raket var top var oynayacak adam var kort yok
Sık geçen başlıklar
türkiye'de tenisin gelişmeme nedenleri 3
ekşi'de göraçılın lan 25 senelik tenis mazim var. 4 madde ile özetliyorum.
en baş sebebi bu sporun spor değil hava atma biçimi olarak görülmesi.
eteği, çorabı, raketi ve tüm detayları ile bir statü simgesi haline getirilmesi.
idol olmaması. idolü avşar olan spor mu olur?
birbirinden berbat hocaları.
en baş sebebi bu sporun spor değil hava atma biçimi olarak görülmesi.
eteği, çorabı, raketi ve tüm detayları ile bir statü simgesi haline getirilmesi.
idol olmaması. idolü avşar olan spor mu olur?
birbirinden berbat hocaları.
basit bir anlayış ve altyapı meselesiyle -genlerle değil!- açıklanabilir sanırım:
abd'nin north carolina eyaletinde yaşıyorum. 2 senedir buradayım ve buraya gelene kadar da tenis raketi elime almışlığım yoktu. peki ne oldu da bu değişti? şöyle söyleyeyim: beşiktaş ilçesi kadar büyüklükte bir şehirde 20-30 tane tenis kortu var. hepsi çok iyi bakılmış durumda. bazılarında gece aydınlatma da var; sabaha kadar oynayabiliyorsunuz. hepsinin kapısında tenis kortu kuralları (mesela kort içinde futbol oynanamayacağı!) tek tek yazılmış. veeee, tenis kortlarının tamamı tamamıyla ücretsiz. raketini topunu kap gel oyna. ben de tam olarak bunu yaptım. hiç bilmediğim bu sporu bu davet edici ortam sebebiyle öğrendim ve iyi-kötü oynamaya başladım. benim gibi 30 yaşına gelmiş birini değil de, 12 yaşında bir çocuğu düşünün. işte o zaman anlarsınız tenis'in bir ülkede nasıl gelişebileceğini.
şunu da eklemeden edemeyeceğim: futbol en sevdiğim spordur hala. ama türkiye'de iken saha imkansızlıkları nedeniyle onu da oynayamıyordum. 1 saatlik futbol için deli paralar isteyen ve son derece sağlıksız olan halı sahaları geçiniz. burada -hani şu fulboldan anlamayan amerika'da- tenis kortlarından daha fazla çim saha var her yerde. üstelik yine ücretsiz ve üstelik kaleleri, saha çizgileri, bayrakları vs. her şeyi var sahaların. burada haftada en az iki gün futbol da oynayabiliyorum.
dedim ya, bu bir anlayış ve altyapı meselesidir. bizde tapılan şey beton.
abd'nin north carolina eyaletinde yaşıyorum. 2 senedir buradayım ve buraya gelene kadar da tenis raketi elime almışlığım yoktu. peki ne oldu da bu değişti? şöyle söyleyeyim: beşiktaş ilçesi kadar büyüklükte bir şehirde 20-30 tane tenis kortu var. hepsi çok iyi bakılmış durumda. bazılarında gece aydınlatma da var; sabaha kadar oynayabiliyorsunuz. hepsinin kapısında tenis kortu kuralları (mesela kort içinde futbol oynanamayacağı!) tek tek yazılmış. veeee, tenis kortlarının tamamı tamamıyla ücretsiz. raketini topunu kap gel oyna. ben de tam olarak bunu yaptım. hiç bilmediğim bu sporu bu davet edici ortam sebebiyle öğrendim ve iyi-kötü oynamaya başladım. benim gibi 30 yaşına gelmiş birini değil de, 12 yaşında bir çocuğu düşünün. işte o zaman anlarsınız tenis'in bir ülkede nasıl gelişebileceğini.
şunu da eklemeden edemeyeceğim: futbol en sevdiğim spordur hala. ama türkiye'de iken saha imkansızlıkları nedeniyle onu da oynayamıyordum. 1 saatlik futbol için deli paralar isteyen ve son derece sağlıksız olan halı sahaları geçiniz. burada -hani şu fulboldan anlamayan amerika'da- tenis kortlarından daha fazla çim saha var her yerde. üstelik yine ücretsiz ve üstelik kaleleri, saha çizgileri, bayrakları vs. her şeyi var sahaların. burada haftada en az iki gün futbol da oynayabiliyorum.
dedim ya, bu bir anlayış ve altyapı meselesidir. bizde tapılan şey beton.