Sık geçen başlıklar

hiçbir evli erkeğin evliliği tavsiye etmemesi 13

ekşi'de gör
başlıkta erkek ve kadın taraflarının birbirine atıp tuttuğuna şahit oluyoruz. ikiniz de aynı boksunuz çok kasmayın be.

eğer bir evlilikte erkek sorumluluk almayı bilmiyorsa, ailesine yeterli vakti ayırmıyorsa, gözü hala dışarıdaysa, kadın da sürekli kocasına şikayet ediyorsa, kocasının hobilerini ve kişisel hayatını kısıtlamaya çalışıyorsa, o evlilikten çıkıyor ve hayatı zindan eden şiddetli geçimsizliğe evriliyor. çocuk da olduysa sıçtın, daha da boşanamıyorsun. türkiye'deki aile yapısının bir paragraflık özeti.

o yüzden lütfen olgunlaşmadan, üzerinizdeki çocukluğu atmadan evlenmeye kalkıp kendi çocuğunuzun hayatını da bok etmeyin.
evli bir erkek olarak evliliği bazı koşullarda tavsiye ederim sadece. o da şu,

1. çok sevdiğiniz için evlenmeyin
2. çok iyi seks yaptığınız için evlenmeyin
3. yalnız kalmaktan korktuğunuz için evlenmeyin
4. yaşım geldi diye evlenmeyin
5. çok güzel/çok yakışıklı diye evlenmeyin
6. çok güvenilir birini buldum diye evlenmeyin

çünkü çok mu seviyorsun? geçiyor. seks? azalıyor rutine bağlıyor. yalnız kalmak? bir süre sonra da yalnız kalmak istiyorsun. yaşım geçti diye evleniyorsun bu sefer de evlenmeseydim hayatımı yaşardım diye düşünüyorsun. güzellik, yakışıklılık bir süre sonra o da bir anlam ifade etmiyor. dünya'nın en güzel kadınıyla/erkeğiyle de evlenseniz 2-3 sene sonra sıradanlaşıyor.

hepsi geçici. evlilikte benim gözümde tek kriter var. o da en iyi arkadaş olmak. boşuna demiyorlar en iyi arkadaşınızla evlenin diye. yoksa 5 seneden sonra evliliklerin hepsi aynı.
boşanın lan o zaman. evliler gurbetçiler gibi kurulu düzen falan sıkıp duruyor. boşan lan.
evliyim.

severek evlendim 2016’da. 5 yılı evlilik 3 yılı da sevgililik olmak üzere şu anki eşimle 8 yıllık birlikteliğim mevcut.

3 yıllık sevgililik döneminde çok mutluyduk.

evlenildikten 1 yıl sonra çocuğumuz dünyaya gelince başladı tüm olumsuzluklar.

baba olmak harika duygu. ama anne olmuş bir anneyle evli olmak iğrenç bir duygu.

her gün yaşanan kavgalar tartışmalar artık üzüntü vermiyor. alışkanlık oldu.

şimdiki kafam olsa evlenmezdim. evlenen kafama sıçayım
tavsiye etmiyorsa boşanması gerekir. boşanmıyorsa boşa konuşuyor demektir.

insanımızın en büyük sorunlarından biri de tutarsızlık zaten. evlilik kötüyse boşanırsın, para mutluluk getirmiyorsa parandan kurtulursun, kalabalık huzur vermiyorsa yalnız kalırsın. ama insanımız evliyken evliliği kötüler, zenginken parayı.

bir insanı yaptıkları belirler, söyledikleri değil.

t: tutarsız durumları içeren söylem.
çocukluk yıllarımda babam nöbetçiyken ben de yanına giderdim savaş gemisi hayranlığımdan dolayı. bir gün yemek yerken bir kısa dönem asker “komutanım, dönünce evleneceğim, evlilik nasıl bir şey?” diye sormuştu. babamın cevabı her şeyi açıklıyordu: “benim hanımla güzel, başkasınınkini bilemem!”

evlilik diye tek bir oluşum yok; önemli olan sizin evliliğinizi nasıl şekillendirdiğiniz.

yanlış insanlar seç, bencil ol, saygı gösterme, emek verme sonra suçu evliliğe at!

20 yıldır aynı evdeyiz, 14 yıldır evliyiz, bir de kızımız var ortaokul öğrencisi. akşam eve sığınıp sohbet etmek, yemek yemek, ayrı odalarda zaman geçirirken seslerini duymak, gölgelerini görmek, beraber borca girmek, sınav sonucu beklemek, seyahate çıkmak, başarısızlıklarda destek olmak, başarıları kutlamak... buna sahip olmayanlara üzülüyorum!
yanlış bir iddia. eden var. gözümle şahidim.

geçen yıl korona çıkmadan evvel, spor salonunda beraber çalıştığımız bir abi vardı. üniversitede memurdu. bir keresinde, “abi genç yaşta evlenmeyi tavsiye eder misin?” diye sormuştum. “eğer kendine göre bir kadın bulursan tavsiye ederim. arkadaşlarım hep param olsun evlenirim, arabam olsun evlenirim ya da evim olsun evlenirim diyorlardı. ben öyle yapmadım. eşimle tanıştığımda 23 yaşındaydım. birbirimize göre bir çift olduğumuza inanınca evlendik ve ben evlendiğimde 25 yaşındaydım. o zamanlar hiçbir şeyimiz yoktu. sonra bir yandan memurluk, diğer yandan ticaret yaparak mal mülk sahibi olduk. şimdi çok şükür evim de var, arabam da var, aileme yetecek kadar param da var. bunlara sahip olduktan sonra evlenmeyi düşünen arkadaşlarımın çoğu ise halen bekar. maddiyat önemlidir. ama doğru insanı bulmak daha da önemlidir. doğru kadını bulunca hiç çekinme, evlen.” demişti.
bazı boş boğazların sık sık "evlenme!" dediğini duyardım. sonra fark ettim araba alacağım zaman arabası olanlar "alma, kapıda dursa masraf, yakıtı, sigortası, bakımı" diyordu. bu tiplerin araba ve eşe bakış açısı aynı. hiç bir şey vermeden her şeyi karşıdan beklemek. onların hayatında evlenme bedava seks, köle sahibi olmak, ilgi gösterme gereğinin kalmaması.
kadına karşı düşünce böyleyse en iyi ihtimalle evde tartışıyorsun. kötü ihtimal seni aldatıyor, en kötü ihtimal hem tartışıyor hem aldatıyor.
boş muhabbet. yalnızken yanında birilerini, yanında birileri olunca da yalnızlığı özlersin. millete yarak kürek tavsiyeler verirsin sonra. boş yapmayın amk.