"aynısını evde yesek şu kadar tutardı" avuntularını bir kenara bırakırsak, kahvaltı, bir çiftin zaman açısından rahatça gerçekleştirebileceği, en uygun yemek içeren etkinliktir. herhangi bir akşam yemeğinin aynısını da evde yesen daha az tutar, kahvaltıyı linç etmeyi gerektirecek ne var, anlamıyorum. büyük çoğunluk hafta içi 7'de işten çıkıp, 9'da eve varabildiği için akşam yemeği imkansızken, kahvaltı bir günlük bir stres boşalması için çok uygun bir dışarı aktivitesidir. on yıllık mortgage kredisine girip, dışarıda hiçbir şey yapamayacak kadar borçlanmış her birey, kahvaltı gibi, akşam yemeği gibi, evde de hazırlanabilen ama dışarıda gerçekleştirildiğinde kendini ödüllendirip, bir hiç uğruna yaşamadığın illüzyonunu sana yaşatan keyifli anıları lanetliyor. sen evde ye kardeşim.
dışarıda kahvaltı yapma konusunda tecrübeliyim. sizinle paylaşmak isterim. bahsedeceğim yerler takribi kişi başı 30-35 lira olan yerlerdir.
beykoz civarı'ndan başlayacak olursak, kanlıca'dan rüzgarlıbahçe'ye doğru giderken, dönerciyi geçtikten iki sonraki soldan girince "van kahvaltıcısı" var. dolu dolu, güzel malzemeler.
yine rüzgarlıbahçe'ye doğru gider gibi dümdüz devam ediyorsunuz. biraz ileride solda iki tane karadeniz kahvaltıcısı var. birinin adı mıhlama'lı bir şey. mıhlama'lı adı olan daha iyi. bahçesi var genişçe, çeşitleri de fazla.
paşabahçe'ye inin. paşabahçe'de, sahil tarafındaki cami'nin hemen arkasında sade bahçe diye bir yer var. minnoş, hoş bir yer, tam bir ege pansiyonu. ege kahvaltısı veriyorlar. çok güzel peynir ve zeytinleri var, özellikle zeytini bol keseden salmışlar her şeyin üzerine. kızartmaları filan çok hoş. el değiştirdiğinde kaliteleri biraz bozuldu ama halen fena sayılmaz.
anadoluhisarı'nda göksu deresi'nin hemen yanında göksu cafe var. ambiyansı hoş, kahvaltısı ortalama. değer.
polonezköy'e doğru giderken bir sürü köy kahvaltısı yazan yer vardır. herhangi birine oturabilirsiniz. hiçbiri köy kahvaltısı değildir. sadece çayırın, kırın içinde olduğu için stres atabilirsiniz. fakat, kulindağ diye bir yer var, dağ evi, orayı bulup gidebilirsiniz. açık büfe kahvaltı. malzemeler sıradan, muhteşem değil ama harikulade bir ortamı var. mis gibi ağaçlar, rüzgar, dağ evi, kahvaltı yap, uzan hamağa takıl filan, çok güzel bir yer.
kanlıca'da çok güzel yerler var. sahil tarafında değil de azıcık içeride ikinci bahar diye bir yer var. tam bir cihangir'den bıktım da buralara geldim abisinin işlettiği bir mekan. buranın fiyatları beş on lira daha fazla standarttan ama bayağı lezzetli yiyecekler, farklı bir menüsü var, farklılığı kazandırıyor. farklı ne vardı derseniz, hatırlamıyorum ama farklıydı. yine kanlıca'da, üsküdar'dan beykoz'a kadar ki her yerleşim yerinde olduğu gibi çınaraltı var. bu çınaraltlarının hepsi aynıdır, her birine oturup upucuz menemen, çay filan tüketebilirsiniz.
anadolu kavağı tarafına bir iki kere gittim, ikisi de çok kötüydü. pek bir fikrim yok, tavsiye de etmem.
beykoz'daki koruların kahvaltılarında da bir numara yoktur, pahalı ve standarttır. koruları, illa ki manzara olsun demiyorsanız geçiniz.
üsküdar tarafında pek bir numara yok. kuzguncuk'ta zahir art cafe diye bir yer var. fena sayılmaz ama peynirleri çok vasat. iki sosis kızartıp, patates tavayla kahvaltı veriyoruz sanmışlar. etraftaki en iyisi olsa da, özellikle tercih edilmez.
beylerbeyi'nde sahilde bir iki yer var, lokasyon olarak iyi ama oraların da kahvaltısı vasat. çengelköy börekçisi'nin adı var, yine de iyidir.
anadolu yakası'ndaki en iyi kahvaltıcılar kanımca, kavacık ve etrafında. gelelim avrupa yakası'na.
bakırköy sahil yolu'nda, veliefendi hipodrom'a dönüşten hemen sonra kale vah kahvaltısı var. delirtir. hem malzemeler çok iyi, hem de iki kişilik diye dört kişilik filan getiriyorlar.
zeytinburnu'nda manastır cafe diye bir yer var. rum bir aile işletiyor. tam rum manastırı'nın karşısında. idare eder bir kahvaltı, ortam çok güzel. full ağaçlar içinde, etraf mezarlık zaten, sessiz sakin, istanbul'un avrupa yakası'nda olduğunu unutturuyor insana.
şişli kurtuluş caddesi başında itimat şarküteri var. malzemeler direk şarküteri'den.
nişantaşı'ndaki yerlerden genel olarak bahsedilmiş. fazla pahalı olduğunu düşünüyorum. cihangir'deki gibi fiks idare eder van kahvaltıcı'sı var. göreme muhallebicisi filan da iyi seçenekler. ama kahvaltı için nişantaşı'na gidilmez. alaçatı bazlama'da yemedim, bir kahvaltı mekanının önünde yaklaşık 30 kişi bekliyorsa, o iş keyiften çok zulme dönüşür.
galata'da galip dede yokuşu'ndan inerken ilk sağ, sonra sol, biraz daha yokuş aşağı inince bir karadeniz kahvaltıcısı var. ortalamanın üstünde fiyat, ortalamanın üstünde lezzet.
kumbaracı yokuşu'ndan aşağıya tophane'ye inin, yol bitince sağa dönün, arabaların geldiği istikamete, yaklaşık elli metre sonra solda bir lübnan restoranı var, arada cafe. çok güzel bir kahvaltısı var.
karaköy'dekiler malum, beşiktaş'takiler malum, bebek mebek malum, hep aynı.
çavuşbaşı'nda, hacı osman bayırı'ndan inerken sahile varınca, hemen sağda iki tane karadeniz lokantası var. anzer isimli olanın kahvaltısı harikulade.
aklımda çok hoş yer etmiş yerleri hatırlamaya çalıştım. bunların dışındaki popüler yerler zaten malum ve kalabalık.
25.04.2017 · 37. sıra
peder zickler
24.04.2017 13:00