Sık geçen başlıklar

türk erkeklerinin karıları ölünce üzülmemesi 1

ekşi'de gör
benim doğduğum yerde mealini hatırlayabildiğim bir söz var. özetle şöyle derler: "eğer bir ailede önce anne ölürse bağlar zayıflar ve aile dağılır, önce baba ölürse bağlar güçlenir, aile yakınlaşır."

bu tespit de bu durumla ilintili olmalı. bu topraklarda -özellikle iç anadolu'da demek daha doğru olur- baba birleştirici, dayanışmacı, fedakar bir figür değil. kaba tabiriyle her koşulda işine bakma nadanlığına sahiptir. üzüntü, keder, matem, yas gibi duygusal hisler anlamsızdır ve erkekte yeri yoktur. onların da kabahati değil belki bu durum. toplum ve çevre bu misyonu yüklüyor anadolu babalarına. duygusal olmak zayıflıktır onlar için. bu kodlar da öyle baba veya eş olunca kaybolmuyor. olduğu gibi kalıyor. fakat kadın öyle değil. bir kadın anne olduktan sonra adeta kimlik değiştirip, vücudunun ve zihninin henüz aktive edilmemiş upgrade bir formatını devreye sokuyor. nice anneler tanıdım, fedakarlığın zirvesine çıkmış, acımasız hayat koşullarında güçlü kalabilmiş. zor günler geçiren bir ailedeki annenin varlığı olağanüstü bir güç ve enerji taşır. dünya üstü bir kimyası vardır annelerin o halinin.

hasılı anne vefatından sonra evlenen nice baba örneklerinin temeli budur bence. kendi ailemde de yaşadım bu durumu. babam işine baktı. annem hayatta kalsa işine bakmazdı. bunu biliyorum. fakat babama kızmıyorum son tahlilde. gerçekten. onun zihin ve bilinç düzeyinde doğru olan bu çünkü. onu değiştiremezsiniz.