günlük hayat içerisinde kadınlar ile sohbet ederken, kadınlar tarafından bir erkek olarak yaşamanın sürekli olarak yarı tanrı gibi lanse edildiğini görüyorum.yani onlara göre kadın olmak, özellikle türkiye sınırları içerisinde bir kadın olarak yaşamak çok zor koşullarda yaşamak demek iken, bir türk erkeği olarak yaşamanın ise her zaman mükemmel derecede hiçbir zorluk görmeden rahat yaşamak olduğunu işitirsiniz.
bu başlığı bu yüzden açtım.türkiye'de bir kadın olarak yaşamanın zorluklarını görmek, bilmek, anlamak, ve gerçekten hak vererek destek olmakla beraber, kadınların biz erkeklerin sorunlarına tam olarak empati yapmadıklarını veya yapmak istemediklerini görüyorum.bu hareketleri de herhangi bir konuyu kendi çıkarlarına göre farklı yorumladıkları anlamına geliyor.mesela ben bir erkek olarak kadınların bu yaptıkları eylem gibi, olaya kendi çıkarlarımdan bakarak ev işleri ve kocanı tatmin etme eylemleri sizin görevinizdir demiyorum.kadınların bu konuda ifade ettikleri zorluklara evet haklısınız esitlik-adalet olmalı diyerek destek veriyorum.bu yüzden her zamankinden farklı olarak biraz erkek olmanın zorluklarından örnekler vermek, ve kadınların bizimle empati kurabilmesini sağlamak adına bazı tutarsızlıklar aktarmak istiyorum.
bu durumu en yalın şekilde anlatabilmek adına en çok hayal edilen veya gerçekleştirilen üç örnek üzerinden gitmeye karar verdim.yoksa erkek olmanın başka zorlukları da var ama ben kadınların işine gelince eşitlik naraları atarken, işine gelmeyince eşitliği hiç umursamadığı tavırlarından bahsetmek istiyorum.bu konular sırası ile ilişki, evlilik, ve seks konuları.ilişkinin ve evliliğin getirdiği tüm olumlu koşullar da diyebiliriz.yani aktivite, tüketim, eğlence, zevk, hayat kalitesi, lüks yaşam vb standartlar.
şimdi bu üç istekten 'herhangi birine' kavuşmak isteyen herhangi bir kadının, 'erkekler kadar' okumasına, çalışmasına, başarılı olmasına, para biriktirmesine, ev araba gibi değerler almasına, güzel geliri olan statülü bir iş sahibi olmasına vb gerek yoktur.kadının kendi güzelliği veya bedeni, tüm bu ilişki, aktivite, eğlence, tüketim, sosyallik, evlilik, veya basitçe sekse ulaşmayı zaten kolay hale getiren bir olgu iken, erkek kişisi aynı değerlere ulaşmak için hepsine sahip olmalıdır.bu yüzden bir erkek hayatı içerisinde sürekli kendisini daha iyi koşullara geliştirmek zorunda iken, bir kadın, özellikle türkiye'deki bir kadın, genellikle ilişki ve evlilik üzerinde beraber olduğu erkekler üzerinden hayatını geliştirmeye çalışır.
yani demek istediğim, bir kadın kariyer yapsa- para kazansa bile kendi zevki için kazanır, ve devamında da kendi zevki için harcar.bir erkek ise sevdiği kadın kendisi ile beraber olabilsin diye mecburen kazanmaya çalışır, devamında da mecburen 'kadının isteklerini' karşılamak adına harcamak zorunda kalır.kendi zevkleri kadının istekleri altında ezilir, yok olur.
en basit örnek olarak erkek ev almak üzerinden gidelim.erkek o parayla yapabileceği zevklerden ve tüketimlerden vazgeçer.kadın ise ev parasını kendisine yatırım ve tüketim olarak harcar, nasıl olsa beraber olacağı erkek bu standartları sağlayacak diye düşünür.yani bu durumda kadın kendine erkek birlikte olacağı kadına göre düşünüp hareket etmek zorunda kalır.
