Sık geçen başlıklar

istanbul'da sokakların hayvan bokundan geçilmemesi 2

ekşi'de gör
bir görme engelli olarak maalesef bunun sıkıntısını çok yaşıyorum.
geçen hafta cuma günü tam evimin önündeki kaldırımda, eve doğru geçerken ayağım vırç diye bir kütlenin içine girdi. açıkçası daha önce boka basmamış olduğum halde bunun kedi veya köpek boku olduğunu tahmin ettim. ama o kadar büyük bir kütleydi ki, sanki inek götünden çıkmış kadar bir kütleye bastığımı hissettim.
ayakkabımın tekini çıkarıp tek ayak üzerinde, bastonumun da avantajını kullanmaya çalışarak, denge üstünde eve kadar tek ayak üstünde zıpladım. sonra eve geçip uzun uzun ayakkabımın tabanını yıkamak zorunda kaldım.

lanet olsun gerçekten. bu işi iyice sulandıdılar. eskiden şehirlerde bir görmeyen olarak en çok çamur ve su birikintilerine basıp ayakkabının içini ıslatmaktan korkardık. ayakkabılarımız bu sebeplerden dolayı kısa ömürlü olmasın diye çabalardık. artık inşallah boka bastıktan sonra bir su birikintisine denk geliriz de ayakkabımızın altı en azından biraz temizlenir diye dua ediyoruz.
allahin belasi yerde bu yuzyilda konustugumuz seye bak. beyinsizlere sokakta neden kopek boku olmamali anlatmaya calisiyoruz. duz dunyacilarin bile bir felsefesi var bu geri zekalilar anlama ozurlusu. insanlar salgin hastaliklardan korunmak icin kanalizasyon icat etmis, o kadar masraf yapip onlari aritiyor bilmemne. bunlar sokakta kopek bokunu normal karsiliyor. akil alir gibi degil. madem sokaklar sicilabilen yerler, niye onca masrafa girip kanalizasyon yapiliyor olm. sicsin herkes sokaga. bu kadar mi geri zekalisiniz.