genelde güçlü insan davranışı olduğuna atıflar yapılır.
genelde de alakası yok bence. güç öyle bisey değil çünkü,
bu kırılganlık.
güç sert değil esnektir. esneyemeyen kırılır..
yeni durumlara ve özel ilişkilerin riskli görünebilen iniş çıkışlarına toleransı vardır, belli sınırlar dahilinde.
güç eleştirel değil yapıcıdır.
bir zaaf sonucu değil; doğası gereği barıştır güç.
...
bu kolayca siliverme konusu kişide evvel ezel olagelen bi durumsa, kaçıngan bağlanma şemasının orta yerinde oturagelmiş; daha doğrusu çocukluğunda ailesi tarafından oraya itelenmiş insan olabilir.
bu durumda iliskiler zaten onun için mayınlı bölgedir.
yalnızken kafası rahattır halbuki. yaralanma, incinme, kırılma, terk edilme ihtimali yoktur yalnızken.
bu yüzden kürkçü dükkanına döner gibi bir ezberle yalnızlığına koşmak ister hep.
ilişki içindeyken gurbette hisseder.
güçlü değil, çok korkan bi insandır bağlardan. bağ kuramama korkusu ayrıdır, ya kurabilirse başına gelebileceklerden de ayrı korkar. tam bir dilemma...
genel olarak incinmiş ve -cok temelde- korku içinde yaşayan bir birey olabilir bu kişi.
bu korku onda, yolunda giden bir ilişkiyi bile -bilmeden sabote etmek suretiyle- bozdurabilir.
ve o kişi bu yapım-bozum döngüsündeki payının kesinlikle farkında olmayabilir.
...
evvel ezel böyle olmayan, sonradan reaksiyon olarak bu tabloya sığınmış bireylerin durumu ise bence daha çok sınırları ile ilgili.
ola ki geçmişte kendi sınırlarının ihlal edilmesine (ilişkinin selameti ya da başka motivasyonlarla) seyirci kalmış ve bundan zarar görmüş bireyler de bi noktada bu cevabı vermeye başlayabiliyorlar sanırım.
dediğim gibi; yaralı insan davranışıdır bu çünkü.
ama bunlarınki daha geçici durumlar olabilir, çünkü sonradanlık.
bu insanların da alması gereken tavır, elinde döner bicaklariyla gezip yakin çevresinde yaprak kımıldasa ortalığı tirpanlamak değil de; yakin çevresine alacağı insanları biraz daha ince bir elekten-daha uzun bir süreçte geçirmek olabilir belki.
******
02.04.2022 · 32. sıra
delfina
01.04.2022 08:12 ~ 10:16