yani bir erkek kendisi kadar kazanan kadın gibi parasını, zamanını veya başka sahip olduğu bir değeri rahatça tüketemez.bir kadın sahip olduğu parayla zamanını rahatça yurt dışında tüketim ve eğlence içinde eğlenerek geçirebilirken, bir erkek aynı eylemleri yapması dahilinde elinde para kalmayacağını ve hiçbir kadının kendisine parası olmadığında bakmayacağını bilir.bu yüzden de harcama, eğlence, ve tüketim yapmak yerine daha çok üretir, daha çok çalışır, daha fazla para biriktirmek zorunda kalir ve zamanını eğlence yerine sefalet içinde geçirir.düşünün, bir kadın olarak sırf zevk için yaptığınız ufak bir işlemi, bir erkek gelecekteki beraber olacağı kadın ile paylaşmak zorunda olmasından tüketmemeyi tercih eder.
aradaki farkları görebiliyorsunuz değil mi? bunlar benim ya da seçimlerimin bir sonucu değil.bunlar bu toplumun ve içinde yaşayan insanlarının seçimleri ve sonuçları.yani bir çeşit kültür, bir çeşit örf adet.ve insanların hepsi bu kurallara uygun hareket etmek zorunda kalırlarken, bana sen o zaman bu kültüre uyma veya istemeyen başka medeni kadınlar bulun demeyin; çünkü zamane toplumunda böyle kadınlar kalmadı.kendini çağdaş medeni eğitimli bulan türk kadınları bile bu belirlenen kurallara uyacak ve bu kriterleri 'kendine hak' görerek ilişki veya evlilikte biz erkeklerden istemeye devam edecek.
yani hayat içerisinde hiçbir zaman erkeğin sahip olduğu bu zorunluluk ve sorumlulukları yüklenmemelerine rağmen, sürekli olarak 'sadece kadın olmak zor, erkeklik çok kolay' denmesini kaldıramıyorum.bütün gün çalışıp nasıl daha fazla kazanabilirim, nasıl ev araba vb değerler alabilirim diye düşünmekten anksiyete hastası olan milyon tane erkeğin sorunlarının görmezden gelinmesini anlatıyorum.evet bazi kadınlar da erkekler gibi bu kaygılara sahip; ancak erkeklerin sahip olduğu kaygı kadınlardan farklı olarak ekonomiksel değil, kadın kaynaklı beklentisel zorunlulukla oluşması.yani ekonomi veya alım gücü düzeldiğinde kadının kaygısı bitecek ama kadınlar erkeklerden bu beklentileri istemeye her zaman devam edecekler.
tarih boyunca en ilkel çağlardan bu güne kadar değişmediler, şimdi mi değişecekler bırakın allasen.bir de tarih boyunca erkeğin rollerinin değişimine bir bakın isterseniz.eski rollerinin üzerine kadınların rolleri de eklenmiş şekilde hayatımıza devam ediyoruz.evde hizmetçilik yapıyoruz diyorsunuz ama artık modern kesimde ev işlerinin çoğunu erkek yapıyor.buna rağmen söylenmeye devam eden kesim yine kadınlar.evet zorluklarından bahsetmesin demiyorum zaten ama erkek olmanın tam olarak tanrı seviyesinde yaşama sebeplerini göremiyorum?
yani bir kadın genelde ülkenin ekonomisi ve alım gücü sebepli bu kaygıya girerken, sizin ilişki sırasında beklediğiniz koşullar erkeği bu kaygıya sokuyor.ayrıca kadın ev araba güzel iş gelir gibi değerler olmadan da bu üç isteğe ulaşabilirken, erkek sahip olmaması durumunda, kadından kriterler anlamında güçlü olsa bile selam veren dahi olmayacağını tüm erkekler olarak biliyoruz.
peki erkeğin bu tip değerlere ulaşırken geçirdiği yıllar ne olacak? bu yılları sadece iş ve ev arasında yalnız başına geçirirken, ev araba güzel bis ve gelir gibi değerlere sahip olmak için geçirirken, sadece birlikte olduğu erkeklerle eğlenen kadınlar evet bu durumda erkek olmak zor diyecekler mi?
al diyecekler. (burada böyle kocaman nah işareti yapmak istiyorum) halen burada olduğu gibi kadın olmanın zorluklarından bahsedecek, orada sırf erkek olduğu için köle gibi hayat yaşamak zorunda kalan erkeğin cinsiyet eşitsizliğini umursamayacaklar.öyle ki cinsiyetlerinin kendilerine getirdiği avantajlardan gurur duyacaklar, dezavantaj duyduğu konular için ise ağlayarak eşitlik-adalet dileklerinde bulunacaklar.
