plazanın 17. katından aşağı iniyordum sigara içmeye. onun indiği ana denk getiriyordum hep bilerek. kapının önündeki çöp kovası - küllük karışımı metal şeyin orda denk geliyorduk birbirimize. ilkokulda çöp kutusunun önünde kalem açmak için kümeleşen öğrenciler gibiydik : )
sigarasını iki parmağının ucunda dik şekilde tutuyordu. nedendir bilmem çok kadınsı, tahrik edici bir içiş şekli gelirdi. ben de esrarkeşler gibi tutardım hep. her an velim gelecekmişçesine avuçlarımın arasına yakın dururdu sigaram... ilginç bir komplekse girdim o an.
benzerini bir kez spor salonunda da yaşamıştım, onu anımsadım. ben koşu bandında doludizgin koşarken, yanıma kulağında mor bir kulaklık fit bir yabancı abla gelip koşmaya başlamıştı. o kadar estetik koşuyordu ki sanki bir slow motion bir film karesine bakıyordum. kompleks yapı ben de aynı ritimde ve estetik ile koşmaya başladım, veya koştuğumu sanıyordum diyelim. zira aynadan kendimi gördüğümde peşimden it kovalıyor gibi koştuğumu fark etmiştim.
her neyse konu bu değil. sigarayı süper tutuyordu, araç kullanırken bile...
bir dahaki sefere ona da kahve alıp geldim, gülümseyerek hiçbir şey söylemeden uzattım. ve bu böyle aylarca sürdü..
çöp kovasının yanına sigara içmeye her geldiğinde fırlayıp "kahve içer miyiz?" dedim ve cevabını beklemeden aldım geldim...
sonra bir gün öğlen yemege davet etti. evet o etti. iş yerinin hemen yanına bir yere gittik. ben yemekte her zamanki esprimi yaptım masada, bi kız bana mumbar dolması yaparsa basarım nikahı keşke mumbar olsa burda dedim...
- sever misin? dedi
- çok severim! dedim bayılırım tadına
- mumbarı değil kadını sever misin? sırf sana bir yemek yaptı diye?
- haa! dedim sonra heee! dedim severim.. bu yemegi yapmayı göze alan kadın beni seviyordur dedim.
- ben seni seviyorum! dedi patttt diye.
- .....
şok oldum. ağzımdan sadece "kahve içer miyiz?" cümlesi döküldü.
kızın suratından "bok gibi hissettiği" okunuyordu.
lokmalar boğazlara dizildi.. kalktık sonra, çöp kovasının yanına götürdüm..
sigaraları yaktık.. o incinmişken bile yine çok estetik tutuyordu.
kahveleri sormadan aldım geldim.
"anladım" dedi, sadece kahve arkadaşıyız!
yok dedim ben seni daha çok seviyorum. sadece hep hayal etmiştim bi ara lkahveleri getirirken seni sevdigimi pat diye ben sana söylerim diye.. ama sen planı bozdun.. dedim.
- öyle mi? dedi. gülümseyerek..
- tabi ki öyle! dedim gururla.
- bok ettin her şeyi ama! dedi ve gitti.
05.04.2022 · 13. sıra
quzzekere
04.04.2022 00:24