hem lokasyonu, hem de mermerli, taşlı, sütunlu, kıvrıklı, arapça yazılı binalarıyla insanda içerisinde mutlaka bir de hayrat bulunduracağı izlenimini uyandırıyor.
bak mesela bugüne değin hiç aklıma gelmemişti; bugün beyazıt migros’tan iki çörekle üç mürdüm eriği alıp beyazıt kampüsüne dönerken, hemen kampüsün girişindeki ağaçların altındaki banklardan birine çömüp eriklerimi yiyebilmek için gözlerim yakınlarda bir hayrat aradı, “kesin vardır, olmaması imkansız!” dedim, etrafa da bir göz gezdirdim ama bir hayrat bulamadım, ben de gidip eriklerimi lavaboda yıkadım. eğer yakınlarda bir hayrat olsaydı eriklerim ve çöreklerim konusunda çok daha mutmain olabilirdim.
milletin kampüsünde starbuckslar şunlar bunlar varken bizimkinde allah rızası için bir hayrat bile olmaması kalbimi kırdı doğrusu. gerçi benim kalbim devamlı kırılıyor ya, neyse...
03.09.2019 · 27. sıra
euphrasie tholomyes
02.09.2019 18:56 ~ 18:58