Sık geçen başlıklar

tayyip erdoğan'ın başarısının sırrı 16

ekşi'de gör
gecekondu insanlarinin doga nefreti ve beton sevdasina uygun devleti yonetmesi.
- çadır mahkemelerinde pkk'lıları aklar; teröristler hendek kazarken izler, askere operasyon izni vermez, ege'deki kıta sahanlığımızda kalan aidiyeti belirsiz adaları yunanistan'a bırakır; suriye'de abd'nin ve rusya'nın taşeronluğunu yapar, onlarca şehit veririz; en büyük milliyetçi olur.
- suriye'deki operasyonda dış abileri çekil dediğinde çekilmeyi azıcık geciktirince abd "mal varlığı araştırılsın" diye önerge verdiği anda askeri apar topar geri çeker; askeri bir deha olur.
- ekonominin içinden geçer, ülke hizmet dışında hiçbir şey yapamaz hale gelir, üretim durur; hergün yeni vergiler koyar, ülke mallarını ölü fiyata araplara peşkeş çekmek için 3 uçakla sefere çıkar; ekonomi üstadı olur.
- kendi seçmenine içerde şirin gözükmek için; atatürkçüleri ezer, hizbullahı serbest bırakır; demokrat olur.
- devleti bakkal yönetmekten aciz tek adam rejimine sokar; devlet adamı olur.

bunları yapabilecek varsa o da başarılı olur.
yalancıyı sikmiyor oluşumuz.

siyasi dokunulmazlığın ardından rakiplerine karşı her türlü suçu işleme serbestisi.

halkı kin ve düşmanlığa sevk etme özgürlüğü.
eleştirilememek. bütün sırrı budur. bu yüzden yalandan bir yüce karizmaya ve sevenlerinin gözünde allah makamına sahiptir.

bize bakalım.

adam (iyi kötü her neyse) daha aday olmadan aday olma leblebeli kafalı orospu çocuğu ile kampanyayı açtı, 9 gün kaldı, şahan'ından nevşin'ine vurmayan kalmadı. yani çok da bir şey beklemiyoruz. hani birinin elinde tüm devlet ve medya imkanları var ve ulusal yayında altına bile sıçması konuşulmuyorken trt'de 40 saat alıp diğerinin skilmedik yeri kalmadı ve anca 25 dakika kendisine yer bulabildi ya o bakımdan.

e sen bunu yapıyorsun, çünkü madalya takacaklar, sonra da diyorsun ki "ben de oy vereceğim dedim ya". tamam sağ ol oyunu da şu saatten sonra al götüne sok ama hani 9 gün kaldı ya, hani biraz sesinizi kıssanız belki bir tane akapeli "ulan bu o kadar da kötü adam değilmiş" diyebilir ya, ya da kararsız biri sandığa gitme motivasyonu bulur ya, olabilir.

ama bunların ne matematik, ne siyaset, ne taktik, ne de strateji bilen ünlüler, fenomenler ve bunların kitleleri nazarında ne önemi olabilir? yeter ki "biz demiştik" desinler, yeter ki "hmmm bak çok adil bu" diye anılsınlar, yeter ki bir tek kendilerinde olduğunu sandıkları fikirleri doğru bilinsin.

en zeki bunlardır, bunlardan başka herkes aptaldır, dürüstlüğün kitabını, siyaset teorisinin doktora tezini yazmışlardır, hep bunlar bilirler, bunlardan başka kimse bilmez, kimse görmez, kimsenin siyasi fikri yoktur, herkes kılıçdaroğlu'nun babasının oğludur ve dilleri laldir. eleştirecek kapasiteleri yoktur.

evet rte yenilmez gibidir çünkü kendi medyasında asla ama asla zaten eleştirilemez muhalif(!) medyada da iki dağ üç orman 5 göl 1 okyanus arkasından dolanılıp o da bellllllllllkkkkkiii yarım ağızla adı anılır gibi olur.

bu tarafta da "neden o neden bu neden onu dedin neden buna baktın bu ne demek üslübun sert üslubun yumuşak kağıttan okuma promterdan oku hatta okuma konuşma da önüne bak başını kaldır leblebeli kafalı sikik adam ol ben bunu sikerim sikik mal mısın malsın neden buraya gittin neden şununla konuştun" bitmek bilmiyor.

sonra da maça zaten 22-0 yenik başlayan adama "neden maçı kazanamadın? biz sana dedik. sana oy vermezler bak kendimizden biliyoruz biz de vermedik. ama biz dedik. ama ben dedim. ama kedim dedi. ama valla ben dedim" diye şarlarlar.

