mehmet ali,ibrahim,şencan,nuray,kudret ve ali namık adında lifli arkadaşlar barındıran dizi.
Sık geçen başlıklar
kuvvetli bir alkış 5
ekşi'de görtaze bitirdim de geldim :)
--- spoiler ---
bu “varoluş sancısı” denilen şey boş insan işi.
yani bu sorgulamaktan öte bir şeyse şayet; bütün gün işinde parçalanırken, gelecek kaygısında boğulurken, ay sonunu getirmeye çalışan kafasında (ki bence bu kafalar mecburiyetten dünyada daha fazla) bu sancılar meditasyon minderinde ya da sokak gösterisinde bitmiyor.
dolayısıyla dizinin tamamı gibi bu “varoluş sancılarını” fantastik komedinin bir parçası olarak seyrettim ve çok da etkilenmedim.
--- spoiler ---
ama değişik miydi değişikti, aktı mı aktı.
oyunculuklar harikaydı.
--- spoiler ---
bu “varoluş sancısı” denilen şey boş insan işi.
yani bu sorgulamaktan öte bir şeyse şayet; bütün gün işinde parçalanırken, gelecek kaygısında boğulurken, ay sonunu getirmeye çalışan kafasında (ki bence bu kafalar mecburiyetten dünyada daha fazla) bu sancılar meditasyon minderinde ya da sokak gösterisinde bitmiyor.
dolayısıyla dizinin tamamı gibi bu “varoluş sancılarını” fantastik komedinin bir parçası olarak seyrettim ve çok da etkilenmedim.
--- spoiler ---
ama değişik miydi değişikti, aktı mı aktı.
oyunculuklar harikaydı.
3.bölümün sonunda seslendirilen árbakkinn adlı şarkı izlandaca dilinde söylenmekte ve şiirsel imgeler ve metaforlar içermektedir. şarkı sözleri bireysel yorumlara açık olsa da, şarkıda kullanılan şiirsel dilden bazı olası anlamlar çıkarılabilir.
ayrıca bu şarkı + şiir olafur arnalds adlı izlandalı şarkıcının island albümünden bir parça. şiiri seslendiren tombik dedemizin adı einar georg
árbakkinn
ayrıca bu şiir+şarkının bulunduğu albümün belgesel hali mevcut. izlanda'ya doymak isteyenler için albümün belgesel linkini bırakıyorum.
belgesel
detaylı inceleyecek olursak, şarkı, mavi bir rüya, akan bir nehir ve gri bir taşa yapılan göndermelerle dingin ve rüya gibi bir manzarayı betimliyor. bu doğal unsurlar hayattaki geçici ama güzel anları sembolize ediyor gibi görünüyor. özellikle nehir, teller üzerinde dans eden ve gri taşın üzerinde çağlayan eğlenceli bir varlık olarak kişileştiriliyor.
şarkı sözleri mütevazı bir sisle yavaş bir yolculuktan bahsederek huzurlu ve içe dönük bir keşif öneriyor. acele etmemenin ve hayattaki küçük ayrıntıları takdir etmenin güzelliği ima ediliyor. nehir, yenilenme döngüsünü ve hayatın sürekli akışını akla getirecek şekilde yeniden doğuyor olarak tanımlanıyor.
şarkı, özellikle eski geleneklerde sanatsal ifadenin önemini vurgular. nehrin müziğinin, sanatın zamansız ve evrensel gücünü simgeleyen eski bir ateşten yaratıldığını öne sürüyor. bu, sanatsal yaratımın kişinin kendisinden daha büyük bir şeyle bağlantı hissi sağlayabileceği fikrini yansıtıyor olabilir.
ayrıca, tekrarlanan "ég heyri óminn í hjarta mér" ("kalbimdeki yankıyı duyuyorum" olarak çevrilmiştir) dizeleri içsel bir diyaloğu veya yansımayı vurgulamaktadır. bu, sanatçının kendi düşünce ve duygularının yankısını dinlediği, içinden ilham ve rehberlik bulduğu iç gözlem süreci olarak yorumlanabilir.
genel olarak, "árbakkinn" doğa, sanatsal ifade ve kişisel yansıma temalarını keşfeden şiirsel ve iç gözlemsel bir yolculuğu tasvir ediyor. şarkı, dinleyiciyi sadelikte güzelliği bulmaya, şimdiki anı takdir etmeye ve iç sesini dinlemeye teşvik ediyor.
ayrıca bu şarkı + şiir olafur arnalds adlı izlandalı şarkıcının island albümünden bir parça. şiiri seslendiren tombik dedemizin adı einar georg
árbakkinn
ayrıca bu şiir+şarkının bulunduğu albümün belgesel hali mevcut. izlanda'ya doymak isteyenler için albümün belgesel linkini bırakıyorum.
belgesel
detaylı inceleyecek olursak, şarkı, mavi bir rüya, akan bir nehir ve gri bir taşa yapılan göndermelerle dingin ve rüya gibi bir manzarayı betimliyor. bu doğal unsurlar hayattaki geçici ama güzel anları sembolize ediyor gibi görünüyor. özellikle nehir, teller üzerinde dans eden ve gri taşın üzerinde çağlayan eğlenceli bir varlık olarak kişileştiriliyor.
şarkı sözleri mütevazı bir sisle yavaş bir yolculuktan bahsederek huzurlu ve içe dönük bir keşif öneriyor. acele etmemenin ve hayattaki küçük ayrıntıları takdir etmenin güzelliği ima ediliyor. nehir, yenilenme döngüsünü ve hayatın sürekli akışını akla getirecek şekilde yeniden doğuyor olarak tanımlanıyor.
şarkı, özellikle eski geleneklerde sanatsal ifadenin önemini vurgular. nehrin müziğinin, sanatın zamansız ve evrensel gücünü simgeleyen eski bir ateşten yaratıldığını öne sürüyor. bu, sanatsal yaratımın kişinin kendisinden daha büyük bir şeyle bağlantı hissi sağlayabileceği fikrini yansıtıyor olabilir.
ayrıca, tekrarlanan "ég heyri óminn í hjarta mér" ("kalbimdeki yankıyı duyuyorum" olarak çevrilmiştir) dizeleri içsel bir diyaloğu veya yansımayı vurgulamaktadır. bu, sanatçının kendi düşünce ve duygularının yankısını dinlediği, içinden ilham ve rehberlik bulduğu iç gözlem süreci olarak yorumlanabilir.
genel olarak, "árbakkinn" doğa, sanatsal ifade ve kişisel yansıma temalarını keşfeden şiirsel ve iç gözlemsel bir yolculuğu tasvir ediyor. şarkı, dinleyiciyi sadelikte güzelliği bulmaya, şimdiki anı takdir etmeye ve iç sesini dinlemeye teşvik ediyor.
hiçbir şeyi beğenmeme timi ile her şeyden metafor çıkarma ekibinin ölümüne kapışacağı başlık açılmıştır.
son yıllarda izlediğim en absürd, en komik, en trajik, en gerçek yapımlardan biri. çocuk yetiştirmek, yeni nesil türk aile yapısı gibi konulara; sosyolojik, felsefi, psikolojik ve zaman zaman psikanalitik tespitler yapan hem de çok yerinde yapan bir sistem eleştirisi diyebilirim.