığı maçlar olmuştur. ligimizde birçok örneği de vardır.

saçma sapan başka bir soru:

+genç türk oyuncuların kendilerini daha çok geliştirebilecekleri maçlar oynaması sizin için ne kadar önemli? 1 çok önemli 5 çok önemsiz.

yani bu soruya hayır ya da çok önemsiz diyecek kim var allah aşkına? neye varmaya çalışıyorsun bu soruyu sorarak?

manipülatif sorulardan bir başkası:

+ küme düşme play-off'ları için tercih ettiğiniz takım sayısı nedir?

ya ben küme düşme play-offu istemiyorum ki. önce bi o soruyu sorsana bana. evet dersem otomatik olarka bu soru açılsın.

saçmalıklar bununla da bitmiyor. ilerleyen sorularda bir takım lig+kupa kaç maç oynamalıdır diyor. yani şimdi bence lig dediğin 18 takımdan oluşur.* bir takım da 34 maç yapmalıdır. ama sen kupa+lig dersen, gönül ister ki benim takımım kupada yapabildiği kadar fazla maç yapsın. bu yüzden de 44 maç oynasın isterim. ama sen benim buraya yazdığım 44 maçlık isteğimi, "aaa bak 44 maç oynansın istiyorsun, demek ki fazla maç istiyorsun sen. o yüzden ligin sonuna bir play-off ekleyelim, sen mutlu ol." gibi alakasız bir yere de çekebilirsin. mevzuya avrupa kupalarında mücadele eden takım taraftarlarının yaşayacağı kafa karışıklığını eklemiyorum bile.

sonrasında da en az ve en fazla kaç maç yapılmalıdır, lig ne zaman başlayıp ne zaman bitmelidir gibi saçma sapan sorular koymuşlar.

özetle, tff'nin "ben yaptım oldu" kararlarından birisi geliyor yine. bu defa milyon eurolar bayılıp bi şirketle anlaşmışlar. anket yaparak demokrat görünelim diye de tavsiye almışlar sanırım. hayır her şeyiyle ortada olan bir sistem için* niye yabancı bir firmaya bu kadar para bayılırsın onu da anlamıyorum ama neyse, zaten taraftarın malı deniz, yemeyen keriz.

biz bu işe karşıyız. sistem değişikliğinizi de, hakemlerinizi de, kuntzunuzu da hamitinizi de alıp türk futbolunun yakasından düşün.

edit: çeşitli yazım hataları ve imla kuralları.

----------------

edit 2:

entry büyük ihimtal yarın debeye falan girer. girmese de gündemde kalacak gibi duruyor. hazır yakalamışken birkaç şey eklemek istiyorum.

başlık altında bu kararın başka takıma yarayacağını iddia eden 3 büyük takım taraftarlarının tartışmasını görüyorum. arkadaşlar, saçmalamayın. bunların amacı ceplerine daha çok para indirmek. ne taraftarı, ne takımları ne lig kalitesini düşünüyorlar. özellikle bu sene 3 büyük takım taraftarlarının hepssi akp'li dayılar gibiler. herkes kendilerine kompo kurulduğunu düşünüyor. hepsi herkesin kendilerine karşı olduğunu falan düşünüyor. hayır arkadaşlar. kimseye özel komplo kurulmuyor, bu adamlar be-ce-rik-siz. iş bilmez, yönetimden anlamaz, sürekli birilerinn baskısı altında ezilen, sorumluluk almayı geç emir almadan adım bile atamayan insanlar yönetiyorlar şu anda türk futbolunu. ortadaki kaosun nedeni de bu.

yıllardır tff'nin başına seçilen değil atanan birileri geliyor. tff başkanlığına en son ne zaman çok adayla gidildi, en son ne zaman birileri vizyon koyup, dosyasını ve planlarını açıklayıp ben oylarınıza talibim dedi? memur gibi çalışıp rapor veriyorlar üst tarafa. üst taraftan gelen "ligin kalitesini artırın" ya da "naklen yayına olan ilgiyi artırın" gibi baskılardan dolayı sudan çıkmış balık gibi kararlar veriyorlar. tabii ki bu kararları verirken de ceplerini de en güzel şekilde doldurmayı unutmuyorlar.

demem o ki, hakemler kalitesiz, yöneticiler kalitesiz, oynanan futbol kalitesiz, kurallar ve kaideler kalitesiz, alınan kararlar da en az bu kadar kalitesiz. belki biz de kalitesisizdir de bundan dolayı bu kadar boka batmasına izin vermişizdir futbolumuzun. onu bilemiyorum. ancak ne olursa olsun, taraftarlar, yani bizler, bunu haketmiyoruz. birbirimize bok atacağımıza bu adamların saltanatını sonlandıracak hareketlere girişmemiz lazım. vesselam.