Sık geçen başlıklar

kilolu kızları daha seksi bulmak 4

ekşi'de gör
sikilebilitesi yüksek olanları seksi bulmaktır.

birbirimizi kandırmayalım.
erkeklerin şu sikik sokuk aptal tartışmalarından ve zayıf kadın sevenlerin balık etli, balık etli seven erkeklerin zayıf kadın seven erkekleri asagilamasından ve zevklerine göre birbirlerini ılık ilan etmelerinden biktim.

bel ve kalça oranı 0,7'yi koruduğu ve yüz güzel olduğu sürece zayıf kadıni da, kilolu kadını da seven erkek var. burada ölçüt bel bölgesinin fazla yaglanmamasi, bel oyuntusunun korunmasıdır. ashley graham, 1.75 boyunda ve 91 kiloymuş ama muazzam bel oyuntusu ve çok güzel yüzü sayesinde epey bir hayran kitlesine sahip. bunda spor yapıp, sıkı bir vücuda sahip olması da etkili tabii.

çok zayıf olup seksi olan kadınlara örnek olarak ise aklıma eva longoria, kate moss ve kylie minogue geliyor. bu kadınların da bel oyuntusu ve yüzleri şahane.

yalnız erkeklerin genelinin en güzel bulduğu kategoride olan kadınlar ise ne ashley graham kadar şişman, ne de diğerleri kadar zayıf olanlar. ashley graham 65-70 kilo olsaydı, çok daha muazzam olurdu kesin.

kim mi peki en cok begenien balık etli kadınlar? monica belluci, marilyn monroe, jeylo, beyonce dünyadan, türkan şoray'in gençliği ve irem sak'in zayıflamadan önceki hali ise turkiye'den örnek olabilir.

güzellik gibi görecelilik içeren bir mevzuda bile erkekler birbirini gömüp ılık ilan ediyor ama sorsan kadın kadının kurduymus. ısteyen 90 kilo kadını beğenir, isteyen 45, yine isteyen 1.50 boyundaki kadını çekici bulur, bir diğeri 1.80.
gerizekalı mısınız nesiniz niye bu yüzden kavgaya tutuşup duruyorsunuz?
obez bir sevgilim olmuştu. insanlar onu görünce acımayla bakardı. hastanede tanışmıştık. başka bir şehirde yaşıyordu. bulunduğum şehre taşındı. iki katlı eski binaların olduğu bir semtte ev tuttuk, tüm eşyaları bir odaya sığıyordu. kışın yerdeki batyaniyenin üzerine uzanır, ayağımızı pervaza dayar ve ağaçların karanlık göğün altında incelen dallarına bakar, boyuna atıştırırdık.
yer yatağında uyurduk. melek gibi uyurdu ve duru bir yüzü vardı. tam bir kızıl afetti.
o kütlesine rağmen ondan daha hafif bir kadın tanımadım. ay ışığında dokunmaya korkardınız. upuzun saçları vardı, buradan başlayıp çocukluğumuzun sessiz evlerine kadar gidiyordu.
arkadaşlarım onu yakıştırmamıştı bana, umurumda olmadı. iç dünyası o kadar zengin başka bir tanıdığım yoktu. dudaklarının tadını hatırladığımda hala vücudumu ateş basıyor.
annesi hastalandı. o da hastalandı. kemoterapiden sonra eridi. kanseri atlattı ama artık birbirimizin kitabını, yüzünü okuyamaz olmuştuk.
şimdilerde biraz kilolu, benden çok daha iyi bir adamla beraber. bazen, o eski evin önünden geçiyorum.

sizin aptal estetik algılamanız umurumda değil. kilolu ve muhteşem kadınlar var. ben bir tanesini tanıdım.