Sık geçen başlıklar

türkiye'yi esir alan getto kıro kültürü 2

ekşi'de gör
katıldığım önermedir.

bir süredir, ben de bu fukara akımına isim arıyorum; çünkü türkiye'de özellikle de son birkaç senedir gözümüze gözümüze sokulmaya çalışılan, her yerde karşımıza çıkan ve güzellemeye(!) başlanılan bir alt kültür modeli var. ve başlıktaki isim tam olarak bunu karşılıyor: getto kıro kültürü.

tanımlamaya değer buldum bu terimi. bu akıma kendini kaptıran herkese, getto kırosu diyeceğim bundan sonra.

her yerde var bunlardan. bazıları direkt ilk bakışta giyinişiyle, saç modeliyle (erkekse saç sakal modeliyle) ve/veya konuşma şekli, kullandığı kelimelerle; bazıları ise ilk bakışta değilse de biraz tanımaya başlayınca dinlediği müzikler, izlediği içeriklerle ve/veya düşünme şekli ile kendini belli ediyor. ki bu son grup en kötüsü, çünkü dışardan bakınca anlaşılmıyor ve tanıdıkça dumura uğruyorsun. ilk bakışta kendini belli eden grup, en azından ne olduğunu direkt belli edip onlara karşı nerede durmanız gerektiğini anlama fırsatı veriyor.

80'lerde türkiye'yi sarmaya başlayan arabesk furyasının, yeni yüzyılda şekil değiştirmiş, kendi içinde güncellenmiş bir versiyonu bu yeni alt kültür. gettoesk de diyebiliriz hatta buna. arabesk'in yeni bir versiyonu olarak.

arabesk kültürden haz etmeyen biri olarak gettoesk kıro kültüründen de haz etmiyorum. bu alt kültüre sahip insanlar önceden de vardı, şimdi de var. tek fark, eskiden bu insanlara toplumda hoş bakılmazdı. toplum kendi içinde bu kültürü sindirir ve toplumsal bir anlaşmayla bu alt kültürden gelen insanları sosyal izolasyona tabi tutardı. alt kültürden gelen kişiler, topluma karışabilmek ve toplumda yer edinebilmek için kendisini eğitmesi, okuması ve geliştirmesi gerektiğini bilirdi. bu da otomatikman eğitime, görgüye bilgiye verilen değerin, önemin artmasını sağlardı. bu sayede toplum kendi kendine hem saygınlığını koruyor hem de bu kişilerin toplumda yer edinmesinin önüne geçmiş oluyordu. bu da toplumsal gelişimi tetikliyordu. ancak şimdilerde bu toplumsal otokontrol mekanizması kendi kendini feshetmeye başladı. toplum bu alt kültürden kişileri hiçbir şekilde dışlamadığı gibi içine almak hatta alt kültürdeki kişilere benzemek için teşvik mekanizmaları üretmeye başladı. (bkz: ankara'da pavyon dansı kursları açılması) ve bu korkunç bir şey.

hukuk sisteminin dejenere edilmesi, ekonominin yönetilemez bir hal alması, eğitimin kalitesizleşmesi toplumsal değerlerin de çöküşe geçmesine sebebiyet verdi. günümüz koşullarında eğitimle bir yere gelinmediğini, siyasi bir partiye ve/veya tarikate, cemaate üye olarak gününü kurtarabileceğini gören halk, kendini eğitimsizliğe, cemaatlerin, tarikatlerin, vakıfların, siyasi parti teşkilatlarının inisiyatifine teslim etti. diğer yandan, eğitimin para etmediğini kanıksayan eğitimli kişiler de bu gibi siyasi ve dini oluşumlarda kendine yer edinebilmek için alt sınıf kültürlere merak sardı. özellikle de son zamanlarda, onları anlayarak toplumda kendine bir yer(!) edinmeye çalışıyor. en kötüsü ise, bu kişiler ne kadar ucuz göründüğünün farkında değil.

o yüzden, bu gidişatın farkında olan her birey kendi üzerine düşeni yapmalı ve getto kıroluğun içinin ne kadar boş ve ucuz olduğunu her yerde söylemeli, dile getirmeli. gettoesk kıroları gördüğünde suratına memnuniyetsiz bir ifade takınmalı, hoşlanmadığını belli etmeli ve ne kadar garip göründüğünü, kendisini biraz geliştirmesi gerektiğini hissettirmeli. çünkü bu kişilere kendini kötü hissettirmediğinizde, hoşgörü ile yaklaştığınızda, onlar da iyi bir şey yaptıklarını düşünerek kendilerini besliyor ve büyütüyorlar. ve bu da toplumsal çöküşü körüklüyor. aklı başında hiç kimse, bu gettoesklik karşısında empati yapma hatasına düşmemeli. sizin empatiniz, bu kişilere iyi bir şey yapıyorlarmış hissi veriyor, bu yolla toplumda görüldüğünü, yer bulduğunu düşünüyor. halbuki görülmek, değer görmek için eğitimli, görgülü, bilgili biri olması gerektiğini bilmesi gerek. o yüzden, bu kültürü anlama çabasını bırakın ve yapılması gerekeni yapın: yaşadıkları hayat tarzının toplum tarafından hoş karşılanmadığını hissettirin. yoksa ortalık ergenliğinden çıkamamış eğitilemez kekolar ve star olmaya özenen pavyon gülleri ile kaynayacak.
sıfır bir dizisiyle mi, yoksa daha evvel mi başladı bilmiyorum ama 2010'ların başından beri böyle bir musibet bela oldu bu ülkenin başına. bilhassa eğitimsiz ve cahil gençlerde görülen dejenere kültüre paralel olarak suç işlemeye övgü, uyuşturucu kullanımı ve ticareti, arabesk rap müzik, özenti giyim tarzı, dövme, belli bir saç modeli, silah tutkusu ve sık sık aforizma kasmayla kendini belli eden bu yoz kültür, artık ülkeyi iyice esir almış ve yaşanmaz hale getirmiş durumda.

son olarak işlenen suç olaylarında da karşımıza çıkmaya başladılar. benzer profiller, vıcık vıcık cehalet, uyuşturucuyu yüceltme, şiddetle kendini ifade etmeye çalışma, özentilik, çalışmadan zengin ve ünlü olmaya çalışma filan ne ararsan var bu kesimde. bazıları sefer tası gibi saç traşları, giyim tarzları, façaları ve dövmeleri ile 40 kilometre öteden tanınıyor zaten.

amerikalı zencilerden arakladıkları kültüre, kendi kıroluklarını ve yoz kültürlerini giydirmişler ve ortaya getto kıro kültürü çıkmış.

edit : ısrarla bazı arkadaşlar, getto kıro kültürünün fight club filmi ile başladığını iddia ediyor. yok artık daha neler? o kadar eski değil bu olay. daha yeni. fight club filminde anlatılan bambaşka bir olay. bu getto kıro kültürü 2010'ların başından itibaren start alıyor. daha çok z kuşağını etkiliyor.