Sık geçen başlıklar

türkiye'de dinsizliğin artma sebepleri 2

ekşi'de gör
sular eğimli yüzeylerden aşağı doğru akar, gözeneklerden damlar.
her şey doğal akışında ileliyor. her şey nasıl olması gerekiyorsa öyle oluyor.
dinsizliğe yönelim sadece türkiye'de değil bütün dünyada artan bir süreç.

insanlık var olduğundan beri sürekli gelişiyor ve değişiyor.
2000 yılından sonraki yıllar 20. yüzyıl ve öncesi dönemlerden çok çok farklı. bizim 20. yüzyılın son çeyreğinde televizyonda, sinemada gördüğümüz bilim kurgu sahnelerinin çoğu gerçek oldu ve hayatımızın her noktasında sıradanlaşmış bir şekilde yaşıyoruz. bu gelişimlerin belki de en önemlisi internet ve internetin sağladığı "her zaman" ve "her yerde" sınırsız bilgiye "anlık" erişim. bilgiden kasıt sadece ansiklopedik kuru bilgi değil. diğer insanların bakış açıları, düşünceleri.

eskiden farklı görüşlere ulaşmak zordu. cesur ve imkanı olan biri dişiyle tırnağıyla uğraşacak, gazateci veya yazar olacak ve ancak bundan sonra bilgi ve düşüncelerini diğer insanlara ulaştırabilecekti, gazete, dergi veya kitap yoluyla. bir de anca tanıaşabildiğinz kadar insan kadar farklı düşüncelere ulaşabilrdiniz. bundan 30-40 yıl önce düşüncelerinizi, fikirleinizi kaç insana ve ne kadar özgürce ulaştırabilirdiniz ki?

şimdi öyle mi?

dinler sınırlı ve kapalı ilteişim imkanları ölçüsünde bu zamana kadar ayakta kalabildiler. ama artık bunu daha fazla bu şekilde devam ettirecek durumda değiller.
hristiyanlık gelişmiş ülkelrin hepsinde çoktandır can çekişiyor. kiliseler boş, cemaatlerini kaybettiler. turistlerin gezdiği müzelere dönüşmüş durumdalar.

islamiyetin ve müslümanların durumu hepinizin malumu. islamiyet son derece başarısız olmuş durumda. milyon tane farklı mezhebe görüşe anlayışa bölünmüşler, her msülüman diğeriyle kavgalı. herkes gerçek islam bu değil diyor ama gerçek islamın ne olduğunu bilen ve gösterebilen biri yok. huzur ve barışı sağlamaktan uzak olduğu kadar modernlik ve refahı yaratacak iklimi de hiç bir zaman sağlayamıyor. islamın egemen olduğu bütün ülkeler istisnasız, sanat, spor, bilim, teknoloji, edebiyat, üretim ve gelişmiş bir topluma ait ne kadar kıstas varsa hepsinde geri kalıyor. müslüman ülkelerin ne kendilerine bir faydaları var ne de insanlığa. ilkellik, vahşet, savaş, cehalet...
her ne kadar "bunlar batının oyunu, vs" diye mastürbasyon yapıp kendilerini kandırsalar da gerçek bu. ortada batı, amerika, israil olmadığı zamanlarda da birbirilerini aynen böyle vahşice boğazlıyorlardı. aliler, muaviyeler, bilmem kimler birbirini din adına keserken ortada ingiltere mi vardı?

dinler tamamen ortadan kalkmayacaklar tabiki.
zamanla ve artan bir hızda etkileri kalmayacak bir noktaya inecekler.
işin doğal akışı bu yönde. aynen suların eğik düzlemlerden akıp gözeneklerden damlaması gibi.
"oku" dedi, okuduk. yıllarca arapça okuduk. sonra türkçe okuduk. meğer "oku da gör" diyormuş. dinsizlik puanı +1 arttı sonra.

sadece bir kitap okuyunca olmuyor. başka insanların yazdığı kitapları da okumak lazım. sen bi tane kitap okuduğun için takılıp kalmışsın onda. meğer ne kitaplar varmış, senin kitabının etrafında taklalar atabilen. hem de insanlar yazmış, aklı başında insanlar araştırmış yazmış. "oku" diye emretmemiş de. istersen okursun diye yazıp koymuş. sen kafanı kullanıp okusan, meğer ben yıllardır aynı kitabı boşuna okuyormuşum diyeceksin.