tekrar soralım, anlık olarak ilişki evlilik veya seks beklentisi olan hangi kadının, ev ve araba almam gerek gibi bir anksiyetesi var mıdır? hani şu çocuğu çok seviyorum, ama beraber olabilmek için önce ev araba iş ve gelirimi düzeltmem lazim diye 'düşünmek zorunda kalan' kaç tane kadın gördünüz? sokağa çıkın, herhangi bir erkek çevirin.şu soruna sahip değilse ben de ne olayım.
kadınlar kazandığı değerleri veya paraları 'eğlence ve tüketim' veya isterse kişisel gelişim için harcayabilirken, sahip olmadıkları bu ev ve araba gibi değerleri erkeğin 'kendisine harcamasını', ve kendisi ile birlikte olmak istiyorsa 'sahip olmak zorunda olmasını' beklediği bir zaman diliminde yaşıyoruz.
bakın bu kısaca ne demektir? ben kadınım.benim hiçbir sorumluluğum yok, harcarım keyfime bakarım.sen erkeksin.sen çalışacaksın.sen biriktireceksin.sen başaracaksın.sorumluluklar ve maddi yükümlülükler senin dayatmasıdır.
çünkü artık kadın bedeni veya açıkça söylemek gerekirse herhangi bir kadının vajinası, günümüzde ilahlaştırılan kendi başına bir değer ve kadınlar bu değeri sonuna kadar strateji ( lüks hayat elde etme amaçlı) kullanıyorlar.bu erkeklerin gerizekalılığı ve sapıklığından başka birşey değil evet.sadece seks açısından tatmin olmak erkeklere yetiyor, bu tam bir gerizekalılık ve uçkuru için bir sürü fazladan sorumluluğu kabullenmek demek; ancak bu erkeklerin yaptığı hatalar- kadından beklemediği kriterlerin sizde oluşturduğu beklentileri, benim gibi erkekler sizle bir araya geldiğinde yine karşılamak zorunda.çünkü siz önemi yok demenize rağmen talep eden konumda ilişkilere devam ediyorsunuz.
yani kendi parasını evini arabasını kazanan kadınlar bile aman ben de kazanıyorum tabii ki önemli değil diyor; ama iş birlikte olmaya gelince ben o kadar kazandım çabaladım, sen erkeksin benden de fazla kazanmak zorundasın diyorsunuz.bu şekilde hareket ettiğiniz için biz de daha fazla 'çalışmak ve biriktirmek' zorunda hissederek sorumluluk yüklüyoruz kendimize.biliyoruz ki maaşımız bile kadınla aynı seviyede olursa, siz daha fazla kazanamadığımız o parayı gözümüze dilimize vurursunuz, ve sizden daha fazla kazanan erkeklere doğru hemen yönelirsiniz.
ben başka konulara girmeyeceğim.sadece sizinle birlikte olmak için üzerimize yüklenen sorumluluğun farkında olup olmadığınızı sorgulamanızı istiyorum.yani şuan bir kadın değil de bir erkek olarak yaşasaydınız, sırf kendiniz ile ilişki, evlilik, veya seks yapmak için tüm bu zorunlulukları yapmak zorunda olduğunuzu düşünmenizi, ve zaman içinde yıllarca çalışmak - biriktirmek- başarmak zorunda olduğunuzu, devamında sahip olamamaniz halinde şu anki sizin kendinize selam dahi vermeyeceğini, kimsenin sizi şimdiki gibi barlara, sosyal aktivitelere veya tatillere vb götürmeyeceğinizi hayal etmenizi, kimsenin sizinle iliskide olmak veya sevişmek bile istemeyeceğini, bunları yapmak için bir kadını etkilemek zorunda olduğunuzu ve etkilemek için yukarıda saydığım her durumu başarmak zorunda olduğunuzu düşünmenizi istiyorum.
