Sık geçen başlıklar

konfor alanının dışına çıkmak 2

ekşi'de gör
farklı bir duygudur.

istanbul'da türkiye'nin en büyük 5 holdinginin birinde önemli bir departmanda beyaz yakalı olarak çalışandım. günlerim sürekli stresli geçiyordu. sürekli bir şeyleri yetiştirmeye çalışıyordum ve anlamsız saçma sapan dedikoduların içinde nefes almaya çalışıyordum. tamamen yapay bir hayatı yaşıyordum. bir gün düşündüm sırf para için bütün bunlara değer mi? değmez dedim. ertesi gün gittim istifa ettim. kahramanmaraş'a yerleştim. maddi durumum açıkçası pek iyi değil. eskisi gibi rahat değilim ama kafam çok rahat. gerçekten mutluyum. zaten birikimin ve deneyimim vardı kendime şirket kurdum ve rahat bir şekilde yaşıyorum. kitap okuyorum. zamanımı güzel geçiriyorum. geziyorum. eğleniyorum yani böyle gerçekten mutluyum. şöyle bir düşündüğüm zaman yaşadığımı yeni anlıyorum. istanbul'da oturup bir sayfa kitap okumaya vaktim olmazdı. işten gelirdim. beynim zaten duman olmuş. vurur kafayı yatardım. ertesi gün tekrar iş koşuşturması. şimdilerde alarm kurmuyorum. gerçekten güzel bir yaşam diyebilirim.
konfor alanının dışına çıkan yerlerim ağrıdı. konfor alanında kalmamak için sürekli ayık olmaktan çok sıkıldım. ben konfor alanımı yaratıp, pofpof kabartıp üzerine kedi gibi kıvrılıyorum müsaadenizle. herkes bi bok söylüyor hayatın nasıl yaşanacağına dair -ben dahil- hepsi aslında aynaya konuşuyor, söylediklerimizi sadece kendimiz duymak istiyoruz. dolayısıyla konfor alanından çık diyenler de kendilerine, konfor alanından korkmayın diyenler de kendilerine konuşuyor. kendime konuşuyorum: konforlu bildiğin şeylerden ne zaman istersen o zaman vazgeç. konfor alanından çıkıcammmm çıktımmm diye diye yaptığın hamlelerin sonunda asla oleeey demedin, her zaman meeh dedin. anladım ki kendisini zorlayarak çıkamıyor insan şu boktan, aynı doğum zamanı gibi. vakti geliyor ve plop diye çıkıyor. vaktinden evvel suni sancılar vermeye gerek yok, vakitlice olanı kolay, vakti gelmemiş olan boşuna efor, arkadan sürekli pop up gibi "konfor alanından çık çık çık" diyen sesi dinlemeye gerek yok.

neyse bugün bunu diyorum da yarın muhtemelen "konfor alanı artık üzerimizden sıyırıp atmamız gereken deridir yoksa ölü deri kalırsa gelişimimiz noksan kalacaktır" minvalli savunurum. bugünlerde neye ihtiyacım varsa, o işte. herkes kendisine konuşuyor.

tn: bilinenden özgürleşme eylemi, zamanı gelmediyse boşa açılan musluk gibi çokça gereksiz enerji tüketir.