bir başka deyişle muhalifi kürdü şusu busu da dahil bu milletin %95'i çok ağır ve tıbben geri zekalıdır ama sebep tek başına bu olamazdı. bir de bu tıbbi duruma rağmen sadece kendilerinin zeki ve gözlem yapıp fikir üretecek kapasitede olduğuna inanmaları.

evet rte'nin başarısı budur.

vah o geride kalan %5'e. maymunlar cehennemi'nin öyle insanlaşlaşmış falan değil bayağı bildiğin maymun versiyonunda yaşıyor gibi hissediyor olmalılar. hani ne bileyim madem maymunlar cehennemi'ne düşecektik bari ateş mateş yakmayı öğrenmiş olsalardı...
demirperde ülkelerini aratmayan tarzda karma ekonomi modeli ile, kamudan maaş alan kişi sayısını 20-25 milyon mertebesine çıkararak, bu geniş seçmen kitlesini göbekten tek bir partiye ve tek bir adama bağlama meziyetidir.

bugün kahir ekseriyeti büyük şehirlerde yaşayan ve seküler bir yaşam tarzı süren muhalif seçmen kitlesi, direkt ve dolaylı vergiler ve enflasyon vasıtasıyla soyulup soğana çevrilmektedir. bu yasal soygundan elde edilen para ise, kahir ekseriyeti taşrada yaşayan ve kendilerine oy veren seçmen kitlesine aktarılmaktadır. böylece sinsi bir şekilde sosyal transfer yapılmaktadır. karşılığında ise muhalif kesimin yaşam şekli hürriyeti, ifade özgürlüğü, mülk edinme hakkı sinsice gasp edilmektedir.

yani muhalif kesimden tahsil edilen paralar ile oy satın alma ve kendi seçmen kitlesini maaşa bağlama durumu söz konusu.

80'li ve 90'lı yıllarda, ağırlıklı olarak atatürkçü bir çizgide olan orta sınıf, ateş karşısındaki buz kitlesi misali gün geçtikçe eriyor. daha doğrusu eritiliyor. beşli çete gibi, çok zengin olan çok küçük bir azınlık olarak kendileri ise, gittikçe zenginleşiyor. bir de orta sınıf yasal olarak haraca kesilerek, buradan temin edilen para ile oy karşılığı maaşa bağlanan ve artık çoğunluğu teşkil eden en alt tabaka var. bu tabaka bunların oy deposu. ulufe dağıtılarak, düzenli olarak oyları satın alınıyor. ayrıca dini ve milli söylemler ile hipnotize ediliyorlar.

insanlar zannediyor ki, sadece dini ve milli duyguların kullanılmasından dolayı insanlar hep aynı kişiye oy veriyorlar falan..

ama ağır şekilde yanılıyorlar.

2002 yılı öncesinde kamu maaş oranı ve sgk verilerine bir göz atın. bir de güncel istatistiklere bakın. o zaman anlayacaksınız, kıyamet bile kopsa neden kendisinin bu kadar yüksek oranda oy aldığını.
5 maddedir.

1) yönetimi elinde bulunduranlarla iş tutup düzeni sürdürme
2) din esaslı siyaset
3) 2 komşu 3 akrabada ne gördüyse onunla hayat sürdüren, asla okumadığı için yenilenmeyen ve var olana sıkıca bağlı cahil bir kitle
4) onursuzluğu, yalancılığı, çıkar uğruna itaati ve sömürüyü gömlek gibi giymiş bir ekip
5) romantik ve başarızlığı kanıksamış bir muhalefet
mal gibi bir cogunluk. bu yuzden de buna basari diyemeyiz kaldi ki sir hic diyemeyiz. ne de olsa alni secdeye değen (ya da kendini oyle lanse edebilen) biri bu halktan donuna kadar herseyi alir.
lâf sokup cevabı dinlememek, vurup kaçmak, yüksek perdeden arka arkaya doktrin tekrarlayıp gerçek algısı yaratmak, kemik kitlesini mamalamak, farklı sesleri susturmak, sadece benim dediğim doğruculuk oynamak.

basit yani.

tüm bunların tek kelimelik bir tanımı var mı, var.

bildin mi?
mavi marmara'da ölenlere giderken bana mı sordunuz demekten bile çekinmemesi.
ülkemizde böyle birisi başarılı olmayacak da kim olacak?
makyavelli görse allah diye tapardı.
ülkede cahil halkın oldukça fazla olması.

edit : malum tayfa özelden saldırıya başladı bile...