(bkz: ah kavaklar)
aslında sezen aksu şaheserlerinden sadece birisi. ama öyle bir şarkı ki tütsü gibi hangi derde koyarsan onun şeklini alıyor. insanı tarifsiz duygulara salıyor.
herkesin içinde bir yarım kalmışlık vardır. yarım kalan hikayeler...omuzda kalan kesik el...iyi ki'lerin yerini alan keşke'ler...yaralara üflenen şarkı, ah kavaklar...
aslında kavak çok sevilen bir ağaç da değildir. hep kenarda köşede kalmış görüntüsü ile gariban bir çağrışımı vardır. tarlalarını ayırmak için diker köylü bu ağacı, sınır koymak için. belki de şairin kastettiği kavaklar, ölümle yaşam arasındaki o sınırdaki kavaklardır, kim bilir?
“ah kavaklar, ah kavaklar
bedenim üşür yüreğim sızlar
beni hoyrat bir makasla
ah eski bir fotoğraftan oydular
orda kaldı yanağımın yarısı
kendini boşlukla tamamlar
ah omuzumda bir kesik el ki
hala, hala durmadan kanar
ah kavaklar ah kavaklar
acı düştü peşime
ah kavaklar ah kavaklar
ardımdan ıslık çalar”
bu kadar romantik, bu kadar yalın…çok seviyorum sizi kavaklar. hem şarkınızı, hem şiirinizi, hem de sizi.
14.09.2021 · 12. sıra
doruklardan indim galataya
13.09.2021 09:09