çünkü tüm yapılan bu iyilikler ve muameleler, sadece kadın olduğunuz, belki güzel, belki de sadece seks fırsatı verdiğiniz için gelişen durumlar.erkek olmanız halinde bu beklentileri kadına yaratmak zorunda olan siz olacaksınız.
saçmalığa bakar mısınız, şuan sahip olduğunuz hayat bir erkeğin elinde olsa, o erkeği beğenmiyorsunuz.yani bir anlamda kendi şartlarınızı beğenmeyip kat be kat fazlasını istiyorsunuz.kendinizi gereksiz ve başarısız bir kimse olarak görmüyorsunuz ama aynı seviyedeki erkeği bu şekilde görüp zorluklarını da umursamıyorsunuz.
ve dediğiniz şekilde öyle olmayan bir kadın bulayım o zaman diye düşündüğünüzde de bütün kadınların bu şekilde hareket ettiğini göreceksiniz.siz şuan bu durumun farkında değilsiniz çünkü erkeklerin sizden bu şekilde beklentileri yok.basit bir ilişki bile kurmanın erkek için ne kadar zor olduğunu ve sorumluluk yüklediğini anlamıyorsunuz.
şuan sadece normal bir ev almak beş yüz bin ila bir milyon tl değerinde bir birikim yapmak zorunda olmak demek arkadaşlar.allah aşkına soruyorum, hangi kadın sevdiği erkek için biriktirmiş olduğu bu kadar miktarı şak diye harcayabilir? erkek böyle bir miktarı kadınla beraber olma koşulu olarak görse, hangi kadın bu ev, araba, ve diğer istekleri karşılayacak maddi duruma veya iş-gelir-birikime sahip?
sadece birlikte olmak için koşul olarak belirlediği kriterlere sahip olan kaç tane kadın vardır dünyada?
siz kadınlar bunlara sahip olmak zorundasınız demiyorum; ama bu kriterleri karşılamak için gereken zorlukları nasil bu kadar görmezden gelebiliyorsunuz, gerçekten aklım almıyor. küçük görmek istemiyorum ama aldığı iki kuruş maaşla ee evi arabası da olsun bir zahmet, o erkek ben kadınım kafasıyla nasıl aydın medeni ve iyi kalpli olduğunuzu düşünmeye devam edebiliyorsunuz?
edit: gelen mesajlar ve verilen cevaplar ile erkek sorunlarının dile getirilmesinden bile rahatsızlık duyulduğunu görüyorum.herkes kadın olmanın daha zor olduğundan bahsedip duruyor.oysaki ben bir cinsiyetin daha kolay veya zor olmasından bahsetmedim.
ben erkek olmanın bazı zorluklarından, zihnimizde sürekli tekrarlayan kaygı durumlarından, ve bu durumları önemsemeyip sürekli olarak 'kendi işinize yarayan' hakları gözümüze sokmanızdan bahsettim.herkes gelmiş bana diyor ki kadın olmak daha zor.
tamam kadın olmak daha zor, konu kilit arkadaşlar.erkekleri ve onların hiç merak etmediğiniz sorunlarını boşverin.ben mesela katil bir tecavüzcü oldum iki saniyede.zaten bütün erkekler özünde böyledir evet, kadınlar çok haklı argümanlarla geliyorlar.
edit2: biraz ironi yapıp bitirmiştim ama 'bazı kadınlardan' gelen yoğun tepkiler üzerine açıklama yapmadan duramadım.bakın sevgili hanımlar, yazım içerisinde kadın olarak yaşamak çok kolay ve hiçbir sorunları yok anlamında bir cümle bulursanız yazının tamamını silerim.
ben kadın olmanın zorluklarını anladığımı ve hak verdiğimi belirttim.bu yazıdaki tepkim kadınların kendi sorunlarını sürekli dile getirip çözümler isterken, erkek sorunlarını görmezden gelerek hiç umursamaması, çözmek için bir harekette bulunmaması üzerineydi.öyle ki kadınların çoğu bu sorunları erkeğin bir görevi olduğuna inanıyor; ama aynı kadınlar kadınların görevi diye bir ifadeyi de kabul etmiyor.siz sadece pozitif ayrımcılık istiyorsunuz.
yani siz erkeklerin bazı sorunlarını kendi çıkarlarınıza yaradığı için görmezden geliyorsunuz ve talep ediyorsunuz, ve bunu açıkça dile getiriyorsunuz; ama kendinize gelince öyle şey mi olur hani medeniyet avrupa insan hakları diye bu kuralları yıkıyorsunuz.ben sizin gibi bana yarayan değil, sadece kendime dokunan sorunları dile getirince de söyleniyorsunuz.hayır bırakın da bari konuşma hakkımız olsun, onu elimizden almayın.bana kadın düşmanı yazılar ele almışım gibi saldırmanızın, kadınların başına gelen olayları yazmanızın bir anlamı yok.erkeklerin sizin gibi günlük hayatındaki sorunlarını dile getirmesi size neden bu kadar batıyor diye sormadan da edemeyeceğim.
