Sık geçen başlıklar

kadınların hesap ödenirken sessiz kalması 3

ekşi'de gör
kadınlar burada en önemli noktayı kaçırıyor, genç erkeklerin demek istedikleri, esas ana fikir kısaca şu:

"örneğin ilk buluşmada; ben zaten hesabı ödeyeceğim, merak etme hesabımı kitabımı yaptım, paramı hazırladım. ancak yemeğin sonunda hesap geldiğinde en azından, "yalancıktan da olsa", çantana veya cüzdanına doğru hamle yap, sanki ödeyecekmiş gibi. ben zaten orada "yok canım olur mu, ben öderim" derim. zaten ödetmem. ancak sen hesap gelince kafanı başka yere çevirirsen, hiçbir hamle yapmayıp hareketsiz kalırsan, sadece izlersen, bu çok itici oluyor. bu durumda erkek kendini enayi hissediyor. kız buluşmayı, ve ilişkiyi daha en baştan bir "alışveriş" havasına sokuyor. sanki o hizmetini veriyor, ve diğeri bunun karşılığını ödüyor. bunun yarattığı ucuz havanın farkında değil. hayır hesabı ödeme, senden bekletim bu değil. ama "hayat müşterek ve bu bir alış veriş değil"'i en azından hissettir. senden beklentim bu. "
"ödemeye gocunuyorsanız elinizi sikmeye devam edebilirsiniz" diyenler resmen "yemek karşılığı am satıyorum, ben bir orospuyum" diyorlar. vucüdunu bir ticari meta olarak gören bu tip yaratıklar başlarına erkekler tarafından gelen her türlü belayı hakediyorlar.
bir arkadaşıma yemek sözüm vardı.

eşimin işyeri arkadaşıma yakın,
eşim, onu almaya ofisine giderken arkadaşım aradı,
bir arkadaşım var, o da gelebilir mi, diye sordu.
hay hay.

lokantada bekliyorum bunlar geldi.
arkadaşım erkek, yanında gelen işten arkadaşı bir kız.
ve eşim oturduk masaya...

2 saat kadar yedik içtik, cidden sağlam yedik, çok çeşit geldi, sonuç: bol yağlı bir hesap geldi.

mekan kalabalık, tıklım tıklım,
hemen merdiven başında kioska yürüdük,
hesap dedim,
garson bey, hesap pusulasını bastırdı,
burada ödeyebilirsiniz diyerek, pos cihazını çıkarıverdi.
bu esnada eşim arkamda, arkadaşım hemen yanı başımda onun yanında da kızımız var.

kız pos makinesini görünce ben lavobaya gidiyorum dedi, iyi mi !!

arkadaşım bu arada bol sıfırlı hesabı görünce, yok olmaz hesabı paylaşalım dedi.
olmaz dedim, kredi kartını şak çektik.

ardından, kahve-pasta kısmını icra etmek için pastaneye gittik.
güzel bir mekan, müthiş ürünleri var, hepimiz tıka basa dolu olsak da yine pastalar, kahveler söylendi...
yedik içtik,
hesabı istedik,
hesap geldi,
eşim ben ödeyeyim dedi,
arkadaşım hesabı almaya çalıştı elimden,
kızımız telefonunu çıkardı,
bir yeri aradı,
konuşmaya başladı.

gece ilerledi, haliyle alkollü bir şeyler içelim dedik...
müdavimi olduğumuz bir bara gittik,

hikayenin sonunu biliyorsunuz,
ama bir ekleme yapayım,

kız bu sefer hesaba karıştı: hadi ödeyin de çıkalım dedi.