Sık geçen başlıklar

hoşlandığı kıza kek yapan erkek 2

ekşi'de gör
millete ıssız adam'daki ana karakteri yıllarca cool diye yutturdular. erkekler de kek yaparak, plak dinleyerek hatun tavlamaya çalıştı. sonuç tabi ki fiyasko oldu. halbuki oradaki adam, oneitis hastası bir betaydı ve zaten erkeklerin %90'ından farksızdı. adamın para, pul, tarz, zevk anlamında bir sorunu yoktu ama kadınlara kadın gibi bakıyordu.

şu entrym üzerine bir sürü mesaj almıştım. bu mesajların ortak noktası " tanıdığım kadınlar hep 30'dan sonra kariyer sahibi, yüksek yaşam standardında erkeklerle evlendiler. bence yanılıyorsun" idi. yüksek değerde erkek olmak yalnızca maddi güç ve kariyerden geçmiyor. öyle olsaydı toplumun orta ve üst kesimi, ilişkilerinde hiçbir sorun yaşamazdı. halbuki boşanma ve mutsuz olma oranı en yüksek kadınlar, orta ve üzeri sınıftan erkeklerle evli olan kadınlar. tabi maskülen benliği zayıf erkeklerin bunu anlaması zor çünkü onlara göre paran varsa, iyi bir erkeksen, ilişkilerinde mutlu olmaman için hiçbir sebep yok.

betalar çoğunlukta olduğu için bugün de filmlerin %99'u onların gönlünü hoş edecek tarzda yapılıyor. filmin sonunda kadın, yaptığı hatayı anlayıp erkeğe geri dönüyor, özür diliyor falan... bildiğin zırvalar bütünü yani.
sevgisini de kattığından etkileyici olan erkektir.

menekşeler ve kırlarda koşmalar şahane! fakat şunları eklemeliyim,
"yoga ve pilatese" ve/ya fitness'a gidiyor olabilir.
hafta sonu "pelinsu kankalarıyla starbucksta caramel frapuccinosunu" içebilir ya da halısahaya gidip çıkışta kelle paça gömebilir, içinden gelmiyorsa hiçbirini yapmayabilir.
"dedikodusunu yapıp akşam pandalı pijamalarıyla rahat bir uyku" çekebilir ya da dedikodusunu yapıp akşam maymunlu pijamalarıyla rahat bir uyku çekebilir, içinden gelmiyorsa dedikodu da yapmayabilir pijama da giymeyebilir.

feminen ve maskülen etiketlerle aklınızı bozmuşsunuz, bunların kimseye yararı yok