Sık geçen başlıklar

pera palas'ta gece yarısı 7

ekşi'de gör
bir netfiliks dizisi.

oyuncuyu salak gösteren yapımları hiç sevmiyorum. bende üstüne uğraşılmamış, düşünülmemiş hissi uyandırıyor.

kız geçmişe gitmiş, ingiliz subayına mustafa kemal'in yapacağı hareket bıdı bıdı diye anlatıyor gevşekçe.

bu oyuncunun ya da rolün "karakteri" "kişiliği" olamaz. bu dümdüz salaklık. oyuncuyu dümdüz salak yerine koyuyorsunuz. dahası, izleyiciyi de salak yerine koyuyorsunuz.

düzgün bir senaryo oluşturamamışsınız, gelmiş gevşek gevşek yerleri izlememizi bekliyorsunuz. çok beklersiniz.

2 bölüm izledim, bıraktım.
buradaki hemen hemen tüm entryleri okuyarak beklentiyi dibin dibine çekerek izledim ama garip kıyafetli ağzını ayıra ayıra gezen bir kızın ingilizlerin masasına geçip "olmmm sizin haberiniz yok ananızı sikecek mustafa kemal ananızı zahaahaha" dedikten sonra kalkıp gitmesi ondan 1 dakika sonra da ingiliz asker'in "az önce bir kız geldi böyle böyle dedi, mustafa kemal'i öldürmeliyiz" diye operasyon başlatması sonrası gerçekten kustum.

gayet epic olabilecek bir hikayenin saçmapan bağlamalarla ve "yaağğ ahmet abi yağğ" replikleriyle içinden geçildiğini düşünüyorum. konu bundan daha kötü işlenemezdi herhalde.
netflix'in zamanda yolculuk konulu yerli bilim kurgu dizisi.

--- spoiler ---
diğer zamanda yolculuk film/dizilerinden farklı bir noktası var; bir çok zamanda yolculuk filmi/dizisinde karakter geçmişteki veya gelecekteki kendisi ile karşılaşırsa büyük bir paradox vs. gibi şeyler oluşuyordu.
burada esra karakteri kendi bebekliğini kucağına aldı hiç birşey olmadı...
--- spoiler ---

ayrıca;
geçmişe giden arkadaşların yerinde ben olsaydım m.kemal paşaya olayı anlatıp ona bir anahtar verirdim. önce orayı kurtarıp sonra 2000lere gelip burayı kurtarmasını sağlardım :)))
demek ki türk dizilerinin vasat olmaları sürelerinden kaynaklanmıyormuş. sen düzgün eğitim vermezsen, iyi eğitim almış kişileri de “bizden değil” diye sektöre almazsan, ilkokul müsameresi gibi iş çıkar ortaya.

ülke neyse, çıkan işler de aşağı yukarı aynı. vasatizim…
her şey o kadar hızlı ilerliyor ki inandırmıyor. ilk bölümü yarısına kadar izledim, güzel bir malzemenin içine sıçılmış. ilk bölümün ziraat bankası reklamı gibi bir vibeı var. ışığıyla, diyaloglarıyla, sahneleriyle bu bir dizi değil de banka reklamı gibi.

abi set the scene diye bir şey var. kadın müzeden içeri giriyor anında ona yemekler ısmarlanıyor, gel seni gezdireyim, aha bu da o anahtar falan filan. ya bi siktirin gidin gerçekten.

hazal kaya 1919'a yolculuk yapıyor, ilk tepkisi "aaa agatha christie". agam az önce zaman değiştirdin aq, bu nasıl bir adapte olmuşluk.
velhasılı reklam filmlerinde neyin neden olduğunu bilmeyiz, kaygısı da onu anlatmak değildir yekten ürünü tanıtmaktır. kurgudaki boşluklar önemsizdir, dramatik bir oyunculuk beklenmez. ama siz dizi çekiyorsanız en absürt, en fantastik senaryoya dahi izleyiciyi inandırmak, o dünyanın işleyişini yutturmak zorundasınız.

bak kulüp dizisi de aynı platforma yapıldı ve dünyası dibine kadar reel görünüyor. burada her şey çok oldu bittiye gelmiş. dünyanın herhangi bir yerinde bir otelden içeri girip böyle karşılanmazsınız. sanki 40 yıldır tanışıyormuş edasıyla 10 saniye içerisinde hadi gel seni gezdireyim ama önce yemek yiyelim, bu yağmurda taksi bulunmaz seni burda misafir edeyim, al bu da o anahtar v.s. hazal kaya da "tamam ahmet abi, olur ahmet abi" diye peşinde geziyor. gerçekten yapmayın böyle şeyler aq. müsamere gibi yemin ederim.

dizideki tek güzel şey pera palas. orayı da gidip görebiliyorum zaten. 3,2/10. next

edit: bi de biraz atatürk sosu, tam bir tribüne oynama hareketi. çok ucuz ve alçakça bir numara diye düşünmüştüm izlerken ama entrylerden görüyorum ki gerçekten işe yarıyor bu numaralar. atatürk'e benzeyen adamı sokakta görünce "sizi çok özledik" diye ağlayan insanlar gibisiniz. olm aptal mısınız, aptal gibi mi davranıyorsunuz tam anlamıyorum. atatürk dirilip bu kadar andaval olduğunuzu görse bu kez kahrından ölürdü.
akıllarda tek bir soru: neden hazal kaya?

çocuk skeci mi çekiyorsunuz arkadaşım bu nasıl seçim? bu kadar para harcamışsınız yapıma ama konsantre olup izleyemedim. saçma sapan bir iş çıkmış ortaya.