kaçırılacak bir hayatım kalmadı... yaş 62...
rahmetli babamın bir sözü vardı: "at kıçında sineğin yaşadığı gibi yaşıyoruz!.." sinek malum yerden her türlü besinini, ihtiyacını karşılar ve oradan gitmez... atın arada bir kuyruğunu sallayıp kıçındaki sinekleri kovalaması da pek bir işe yaramaz. sinek havalanır, bir müddet sonra iştahla aynı bölgeye konar. bu hiç şaşmaz... :)
akp ceplerimizi tamtakır etti... tütün parası bulup, tütün sarıp içmek öncelikli derdim oldu. paket sigara almak biz emekliler için tarihin geçmiş sayfalarına gömüleli çok oldu.
hayatı yaşamak sadece belediye parklarını dolaşmakla, dere tepe dümdüz gitmekle, avm'lerde vitrinlere iştahla bakıp sadece yalanmakla olmuyor.
yaşamak demek konfor demektir. para sıkıntısı çekmemek demektir. akşam işten geldiğinde kıçını kaliteli koltuğa gömüp, ayağını konforlu pufu uzatıp eline bir viski kadehi alıp yudumlamak demektir. çeşitli zengin bir sofra ile kaliteli beslenmek demektir. çocuklarının, eşinin isteklerini maddi anlamda yerine getirebilmek demektir. hafta sonları lüks bir yerde ailece oturup yemek yiyebilmek, sinemaya, tiyatroya, kısa seyahatlere gidebilmek demektir. günde 8-10 saat eşek gibi çalışıp kazancıyla ancak çorba ve makarna yiyip haline şükreden din ile köleleştirilmiş cehalet demek değildir. yazın en az iki hafta lüks bir otelde tatil yapamıyorsan, yurt dışına çıkıp dünyayı dolaşamıyorsan zaten rahmetli babamın dediği gibi at kıçında sinek gibi yaşıyorsun demektir...
kitap okuyanlar hayatı kaçırıyorlarmış... mış... pöh...
62 yaşımdayım sürekli kitap okuyorum. kitap okumaktan daha iyi yapacağım bir iş yok. her kitap bitirdiğimde dünyayı, hayatı, insanları, doğayı daha iyi anlıyorum. bakış açım zenginleşiyor. farkına varamadıklarımın farkına varıyorum. bu mu hayatı kaçırmak dersiniz? yılda 50 kitap okuduğunu söyleyen, dünyanın en zengin adamlarından birisi olan bill gates hayatı kaçırıyor mu dersiniz? tam tersine her insan gibi kitap okumaya ihtiyacı var, kişiliğini zenginleştirmek, hayata bakış açısını daha isabetli hale getirmek için kitap okumaya ihtiyacı var kuşkusuz...
hayat; ister kaliteli ister berbat yaşayın eninde sonunda bitecek. geçmişte yaşanmış anılar beynin bir yerinde depolanır. ihtiyarlayınca anılar sadece hayallerde yaşar. tıpkı sanal bir sayı gibi olur. gerçekliği zamanın geçmiş boyutunda kalmıştır. anı deposu erzak deposuna benzemez. çıkarıp istediğiniz zaman atıştıramazsınız. geçmiş, geçmiştir... siz öldüğünüzde yaşanmış onca şey sizinle beraber mezarlıkta çürüyüp gider. maalesef hayatımızın özetidir bu... onca krallar, sultanlar, padişahların şaşalı hayatına dair geriye bir şey kalmaz.
hayatı dolu dolu kaliteli yaşamak gerek. kitap da hayatınıza zenginlik katar. hem kitap okuyun hem hayatınızı imkanlarınız varsa yaşayın.
ünlü bir söz var. kim söyledi şu an aklıma gelmedi: "insanların % 90'ı gerçekte yaşamazlar, sadece vardırlar..." bukowski'nin dediği gibi: "sabahın altı buçuğunda bir çalar saatin sesine uyanıp yataktan fırla, giyin, zorla bir şeyler atıştır, sıç, işe, diş fırçala, saç tara, başka birine büyük paralar kazandırmak için ve sana tanınan fırsat için müteşekkir olmak için berbat trafiğin içine dal. nasıl razı olunur böyle bir yaşama?.."
15.03.2023 · 28. sıra
doctordeist
14.03.2023 00:14