Sık geçen başlıklar

lost'un üstüne dizi yapılmamış olması 4

ekşi'de gör
gizem açısından evet, lost'un üzerine bu tarzda hiçbir dizi çıkamamıştır.

sonu çok kötüydü evet ancak son sezona kadar heyecanı korumakta ayrı bir başarıdır. o kadar çok karaktere background yazmak, hatta bununla yetinmeyip o karakterleri gerçek hayattada birbirine bağlamak kolay bir iş değil.

eleştirirken şunuda unutuyoruz, lost'un çekildiği dönem diziler 24 bölümdü. lostun sadece 1 sezonu 19-20 saat. her sezon 24-25 bölüm çekiyorsun ve bu heyecanı, merakı son sezona kadar götürmeyi başarıyorsun. şuanda çekilen dizilerin çoğu 10 bölümü geçmiyor. 8 bölüm çekilen diziler bile g*tü başı toparlayamayıp 2-3 sezonda daha fazla saçmalamasınlar diye alelacele uyduruk bir final yaparken adamlar 150 bölüm çekip iyi kötü bir sona gelebilmiştir. evet kötü bir son, izleyici daha iyisini hak ediyordu ancak yaşattığı duygular çok başkaydı ve insanların bunu değiştirmek isteyeceklerini sanmıyorum. günümüzde gizem ve merak unsuru açısından lost'un üzerine çıkabilen bir yapım henüz olmamıştır. yoksa lost'tan kat kat daha iyi ve farklı tarzlarda bir çok dizi vardır.

misal game of thrones, tabiki daha popüler ancak avantajı kitap uyarlaması olması. misal game of thrones'un son sezonuna baktığınızda çok bariz şekilde senaristlerin saçmalamaya başladığını göreceksiniz. referans alacak bir yer kalmayınca dizi neredeyse parodi halini alıyordu. ilk sezondaki bakışmaların bile anlamları varken son sezonda olan boş boş bakışmalar, saçma sapan gereksiz kavuşma sahneleri, seyircinin gazını almak için yapılan boş beleş sahneler üstelik kaç sezon geçtiği halde koştur koştur finale gitmeye çalışmalar falan. kitap biter bitmez adamların şirazesi kayıyordu. bir iki sezon daha uzatmaya kalksalar ciddi anlamda boku çıkacaktı muhtemelen. lost'un senaristleri bunu bir sezonda 24 bölüm çekerek senelerce şirazesi kaymadan yazmayı başardı. buda bana göre en büyük artısıdır.
spartaküs ne amına koyim (: ikinci bahar desen yine daha iyiydi.

lost'a tekrar baktım daha yeni, ilk 3 bölümde bile oturup ağlayacaktım büyük bir puzzle'ın minik minik parçalarını işliyor.

dexter, fringe ve benzeri dizilerin hepsi o bölüm başlayıp biten bir hikayeyi anlatıyor. misal dexter, adamın yakalanmayacağını biliyorsun çünkü dizi biter, bölüm sonunda da birini öldüreceğini biliyorsun. öyle izliyorsun boş boş...

fringe; bir sikkoluk var ve o bölüm çözülecek işte. senaristciğim bir şey uyduracak biz de bakacağız işte nasıl çözülecek 45dk içinde...

lost öyle değil, 1. bölümde tropikal bir adada kutup ayısı gösteriyor olması imkansız, tam 45 bölüm sonra anlıyorsunuz. aynı bölümde belki de 4 sene sonra anlatılan şeyler var. her bölümlerdeki gizemler bütünü sabırla zincirleme bir şekilde işlenmiş.

yani şu adam ölmez diyemiyorsun çünkü tek bir karakter yok. prison breakte ana roldeki kel ölür mü veya yakalanır mı? hayır öyle olsa dizi biter...

işte lost'u oluşturan 20 karakter de soru işareti, ada soru işareti, geçmişleri soru işareti. ve 1. bölümden son sezonun son bölümüne kadar süren bilinmezlik var.

bu tadı bana yaşatmış tek dizi;

(bkz: dark)
lost'u özel yapan şey şudur ki:

(bkz: ulan hepimiz oradaydık be)

daha sonra kimimiz dexter'a, sopranos'a, breaking bad'e sardık; kimimiz how i met your mother'a, gossip girl'e...* ama lost varken tüm dünya onu izliyodu, onun hakkında konuşuyodu, her bölüm sabırsızlıkla beklenip teoriler üretiliyodu, hasılı bambaşka bi' enerjisi vardı.