son edit: her konuda çağdaş medeni olalım diyen kadınlar, bir erkeğin sorunlarından seviyeli şekilde bahsetmesine neden bu kadar küfür hakaret ve kınamalarla geliyor? oldu olacak sorunlarımdan seviyeli bir şekilde bahsettim diye bir de 'yobaz erkekler gibi' dövüp öldürün beni.siz kadınlara zorluk çıkaran o suçlu erkeklerden ne farkınız olduğunu çözemedim.yüzünüze bazı gerçekler söylendiği zaman kabul etmek veya fikir belirtmek yerine çingene gibi saldırıyorsunuz.
bir erkeğin aman canım kadın işte, kocasını da tatmin etsin, işte de çalışsın, evine de baksın demesiyle aynı sorunlar bunlar.kadınlar bu sorunları dile getirince alkış kıyamet, ben dile getirince küfür kıyamet.
kısaca;
kadın olmak zor ama erkek olmak da bahsettiğiniz gibi kolay değil demek istemiştim.kadınlar ise kadın olmak zor kısmında takılı kaldılar.
bu yazı bu kadar.
sonraki gün editi: genel olarak kadınlardan da destek gelen bir gün, teşekkürler.
eleştirenler ise genel anlamda iki şey demişler; siz erkekler eskort ruhlu tiplerle olmazsanız bu maddi durumlarla alakalı sorunlarınız çözülür.bu tip ev araba vb değerlere sahip olmayı siz kendinize sorumluluk olarak yüklemişsiniz, kadınların suçu değil diyorlar.
belki siz bilmezsiniz ama bu ülkedeki her erkek bu tarz değerlere sahip olmadığında kadınların kendilerine selam dahi vermediğini öğrenmiş durumdadır.yani bu durum siz kadınların hiçbir zaman dile getirmediği ve önemsemediğini söylediği, ama birlikte olacağı erkeklere de zorunluluk olarak koyduğu değerler.bu yüzden bu değerleri kendimize sorumluluk olarak yüklemek zorunda kalıyoruz.siz başka kadınlara yönelin diyorsunuz ama öyle kadınlara denk gelebilen bir erkek yok.eğer çabalamazsak biliyoruz ki hayat boyu yalnız kalırız, erkeklerin hepsi babadan zengin doğmuyor.kadınların birey olma ve ayakları üzerinde durma çabasında erkek zorluklarını tatması gibi, bu şekilde çalışan ve birikim yapan erkekler de kadın gibi birey olamamanın ve kendi ayakları üzerinde duramamanın zorluklarını yaşıyor.nasıl empati yapamıyorsunuz anlamıyorum, bu durumlar sizin hergün yaşadığınız zorluklar?
ikincil olarak ise kadın bedeninin ve vajinaya sahip olma ifadelerimin, basit yaşamak - lüks hayata sahip olmak ( yani bir anlamda seks satmak) gibi anlaşılması durumu olmuş. elbette ki bedenini ve seksi strateji olarak kullanan kadınlar var; ancak ben burada kadının sahip olduğu tek yetenek bedeni veya sekstir gibi bir kelime kullanmadım.strateji olarak kullanan kadınlar çoktur ve devamında bu durumun oluşma nedeni erkeklerin suçudur dedim.bir kadından tek beklenti seks olursa, kadının senden beklediği koşulları beklemek yerine sadece vajinasına odaklanırsan, kadınlar da bunu kullandığı için bütün zorunluluk ve sorumluluklar senin üzerine kalır demek istedim.
neden bu kadar uzun yazı yazdığımı ve kendi tabirleri ile 'ağladığımı' düşünenlere de;
benden on kat düşük kriterlere sahip olmasına rağmen sırf kadın olduğu için benden yüz kat daha rahat bir refah içinde yaşayıp 'keşke erkek olsaydım, o zaman yarı tanrı gibi rahat olurdum, kadın olmak çok kötü şartlarda yaşamak' diyen kadınlardan bıktım, ve bu şekilde içimi dökme gereği hissettim.
27.01.2022 · 8. sıra
hayat resitali
26.01.2022 00:05 ~ 18:41