her feminizm tartışmasında olduğu gibi entry’leri okuyayım dediğinizde iq’dan 12 puan kaybettiğiniz konu. düzgün bir şey yazabilecek kapasitede değilseniz yazmayın. internete sizin hezeyanlarınızı okumak için para vermiyoruz.
her sosyal konuda olduğu gibi burada da neden-sonuç ilişkisini doğru kuramıyoruz. feminizm bir sonuçtur. kadınların toplumda yüz elli yıl önceki konumuyla şimdiki konumu arasındaki farkı yaratan teknolojik gelişmelerin; iş makinelerinin, ev aletlerinin, buzdolabının, hijyenik pedin, doğum kontrol hapının sonucudur. kadınlar bir sabah kalkıp “biz niye on bin yıldır evde çocuk bakıyoruz abi gidelim fabrikaya da sigorta primimiz ödensin” demediler. sanayi inkılabı sonrası değişen üretim araçları daha çok çalışan gerektirdi. kadınlar iş hayatına kocasının tarlasında gönüllü köle olmaktan farklı bir şekilde girdi. bu durum kadınlara para = güç kazandırdı. bu güç elbette değişimin kapısını aralayacaktı.
kapıyı kıran doğum kontrol hapı oldu. ya da genel olarak modern doğum kontrol yöntemleri. bununla ilgili tolstoyevski bir şeyler yazmıştı ancak burada mı, blogda mı yoksa twitter’da mı okuduğumu hatırlamıyorum. bilen gören paslasın. orada “hamileliği kontrol edebilmek ateşi kontrol edebilmek kadar büyük bir adım” demişti. hakikaten öyle. doğum kontrolü kadınlara evlenmeden cinsel hayat fırsatı, evlilikte hayatını planlama olanağı sundu. bir kadın bir bebeği büyütmek için para getirecek bir erkeğe ve yardım sağlayacak bir aileye, dolayısıyla “uysal olmaya” mecburdur. doğum kontrolü, kadını, annelik belasını savuşturma fırsatı vererek boyun eğmekten kurtardı.
annelik, cinsel ahlak, parasızlık... kadını esir eden şeyler. feminizm bunlara boşuna karşı değil. değişen toplumsal düzen, kadınlara bu gerçeklerle ilgili, konumlarıyla ilgili konuşma cesareti verdi. feminizm bu cesaretin sonucudur. feminizm noktasına varabilen medeniyet başarılıdır. feminizmle sorununuz varsa medeniyetten nasibini almamış bir primat olmakta ısrar ettiğiniz içindir. toplumun selameti için kısırlaştırılıp ormana bırakılmanız gerekir.
peki feminizm hiç mi “neden” olmadı? tabii ki oldu. avrupalı, amerikalı, kanadalı, kanunların yapılmasında etkili feministler, iran gibi ülkelerde kadın olmakla isveç gibi ülkelerde kadın olmanın farkını belirlediler. abd’de feministler yüz yılı aşkın süredir eşit işe eşit ücret için mücadele ettiler. fark saatte 0,71 dolara kadar düştü. biz türkiye’de kadın-erkek sadece iş için uğraştığımızdan o seviyeye henüz gelemedik, ancak türkiye gibi erkeklerin ekseriyetle hödük, kadınların özsaygıdan yoksun olduğu bir ülkede bile feminizm az buz iş çıkartmamıştır. ben hatırlıyorum 2000’lerin ortalarına kadar evlilikte tecavüz suç değildi. “evin reisi erkektir” diye kanun vardı. töre cinayeti denilen bela, aile içi şiddet komedi dizilerinde kendine yer bulabilen şeylerken lafına bile tahammül edilemeyen meseleler oldu. feminizmden şikayet ederken feminist bakış açısına göre şekilleniyorsunuz. işte bunlar hep başarı.
ayrıca siz değil misiniz “medeni kanun bize zulmediyo” diye zırlayan? milleti sjwlikle suçlayan? abd’den mağduriyet devşiren? feminizm başarısızsa bunları kim bu hale getirdi? valla ben de feminizme inanmıyorum ama bi güç var.
06.11.2020 · 28. sıra
elian
05.11.2020 19:31