Sık geçen başlıklar

rte'nin gezi'de camilerimiz yakıldı açıklaması 2

ekşi'de gör
lale devri'ni hepiniz bilirsiniz. osmanlı imparatorluğu'nda ehl-i sarayın keyif çattığı, saray yalakası şairlerin akşamları yiyip içip dans ettikleri, sözde müslüman saray erkanının ramazan ayı gelince üzüldüğü, savaş falan olmadığı hâlde milletten savaş vergisi toplandığı bir zaman.
nihayetinde patrona halil isyanı ile son buluyor bu keyifli günler.

buraya kadar herkes bilir de bir de ufaktan bir sonrasını anlatayım.

isyandan sonra tahta çıkan birinci mahmud, bakar ki devletin gidişatı gidişat değil. başlar her suçu isyancılara atmaya. devletin kasası tamtakırdır ama tahtı bırakıp gitmek de olmaz! alır eline sancak-ı şerifi, meydanlarda nutuk çeker âhaliye.

" biliyorsunuz " der. bu kâfir isyancılar yüzünden camilere gidemedi ahâli. ( 5 hafta boyunca cuma namazı kılınanamıştır istanbul'da! )

" camilerimizden o isyan gününde ezan okunamadı " der padişah.

ne olduysa der, bu patrona tayfası yüzündendir. bunları bi yok edelim, bakın nasıl devlet-i âliyye şahlanacak!
ahâli de inanır tabii. vurun kahpeye misali, vururlar isyancılara.

sonra ne mi olur?

kanunî zamanında fransa'ya verilen kapitülasyonlar 1740 yılında sürekli hâle getirilir!

bu bir dönüm noktası olur osmanlı imparatorluğu için. artık devlet satılmaya başlamıştır. yabancı devletler birer birer kapitülasyonlar alırlar. imparatorluğun ekonomisi yerle yeksan olur.
tâ ki 1923 tarihinde imzalanan lozan barış anlaşması'na kadar. bu anlaşmayla tüm kapitülasyonlar kaldırılır.

lâkin olan olmuştur tabii!
belki konuyla alakasız olacak ama psikoloji ile alakalı bir bilgi bırakmak geldi içimden;

parafreni: paranoid sanrıların, narsistik kişilikle birleşmiş halidir. hastanın hayal dünyasında var olan kuruntusal düşüncelerine, sahte halüsinasyonlar ve sahte-yaşanmamış 'anı'lar eşlik eder.

kendilerini dünya lideri olarak görebilir, ölümsüz olduklarını düşünebilirler.

tanım: olmayan bir olaydır.