Sık geçen başlıklar

işi bırakıp ev hanımı olmak 3

ekşi'de gör
birkaç güne tam tersini gerçekleştireceğim eylem. ev kadınlığından istifamı verip 5 ay ailemden uzakta, tek başıma çalışacağım. çalışacağım iş, alacağım para da atla deve değil. geleceğe yatırım, öğrenme isteği gibi faktörler dolayısıyla böyle bir yola çıktık. gelecekte hem çalışıp hem de aileme daha fazla vakit ayırabileyim diye.

ortaokulda bir türkçe öğretmenimiz vardı. *ne yaptığınızın bir önemi yok, yeter ki bir şey yapın. yaptığınız şeyin en güzelini yapın. kendi hayatınızı kendiniz kazanın demişti. gerçek bir cumhuriyet kadınıydı. içime nasıl işlediyse bunca zaman evde durmayı hiç kendime yakıştıramadım. ufak tefek işler yaptığım olur ama evlendikten sonra hiçbir zaman kendi başıma hayatımı idame ettirecek bir kazancım olmadı. evlenmeden önce işimin başındaydım. yani zehri de almıştım bir kere, bu ayrıcalığın ne demek olduğunu gayet iyi bilen biriyim. hayat şartları, yaşadığımız yerlerde iş seçeneğinin çok kısıtlı olması, çocuğumuzu tek başımıza büyütmemiz vs derken evlendikten sonra çalışma fırsatım ancak oldu. evde kaldığım süreçte eşimle, kızımla çok güzel zamanlar yaşadık. kızımı istediğim gibi yetiştirme şansım oldu. bunları yaşayabilmek de bir lüks. hele insan biraz da rahata alışınca... fakat o ortaokuldaki kız çocuğuna bir borcum var. bir söz vermişim kendime belli ki. kendi kızıma, bütün çocuklara örnek olabilmek adına sahalara geri döneceğim. çok çok zor bir 5 ay olacak benim için. neler yapabildiğimi, ne kadar yapabileceğimi görmek için yola çıkmam lazım. kızım için; birbirimizden ayrı geçireceğimiz günlerin ve gecelerin sabrını her ikimize de diliyorum.

hemcinslerime ortaokuldaki öğretmenimden duyduğum şu sözleri de iletmek boynumun borcudur:

- ne iş yaptığınızın hiçbir önemi yok. ben bir öğretmenim. işe gelirken sabah kapıda karşılaştığım temizlikçi kadının bana günaydın demesindeki gururla gurur duyuyorum. ikimiz de aynı saftayız. çalışan, emek veren, hayatının kazanmaya çalışan safta. siz siz olun, mesleğiniz ne olursa olsun işinizi hakkıyla yapın. önemli olan ne iş yaptığınız değil, işinizi nasıl yaptığınızdır ve günün sonunda kendi emeğinizle birşeyler elde edebilmenin gururudur.

bu 1 mayısı en çok ben kutlayacağım biliyor musunuz ^^
bir süreliğine yapmayı başardım. işe geri dönmemek için her türlü bahaneyi kullandım. kimi zaman şu rahatsızlık için tedavi olayım dedim, kimi zaman biraz daha şununla ilgileneyim dedim, başka zaman başka bahane kullandım ancak yolun sonuna geldim. bahanem kalmadı. param kalsa yine bahane bulurdum ama en önemlisi param kalmadı. bayramdan sonra işe başlıyorum, mutlu değilim, heyecan içinde degilim.

içimde inanılmaz anaç, yemek yapmaya bayılan, becerikli bir kadın olduğunu öğrendikten sonra iş yaşamında eskisi gibi olamam gibi geliyor. çünkü o kadınla yaşamaktan daha çok keyif aldım, mutluydum o kadın börek açarken, masa örtüsü ütülerken, yaptığı yemeğe gururla bakarken. bir proje üzerinde 5 6 saat çalışırken almadığım keyfi bir tatlıya 5 saat ayırırken aldım. kafam almıyor bu nasıl olabilir diye ama oluyor. yapacak bir şey yok.
şimdi haftanın 6 günü çalışacağım, param olacak ama harcayacak zamanım olmayacak. izin günlerini de çalıştığım haftaya hazırlık için harcayacağım. inanılmaz saçma geliyor böyle yaşamak. haftanın 4 günü çalışsam, 3 gün evime, kendime zaman ayırsam, tamam ancak bu şartlarda kazandığım paranın bana ne gibi bir faydası var? emekli olup altıma işeyeceğim yaşlarda emekli maaşı alıp geçinememek için köpek gibi çalışıyorum resmen.

neyse hanımlar destekliyorum sizleri. eğer maddi olarak zorluk yaşamıyorsunuz nasıl istiyorsanız öyle yaşayın. sizin uyuduğunuz saatlerde ben evden çıkmış sokaklarda sürüne sürüne işe gidiyor olacağım. bence üzücü.
ben de bırakmak istiyorum ama bu saatten sonra erkek halimle nasıl ev hanımı olacağım bilmiyorum.